ALTIN 468,10
DOLAR 7,6763
EURO 9,0194
BIST 1.151
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 27 °C
Az Bulutlu

URLANIN 5 GİZEMİ

Urla’da gizemli olan nedir diye merak ettim doğrusu. Araştırınca geleceğe dönük hazırlanmış çok özel bir proje çıktı

Projenin kurgulayıcısı ve uygulayıcısı Urla’ya yerleşme kararı alıp, köşemize çekilmeyelim Urla’ya nasıl faydalı olabiliriz diye düşünerek yerleşen bir çift.

Özellikle Ayşe Başman’ ın emeği çok.  Urla’nın 5 gizemini Ayşe hanımdan öğreniyoruz.

*Ayşe hanım 5 yıldır Urla’da “URLA’NIN 5 GİZEMİ” isimli bir proje yaşatıyorsunuz.  Projenize niye Gizem diye bir isim koydunuz?

*Biz bu 5 gizemi nasıl bulduk önce bundan söz etmek isterim. Urla’ya yerleştiğimiz zaman yaşadığımız bölgeyi tanımak istedi. Tarihini öğrenmek geçmişindeki hikâyelerini dinlemek istedik.  Bu nedenle tanıştığımız her Urla’lıya sorular sorduk.  Gördük ki aslında Urla’lılar da kendi tarihleri hakkında çok fazla bilgi sahibi değil. 

Bizim şu anda sürdürmeye devam ettiğimiz bu projedeki bilgilerin hiç birini yaşayanlardan öğrenemedik.  İçinde yaşadığımız bölge ile bütünleşmek, yaşamı içselleştirmek için araştırmaya başladık. Öncelikle doğal olarak en ilgi çeken ve dışarıdan gelenlerin de merak edeceği şeyleri bizde merak ettik. Bizim için heyecan verici bir süreçti bu.  Sonra dedik ki biz bu bilgileri kendimiz öğrendik ama saklamayalım, biz Urla’lıya anlatalım.

Tersine bir öğrenme süreci. Ancak bu bilgileri büyüklere değil de çocuklara anlatırsak,  bu tarihi onlar öğrenirse yaşatabilir ve onlarda ailelerine anlatabilir böylece hepimiz Urla hakkında bilgi sahibi olabiliriz diye düşündük. Eğer biz bu bilgileri hikayeleştirirsek çocuklar tarafından daha çok ilgi göreceğini düşündük.,  Anlatacağımız hikayelerin en kolay algılanabileceği yaşların ise 3 ve 4. Sınıf öğrencileri olduğuna karar verdik. Bu yüzden projemizin adını Gizem koyduk.

1. GİZEM KUĞU


* Çok güzel bir düşünce olmuş. Peki Gizemleri konuşalım . 1. Gizem Ne?

Urla’nın simgesi KUĞU  bu nedenle

1. Gizemimiz Kuğu.  Çocuklarımızla 5 gizem gezisine çıktığımızda önce bindiğimiz minibüsü Kuğu ya benzetiyoruz ve Kuğumuz bizi gizemlerin içine sokuyor.

. Peki Çocuklar Urla’nın simgesinin Kuğu olduğunu biliyorlarmı?

. Hayır hiçbiri bilmiyor.

.  Neden simge  Kuğu ?

. Çünkü Klozemanai kazılarından elde edilen paraların üzerinde Kuğu resmi var.

Aslında bir anlamda tarihte Urla , Ticaret ve paranın merkezlerlerinden biri. Bu nedenle Urla şehir merkezi girişindeki kavşağın adı Kuğulu Kavşak.

Oysa çocuklar orayı Leylekli Kavşak olarak biliyor. Doğrusunu bu gezi sırasında öğreniyorlar.

. Biliyormusunuz ben merak ettiğimde bir Urla yerlisi bana Urla’nın girişindeki caddeye Flamingo yolu dediklerini söylemişti. Zenginlik ve para algısı var ancak gerçek neden bilinmiyormuş.

2. GİZEM TAAFUZHANE


Sağlığın kıymeti anlamak için güzel bir deneyim oluyor .  Bu zamanın çocukları salgın hastalık nedir bilmiyor. Sadece domuz gribi hakkında fikirleri var

Taafuzhane Karantina adası içinde. Aslında Urla ‘da en çok sahip çıkılması gereken yer. Çok önemli bir yer. 150 yıllık bir geçmişi var. Taafuzhaneyi hemen hemen kimse gezmemiş. Şimdi zaten bireysel gezilere kapalı. Ancak toplu grup gezileri için özel izinle gezilebiliyor.

Aslında TAAFUZHANE den kısaca bahsetsek. Önemi ve tarihi hakkında çünkü okuyucu şu anda bencbu gizem i çok merak etti.

