ALTIN 930,13
DOLAR 15,9821
EURO 16,8140
BIST 2.386,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 21 °C
Az Bulutlu

Urla’da Şeb-i Aruz ( Mevlana’nın Düğünü) Enfes Bir Törenle Tekrarlandı

15.12.2013
1.520
A+
A-
Urla’da Şeb-i Aruz ( Mevlana’nın Düğünü) Enfes Bir Törenle Tekrarlandı
Reklam

Urla Eğitim Gönüllüleri yardımlaşma derneği nin düzenlediği Hz. Mevlana’nın Vuslat Yıldönümü Programını 750 kişilik Urla Hakan Çeken Kültür merkezine 1100 kişinin gelmesiyle büyük izdiham yaşandı . Geceye Kur’an tilavetiyle başlandı, Saffet yıldızın sunumu ile devam edildi. Dernek başkanı İsmail Çektimur ,yaptığı açılış konuşmasında , Evrensel barışın, sevginin, hoşgörünün ve hümanizmanın simgesi büyük düşünür Mevlana’yı anmak ve anlamak istiyorsak; sevginin, barışın, hoşgörünün yüceliğini de anlamış oluruz dedi. Tarihimizde ve kültürümüzde insanlığa yön ve şekil veren bizi biz yapan milli ve manevi değerlerimizin oluşmasında yapı taşı olan ‘ ‘ Hoca Ahmet Yesevi , Yunus Emre , Hacı Bektaş Veli , Ak Şemseddin , Hz.Mevlana ‘’ gibi değerli şahsiyetler vardır ki onlardan Birisi olan Hz. Mevlana’yı anmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Dedi.
Proğrama sahne alan sanatçı Saffet Senih ve ekibinin seslendiği ilahiler ile devam edildi. Salonu hınca hınç dolduran Mevlana dostlarının kalplerine seslenirken, huşu içerisinde izlenen Mevlevi Ayin-i Şerifi ise katılımcıları farklı huzur iklimlerine taşıdı.

Vehbi Vakkasoğlu konuşmasında şu tespitlerde bulundu: “İmanın olmadığı yerde mutluluk olmaz. Kavgadan uzak, mutlu bir toplum istiyorsak muhabbeti, sevgiyi evlerimize taşımalıyız. Gönüllerimizi Mevlanalaştırmalıyız. Bunun yolu da gönül alıp gönüllere girmek, gönülleri kurmakla olur. Kötülükleri, canilikleri görmezden gelmek çözüm değildir. Mutlu toplum ve bireyler için kusurluyu da sevip bağrımıza basacağız, düzeltmeye çabalayacağız. İçimizdeki görünür ve görünmez çukurlarımızı imanla dolduracağız ki gönüller Mevlanalaşsın.” Dedi.

Meraklısına not:

Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur.

Mevlâna’nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında “Bilginlerin Sultanı” ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled’dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur.

Sultânü’l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh’ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü’l-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh’ten ayrıldı.

Sultânü’l-Ulemâ’nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış Mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmıştır. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar’ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

Sultânü’l-Ulemâ Nişâbur’dan Bağdat’a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâbe’ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra dönüşte Şam’a uğradı. Şam’dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende’ye (Karaman) geldi. Karaman’da Subaşı Emir Musa’nın yaptırdıkları medreseye yerleşti.

1222 yılında Karaman’a gelen Sultânü’l-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldı. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala’nın kızı Gevher Hatun ile Karaman’da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna’nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adında iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun’ u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerra Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna’nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ve Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

sonra sahne alan sanatçı Ender Doğan ve ekibinin seslendiği ilahiler salonu hınca hınç dolduran Mevlana dostlarının kalplerine seslenirken, huşu içerisinde izlenen Mevlevi Ayin-i Şerifi ise katılımcıları farklı huzur iklimlerine taşıdı.

Bu yıllarda Anadolu’nun büyük bir kısmı Selçuklu Devletinin egemenliği altında idi. Konya ise bu devletin başşehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve devletin hükümdarı Alâeddin Keykubad idi. Alâeddin Keykubad, Sultânü’l-Ulemâ Bahaeddin Veled’i Karaman’dan Konya’ya davet etti ve Konya’ya yerleşmesini istedi.

Bahaeddin Veled, sultanın davetini kabul etti ve Konya’ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldi. Sultan Alâeddin onu muhteşem bir törenle karşıladı ve ona ikametgâh olarak Altunapa (İplikçi) Medresesi’ni tahsis etti.

Sultânü’l-Ulemâ, 12 Ocak 1231 yılında Konya’da vefat etti. Mezar yeri olarak Selçuklu Sarayı’nın Gül Bahçesi seçildi. Günümüzde müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı’na bugünkü yerine defnedildi.

Reklam
Yasemin Tutal
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.