ALTIN 784,36
DOLAR 13,7245
EURO 15,5540
BIST 1.910
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 19 °C
Gök Gürültülü

Yurdum İnsanı

04.04.2014
2.222
A+
A-

Yurdum İnsanı

Sizlerle bir yazısını paylaşmak istediğim Haşmet Babaoğlu, sevdiğim taktir ettiğim güzel bir insandır .. Zaman zamanda Ege’de yaşıyor..
Ege’de yaşıyor olmanın bir çok iyi tarafı vardır, artılarından yararlanıp eksilerinden sıyrılabildiğiniz zaman münbit bu topraklar…, yeşertir sizi.
Çalılarına takıldığınız zamanda çizip durur heryerinizi, sıyrıklardan neler sızarda zehirler teninizi bilinez artık… Her yerde olduğu gibi tabiiki ..
Ama şimdilerde Ege’de yaşadığımız için bu topraklardaki ayrık otunun içimizde yeşeren verimi sarıp boğmamasına daha bir dikkat ederek yaşamak uzun vadede hasatı etkileyecektir mutlaka..
Bu bağlamda çok güzel saptamaları olmuş değerli abimizin..
Selam olsun gelecekten ümitli olmak sağlıklı zihinlerin en belirgin özelliklerinden biridir.. Gönlünüze kaleminize sağlık Haşmet Babaoğlu…

Tamda bundan önceki köşe yazısına konu olan Didem Sılay’ın yazısına cevap gibi geldi. Sılay’ın “yurdum insanını” tanımasına yardımcı olur ümidiyle..
Yaşadığı vatanın insanını pusulaya oy atamaması ile değerlendirip cahil damgasını vuranlara güzel bir cevabı var Babaoğlu’nun…
Görgü yü sadece kendi gördükleri ile sınırlandıranlara da tabii..
Göreceli bir kavram görgü.. Kurallar Kimin nerden ne gördüğünle sınırlı;) .. Yurdum İnsanı’nın gördüklerini , görgüyü kuralllarla sınırlayanların göremedikleri aşikar..
Ufku açmak gerek, en azından çok basit olan her kesin bildiği ama yurdum insanın gerçekten yaşadığı bir bilimsel gerçeği unutmamak gerek ;
” Güneş dünyanın her yerinde, her gün farklı bir noktadan doğar”.Bazı ibadetleri layıkıyla yapan “yurdum insanı” bunu her gün yaşar çünkü her gün farklı doğan güneşi izlemek zorundadır.. Yaşadığı bu gerçek ona herhangi bir olgunun her zaman farklı açıdan göründüğü gerçeğini zaten yaşatarak öğretir ve sabit fikirler kendiliğinden erir..

Her şeye rağmen her kes sevilmeye layıktır, ayrık otlarıda..
Babaoğlu’nun yazısı aşağıda.,

Bir “kültürel sınıf”ın çöküşü!
31 Mart 2014 Pazartesi…… SABAH

Otuzlarının başında ama ruh ergen.
Öğretim en iyi okullardan ama eğitim dökülüyor.
İyi niyetli fakat ezberleri öyle kuvvetli ki, zihnindeki malzeme akıl yürütmeye yetmiyor.
Gördüğü üç beş şeyi, tattığı birkaç lezzeti ve kendini güvenlik içinde hissettiği dar çevresini dünyanın ta kendisi sanıyor.
Ve sonra soruyor…
“Beyaz Türk denince ilk akla gelebilecek adamlardansın, neden Beyazları eleştiriyorsun?”
Ona “Beyaz Türk dediğimiz şey doğuştan gelen bir özellik, oturduğun semtten geçen bir virüs değil ki” diyorum.
Ekliyorum: “Bu her şeyden önce bir zihniyet; bir sosyalsiyasal ve sınıfsal duruş!”
İşi iyice basitleştiriyorum: “Zencilerin varsa; kendin gibileri seçkin görüp ötekileri hayatın güzelliklerini hak etmeyen hizmetçiler gibi görüyorsan, şu meşhur ‘dağdaki çoban’ın aklıseliminden şüphe duymayı normal buluyorsan, beyazsın!”
Anlamıyor, anlamıyor…
Anlamadığını, hemen birtakım “esmer” ve “aşağı” katmanlar ve gruplardan söz etmeye başlayarak gösteriyor.
“Şimdi oy atmaya gidecek, nereye mühür basacaklarını bile bilemeyecekler” diyor.
Gülümsüyorum…
“Bir nevi Kılıçdaroğlu gibi değil mi, geçen seçimde oy kullanacağı yeri bulup oy atamamıştı” diyorum.
“Pek beyaz, pek iddialı Cumhuriyetçi hanımlar bir ara hem Tuncay Özkan’a, hem CHP’ye oy basmışlardı da, oyları mecburen geçersiz sayılmıştı, onu mu anlatıyorsun?” diye takılıyorum.
Yine de anlamaya yanaşmıyor.
Dönüp dönüp bina okuyan bir kültür(!) var
çünkü.
Zihni perde gibi örten ama dünyaya açık olduğunu vaz eden bir eğitimöğretim…
Bitirmiş bu çocukları!
***

Öbürü… Yine kaç yaşında olduğunun bir önemi yok.
Nasılsa ruh hep ergen.
Twitter profiline Che Guevara resmi koymuş. Çok fiyakalı bir iş yaptığını düşünüyor.
Fakat bana attığı tvite bakın: “31 Mart’ta kaybedeceksiniz ve yok olacaksınız.”
Cümlenin ikinci bölümü Che’ye uyuyor da, ah be evladım, sen seçim sonuçlarını takan Che’yi nerede gördün, kimden öğrendin?
Bu kadar cehalet ancak eğitimle mümkün, biliyoruz da, insan yine de CHP’li Che buluşunun bu kadar tutmasına şaşırıyor yahu!
Bir de “tatava yapma, bas geç” diyen Nişantaşı demokratları var tabii!
Utanç verici.
Çünkü “Tatava” dedikleri demokratik yelpazenin, yani demokrasinin ta kendisi!
***

Bütün söylemek istediğim şu…
Bu bahar “uzun sürmüş bir hikâye”nin sonu olacak.
Daha doğrusu…
Kendini kültürlü seçkinler sanan zil zurna cahil bir kesimin tarih sahnesinden çekiliş sürecinin başlangıcı olacak.
Başkalarına durmadan “aptal” demenin kendisini “akıllı” yapacağına inanan zavallılar hakikatle yüzleşecek.
Sancılı olacak, epey hırpalayacak bizi ama hem memleket hem de onlar için hayırlı bir süreç.
Nihayet bu dönüm noktasına gelmemizi sevinçle karşılamak gerek.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Nüket Eyigünlü dedi ki:

    Yurdum İnsanı,ne müthiş bir yazı yazmış!!!!!Çok bilgilendim :))))

  2. Deniz B. Şarman dedi ki:

    Bilgilenmenize memnun oldun, başkalarının fikirleriyle alay edenlerin
    bilgilenmeye muthiş ihtiyaçları var çünkü!! :((