Karantina yolunu ilk yapan Büyük İskender .  1800 yıllarda salgın hastalıklar çok fazla.  Tabi sonuçlar ölümcül. İlaç ve tadavi yöntemleri yok.  Bu yüzden karantina adası ve bu taafuzhane Sultan Abdülaziz tarafından 1865 yılında Fransızlara yaptırılmış. O dönem koleranın en yaygın olduğu dönem. Dolayısıyla kolera salgınlarının önlenmesi için yapılmış. Dünyada Ada olarak tescil edilmiş 3 tane TAFFUZHANE var.  Birisi Amerika Eliza Adası ki artık  yok.  Yıkılmış.

İkincisi Hırvatistan Dubrovnik te. Oda yıkılmış . Çok bir şey kalmamış.

Üçüncüsü Urla Karantina adası. Ayakta ve hala çalışır durumda. Bu yüzden çok çok önemli.

Burası dönemin en modern tesisi olarak yaptırılmış.  Karantina süresi 40 günmüş. Karantina kelimesinin anlamı da 40 gün demek. 1865 te Dünya sağlık örgütünün İstanbul’daki konferansında koleranın kuluçka süresinin 10 gün olduğunu bu nedenle de karantina süresinin 10 güne indirilmesi kararını almışlar. İlk uygulanan yer de Urla Taaffuzhane olmuş.

.Peki biraz da bu karantina süreci nasıl yaşanıyormuş. Anlatırmısınız.

Yolcular gemilerle geliyor. Açıkta demirliyor. Raylı bir sistem var.  Gemiden önce yolcuların eşyaları indiriliyor Dezenfekte sistemine gönderiliyor. Yolcular indiriliyor ve bir doktor kontrolünden geçiriliyorlar. Kayda alınıyorlar. Bina simetrik olarak yapılmış. Kadın ve erkek kısmı var. Yolcuların temizlenerek dezenfekte oldukları birimler var. İçeride 3 tane kazan var. Bu kazanlarda dezenfekte işlemi yüksek buhar ile yapılıyor.  Yani Taaffuzhane için su olmazsa olmaz. Dönemin en modern tesisi diyoruz. Çünkü şehir suyu getirilmiş.  Sular kesilirse diye yedek su depoları yaptırılmış. O da olmazsa diye deniz suyunu arıtan bir sistem kurmuşlar.  Bu çalışmalar o devir için gerçekten çok uzakgörü ve ileri bir teknoloji. Bütün makinalar ve cihazlar Fransa dan getirilmiş.

Katı yakıtla çalışıyor. 3 kazandan 2si bütün giysileri dezenfekte ediyor. 3. Kazan ise daha kaliteli yünlü ve ipek tarzı özel dokuma kumaşlar için hassas kazan  özel solüsyonlarla çalışıyor.  Bu kazan diğer Karantinalarda yok. Böylece bir farklılık ve özel önemi daha görüyoruz.

Temiz bölge ile kirli bölge tamamen birbirnden ayrılmış durumda . ayrıca gemilerde dezenfekte ediliyorlar. Eşyalar için 360 derece dönen dolap raf sistemleri var.

Bütün bu aşamalardan geçen yolcular karaya ayak basmış sayılarak yolculuklarına devam edebiliyorlar.

Atatürk te 2 kez Taaffuzhane yi ziyaret etmiş. Konuk olarak adada misafir edilmiş.

Çocuklar bu gezide çok duygulanıyorlar. “ Acaba hala içeride mikroplar varmı?”

 Çok heyecanlandım. Çok duygulandım,. Üzüldüm diyorlar. Sağlığın kıymeti anlamak için güzel bir deneyim oluyor .  Bu zamanın çocukları salgın hastalık nedir bilmiyor. Sadece domuz gribi hakkında fikirleri var

3. GİZEM DENEYSEL ARKEOLOJİ MERKEZİ (360 derece Araştırma Grubu)

360 DERECE ARAŞTIRMA  GRUBU olarak  DENEYSEL ARKEOLOJİ   merkezi İskelede . Çocuklara deneysel Arkeoloji nedir anlatıyoruz. Bu merkezin kurucuları Arkeolog Osman ve Mualla Erkut Çifti.  3.300 yıl önce batan ticaret gemisinin (uluburun batığındaki )birebir benzerini yaparak 2004 yılında çıktıkları yolculuklarında 9 kişilik ekiple  Çanakkale’ye 2009 da gitmişler. Asıl hedef bu gemilerle nasıl yolculuk yapıldığını deneylemek ve tarihe ışık tutmak.

Tabi çocuklara nereye gideceğimizi söylediğimde – aaaa orası neresi? Cumhur kaptanın meyhanesinin yanındaki eski gemilerin yeri mi? Diyorlar. Kimse oranın ne iş yaptığını bilmiyor. Orada eski püskü gemiler var diye biliyor.

