ALTIN 462,73
DOLAR 7,9611
EURO 9,4624
BIST 1.338
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 16 °C
Parçalı Bulutlu

Veliaht ve Katil?

İşini seven bir akademisyen ve eğitimci

Erkek çocukları umut bağlanan veliaht, kız çocukları saklanacak ve yeni sahibine tez elden ve ayıpsız teslim edilecek mal. Veliaht ne yapsa yeridir, görsün, geçirsin, tecrübe etsin. Doğduğu gün iktidar ve güç eline verilsin- ama baba evinde kendisinden büyük erk, baba var, iktidarını yaşamak için kendi evini beklesin.

Bir şeyi mal olarak gördüğünüzde onun için, onun yerine, onun yaşamı, kullanım alanı ve koşulları hakkında sizin karar vermeniz kadar doğal bir şey var mı? İşte toplumun büyük kesiminde anne babaların, eşlerin, nişanlı ve sevgililerin kadın üzerinde hüküm sahibi olduklarına dair sarsılmaz bir inanca sahip olmalarının sebebi. Bu alanın uzmanı değilim, zaten bunu ilk söyleyen de değilim, ama içinde bulunduğumuz durumun teşhisi bu. Her gün kadınlarımızı erkek terörüne kaybetmemizin, pek çok kadının da ansiklopedik anlamda yaşıyor olmasına rağmen kendisine biçilen hayatta hapis olup azap çekmesinin sebebi bu. Ve suçlamamız gerekenler (sadece) erkekler değil. Bütün bir toplumsal düzen, akıllardaki kültürel şemalar, inanışlar, ahlak kuralları. Bu düzeni besleyen, güçlendiren, nesilden nesile aktarımına azami özen gösteren kadınlar ve erkekler.

Başka kadınların elini kolunu bağlayan, kanadını kıran, mal gözüyle bakan ve bakılmasını sağlayan, ezen, ezdiren, ezilmesini alkışlayan o kadar çok kadın var ki. Onları görmezden mi geleceğiz? Bir kadın kendi hayatı için bayrağı göndere çektiğinde ayaklarından ilk çeken başka kadınlar değil mi? İster sebebi kendi ezilmişliğinin hıncı olsun, ister toplumsal düzenin azabından koruma içgüdüsü olsun. Biz kadınlar önce çuvaldızı kendimize batıralım. Kendimize uzaktan, dışarıdan, nesnel bir gözle bakalım. Bilmeden, fark etmeden, ezbere, üzerinde düşünmeden, etkisini tartmadan, diğer kadınlardan öyle gördüğümüz, toplumsal düzen öyle bellettiği için yaptığımız ne hainlikler var.

Dört yaşındaki oğlumuz parkta küçük bir kız çocuğunu öptüğünde yüzümüzde oluşan o gülümseme; fonda gurur tonlarıyla söylenen “çok canlar yakacak”; küçücük kızımızın eteğini aşağı çekiştirmemiz, ergen kızımızın birisini beğendiğini anladığımızda verdiğimiz tepki. Bizce iddialı giyinmiş bir kadın gördüğümüzdeki kınar bakışlarımız; dul bir kadını sürekli yargılayan hal ve tavırlarımız; evini dört dörtlük çekip çeviren hanım hanımcık, eşinin önünde arkasında dolanan kadınları yüceltişimiz, “evine, işine, eşine kusursuz yeten kadın” yanılsamasını kutsamamız, öyle olmasak da dışarıdan öyle görünmek istememiz. Kendisinden genç bir eşi ya da sevgilisi olan kadına dudak büküşümüz; eşi tarafından aldatılan kadına acırken eşini aldatan kadını adeta harlı ateşe atıp yakışımız. Delikanlı oğlumuz gece dörtte eve gelene kadar pencerenin önünde sessiz beklerken kızımız saat onu beş geçe geldiğinde üstüne saldırışımız. Eşinden ayrılmaya niyet eden oğlumuza “sana kız mı yok”, aynı niyete sahip kızımıza “sus, otur oturduğun yerde” ya da “dön evine, kadının yeri kocasının yanı” deyişimiz.

Daha satırlarca yazarım ben bunu, ama lüzum yok, çünkü anladık değil mi? Çünkü katil Cemal değil, Suphi değil, Çağatay değil. Katil evimizin içinde, okulda, iş yerinde, kadın gününde, pazarda, cenazede, nikahta, halayda, maçta.. Katil aynada.

Reklam
YAZARIN SON YAZILARI
25 Kasım 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.