ALTIN 471,63
DOLAR 7,7402
EURO 9,0701
BIST 1.145
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 28 °C
Az Bulutlu

Urla İskele’li Klazomenai’li Atalarımdan Anaksagoras

17.12.2012
9.608
A+
A-

imageimage

image

Ben Urla İskele’li Deniz Barbaros Şarman.. Eski Zamanın Klazomenai’sinden Atam Anaksagoras’ın genlerinden bir yolcu..Onun bir deha olduğunu bu günkü aklımla idrak etmenin gururu içinde mutlu bir yolcu.. Belki ondandır filozofları böyle sevmem, onun yaşadığı topraklarda can bulmamdandır balıkların yüzgeçlerine özenerek onun yüzdüğü sularda ,soluğumu solungaçlardan alırcasına uzun uzun denizlere dalmam.. İlk o değil miymiş zaten balıkların solungaçları ile soluduğunu, bitkilerinde diğer canlılar gibi soluk alıp verdiğini keşfeden.. Atam Anaksagoras değimliymiş Klazomenai’nin pırıl pırıl gümüş sularında mehtabın, ayın o bin bir çeşit büyülü güzelliğini seyrederken, bu güzeller güzeli ayın ışığını güneşten aldığını keşfeden.. Güneş tutulmalarının doğru açıklamalarını bularak ve gök taşlarının çoğunun güneşten kopmuş parçalar olduğunu, böylece de güneşin akkor halinde bir taş parçası olduğunu keşfederek “Güneşi Tanrısallıktan” çıkaran.., Atina’ya gittikten sonra, Attika Yarımada sında hakim olan çok tanrılı mitolojilerin, efsanelerin aksini söyleyerek Atina’lıların kafasını karıştırır. İon kültürünün felsefi ve bilimsel bilgi birikimini, gereksinim duyulan Attika yarımadasına taşıyan Ata’mız orada bir felsefe okulu kurmuş ama yenilikçi keşif ve icatları bazı hakim çevrelerin işine gelmeyince ölümle cezalandırılmış., fakat nüfuslu öğrencisi ve dostu tarafından korunarak Çanakkale Lapseki’ye (Lampsakos) getirilmiştir..

Her Şeyin İçinde Her Şeyden Parçalar Zerreler Bulunur..

Klazomenai’li Atamız hepimizi akraba yaparak birliktelik ruhunun fiziksel olgularını da ortaya koymuştur hatta bu akrabalığımız tohum bazında bitkiler ve hayvanlarla da , hava ve su ve topraklada devam edegelmektedir., Böylece kendisi evrim biliminde Atası oluvermiştir..Şöyleki; Anaksagoras’a göre sınırsız sayıda ana madde vardır, bu ana maddeleri “tohum”(sprermeta) olarak adlandırır., Nesneler bu tohumların birleşip yada ayrışmasından oluşur.Her şeyi belirgin yapan onda bilirli bir maddenin diğerlerinden daha çok olmasıdır. “Hiçten var olma veya yok olma” aklın yanılgısı dır.. Gerçekte ise aynı türden tohumların bir araya gelme hareketi vardır. Bunun için meydana gelmeye karışıp birleşme , yok olmaya da ayrılma, çözülme demek doğru olur..

Evrensel Bilinci ( Ortak Aklın birkaç derece üstü ) yani NOUS Kavramını İlk Geliştiren de Atamız Anaksagoras’dı..

Evrendeki hareketin yada aynı türden tohumların bir araya geliş sürecinin açıklaması için Anaksagoras çok ilginç bir kavram geliştirir ; Nous, eski Yunanca da düşünme yetisi, akıl anlamına gelir. Nous un başlattığı ve sürekli olarak denetimde tuttuğu haraketin iki yönünden söz eder. Birincisi, hareketsiz duran tohumlar yığınını belirli bir amaca göre harekete geçirir..,

Mevlana’da Olduğu Gibi..

İkincisi ise bir merkez etrafında dairesel dönüşümler biçiminde gelişerek ve gittikçe hızını artırarak tüm evreni ve nesneleri kapsaması. Bu hareket ise bana Mevlana’nın sema hareketinin özünde yatan anlam ve amacı hatırlattı.. Demek ki, çok sevdiğim Atalarımdan biri olan Mevlana C.Rumi de Eski zaman Atam olan Anaksagoras’dan ilham ve bilgi almıştı.. Bunu fark etmek beni çok sevindirdi..Hakikatten “ Her şeyin içinde her şeyden mevcuttu”..Benim içimde de hem Mevlana ve hem de Anaksagoras ve onlar kadar sevdiğim Yunus, onlar gibi daha niceleri de mevcuttu tıpkı hepsinin özü olan sevginin mevcut olduğu gibi..