Ben İskelede ilgimi çektiği için vatandaşa sorduğumda – aaa orası mı? Orası Koç Müzesi dediler. Hiç kimse merak edip gidip burada ne yapılıyor dememiş. Çok özel bir iş yapıyorsunuz doğrusu. Çocukların bunu öğrenmesi tam da geleceğe miras için hazırlanan bilginin taşınma olanağı olmuş.

Çocuklara yaşadıkları bölgenin tarihini anlatıyoruz. Burada 2.500 yıl öncesinde de hayat vardı diyoruz ve Klazomenai kazı alanlarını göstererek geçiyoruz.

Çünkü geziye başlamadan önce  film ve resimlerle ön bilgilendirme yapıyoruz.

İskelede ise bölgenin bir liman olduğunu batık kısmını uydu görüntüleri ile gösteriyoruz. Ancak kalıntılar dışında bir bölümünde yeniden betonlaşarak mendirek yapıldığını ve bu bölgenin bir İYON kenti olduğunu yerleşim alanı olduğunu anlatıyoruz. Mualla Erkut ve Osman Erkut bulunan kalıntılardan yola çıkarak  o dönemin gemilerinin birebir replikalarını yapıyorlar. Çocuklar için çok heyecan verici bir anlatım oluyor. – o tahta çiviler ile nasıl suyun üstünde kalıyor? Nasıl Yüzüyor? Gibi sorular soruyorlar. Tabi gemilerin ne işe yaradığını, zeytin, zeytinyağı şarap taşındığını , nasıl kaplar kullanıldığını ve aslında marka yarattıklarını ve dünyanın neresinde olursa olsun testilerin üzerindeki çizgilerden üretim yeri veya geldiği yerin bilinmesinin önemini anlatıyoruz.

Büyük İskender in yaptırdığı limanın altındaki kemerli yapının denizin hareketi için ne kadar önemli olduğunu, böylece deniz kirliliğinin önlendiğini, oysa şimdi aynı kemerlerin üzerini denizi bölen  betonlar dökülerek maalesef bütün kıyı şeridinin nasıl deniz çöplüğü haline geldiğini öğrenince üzülüyorlar.

Medeniyetin sudan geldiğini bu nedenle suya sırtımızı dönmememiz gerektiğini anlatıyoruz.


4. GİZEM KLAZOMENAİ

KLAZOMENAİ zeytinyağı işliği . Anadolu da bulunan en eski zeytinyağ işliği . MÖ 6. Yüzyıldan  İYON lardan kalma bir işlik. O dönemde birleşik kaplar teorisini bularak kara sudan zeytinyağını ayırma işleminin nasıl yapıldığını anlatıyoruz. Bu bilginin detaylarını ders olarak okuyacaklarını ve bilimin önemini konuşuyoruz. Merak etmenin ne kadar önemli olduğunu, soru sormanın bizi bilgiye götürüyor olduğunu konuşmak çocukları heyecanlandırıyor.

5. GİZEM MERMERLİ ÇEŞME

URLA nın içindeki MERMERLİ ÇEŞME  . 1565 yılında Ahmet Ağa tarafından yaptırılmış. Aslında Urla için çok önemli bir yer. Maalesef şu anda yıkılmak ile ayakta kalmak arasında karar verememiş bir eser. Bir kez restorasyon yapılmış ama gerçeğinden çok uzak. Cumhuriyet ilan edildiğinde ve Urla nın seçilen ilk Belediye Başkanı Cumhuriyet bayramı kutlama törenini bu çeşmeyi bir anıt olarak görüp üstelik adını da KURTULUŞ ANITI koyarak üzerine sonradan bir mermerli kaide yaptırıp bir de Bayrak dikiyorlar. Bu kaidenin üzerinde o dönemdeki arapça Osmanlıca harflerle YAŞASIN TÜRKİYE yazdırılıyor.  Diğer 3 yüzünde de yazılar var. Bir yüzünde Ahmet Ağa tarafından yaptırıldığı yazıyor.  Diğer yüzünde Anayasamızın 1. Maddesi bağımsızlık kayıtsız şartsız milletindir. Son olarak ayrıldık ezildik, birleştik kurtulduk yazıyor.

Çocuklara bu yazıların dua olmadığını Türkçe anlamlarını söylüyoruz.

5 gizem yolculuğunu böyle bitiriyoruz ancak bu gezi sırasında ARASTA çarşından geçiyoruz . ARASTA nın anlamı ve eski günlerde ne işe yarıyormuş hikayesini ilgi ile dinliyorlar.

Ayşe Hanım sizi hayranlıkla dinledim. Sizi şimdi tanıyalım.  Ancak sizi ve sosyal girişimcilik hikayenizi bir sonraki sayımızda özel bir görüşme ile taçlandırmayı arzu ederim. Bu proje ile Belediye Kızılay ve Tabi Arasta Çarşı esnafının desteği ile 3.000 e yakın çocuk gezdirdiğinizi biliyoruz. Sizi ve eşinizi yürekten kutluyorum

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.