Anaksagoras’ı ilk kez Urla İskele’li babamdan duymuştum, ana lisanı Rumca olduğu için bu zor ismi farklı telaffuz ederdi, dünya görüşü hakkında, kendine mal ettiği genel bazı cümlelerle anardı onu.. Daha sonraları ciddi bir tasavvuf eğitimi aldım öğrendiklerim Atam Anaksagoras’ı daha iyi anlayabilmeme yardımcı oldu.. Urla İskele’de temelli oturmaya başladığımız yıllarda bu büyük deha hakkında Urla’da bir sunum dinlemiştim. Sonraki yıllarda Urla’da yaşayan ünlü bir kareografist in Anaksagoras hakkında bir gösteri isteği üzerine yine bu ünlü Atamızı biraz daha araştırmıştım.. Ama en derin araştırmayı şimdilerde yarımada.org’un başlattığı “ Anaksagoras Heykelini Urla hak ediyor” kampanyası ile yaptığımı söyleyebilirim.. Bu yüzden gerçekten bağlı olduğum ve sevdiğim “dünyanın en iyi kalpli gazetesi” olan Yarımada ya biraz daha bağlandım, içten teşekkür ediyorum..
Benim bu kadar kapsamlı deha bir atam olurda Urla’da bir heykeli nasıl olmaz? Sorusunu Urla’lılar olarak kendimize sormalıyız sevgili hemşerilerim…

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. Erdoğan Şanlıoğlu dedi ki:

    23.12.2012

    YAŞAM / ANLAM / EYLEM

    Doğdum diyenler – doğduğuna bin pişman olanlar
    Var olanlar – varlık içinde olanlar
    Sevenler – sevdiklerini zannedenler
    Deneme cesaretini kendinde bulanlar – bulamayanlar
    Yaşamı planlamaya çalışanlar – ben yaptım oldu diyenler
    Yaşamdan rol çalanlar – yaşamda figüran bile olamayanlar
    Yaşadım diyenler – yaşayanlar
    ………
    Binbir çeşit Allah kulu
    Unuttum , bir de enerji sarf etmeden , hiç bir şey olmuyor diyenler

    Yorum sizlerin
    Deniz hn.gibi enerji sarf edenlere selam olsun.

    Erdoğan Şanlıoğlu

  2. Merih Yücel dedi ki:

    Anaksagoras, tohum niteliği vererek atomu anlatmış ta 2500 yıl önce. Atom her maddenin ve her canlının özüdür. Ortada bir çekirdek, çekirdekte proton (+ değerli) ve nötronlar, dış yörüngesinde de sürekli dönen elektronları ( – değerli ) sanki görmüş gibi özümsemiş ve anlatmış. Ve atomların, oluşturduğu elementlerin ve de elementlerin oluşturduğu maddelerin birlikte olmasıyla yaşam oluşur. Bu maddeler bir canlı içindeyseler yaşamın olmazsa olmazlarıdır. Eğer cansız iseler de : Suda, toprakta ve havadadırlar. Doğal varlıkları oluştururlar ve doğal varlıklar cansızdan canlıya akarak yaşamı, geleceğe akarak kalıtsal devamlılığı oluştururlar her canlının yaşamında.
    Örneğin su: H2O : İki hidrojen atomu, bir oksijen atomundan oluşmuş bir maddedir ve susuz yaşam düşünülemez.
    Hava: Oksijen, Azot, su buharı, argon, karbondioksit, neon, helyum, metan, kripton, hidrojen, ozon ve ksenon gibi gazlarının belli oranda bulunmasından oluşmuştur. Ve havasız yaşam düşünülemez. İlk dünya şartlarından kalan ve oksijen kullanmayan bataklık bakterileri hariç tabii.
    Toprak ise çeşitli inorganik maddelerden oluşmuştur. Az bir organik madde bulunur ve o da diğerleri gibidir. Yani hava, su olsun ama toprak olmasın , yaşam da olmaz. Canlı vücudunda olan her element ve onların bileşimiyle oluşmuş maddeler, topraktan bitkiler aracılığı ile canlıya geçer. Kalsiyum elementini düşünün, Kalsiyum karbonat , kalsiyum florür maddeleri olarak kemiklerimizde bulunur, kemiğe destek, direnç verdiği gibi , vücudun ihtiyacı halinde de kana verilerek işlevlerini yapar. Kasların çalışması gibi. Demiri düşünün: Kanımızın alyuvarlarında bulunan ve kana kırmızı rengini veren hemoğlobin maddesinin özüdür. O olmassa oksijen dokularımıza taşınamaz. Ve pek çok örnek verilebilir. İhtiyacımız olan maddeleri biz ve diğer canlılar beslenme ile alırız bitkisel ve hayvansal ürünlerden. Sevgili Deniz Anaksagoras’a bir kez daha hayran oldum. Bilim insanları , ne zaman yaşamışlarsa yaşasınlar, eğer yeni bulgularla fikirleri destekleniyorlarsa hala yaşıyorlar demektir. Yalnız : Güneşe kor kaya demiş. O henüz ispatlanmadı. Şimdiki Bilim: Güneşin hidrojenden oluştuğunu ve hidrojenin helyuma dönüşerek dünyaya ışık ve ısı verdiğini biliyor. Ama bakarsın ilerleyen yıllarda yine o haklı çıkabilir.

  3. Zümrüt Ertuğ dedi ki:

    Zumrut Ertug
    5 Eylül
    Sevgili Deniz Barbaros Şarman,

    Bu kadarmi guzel anlatilir Anaksagoras ve felsefesi ve de ortak bilinc.. gonlune saglik guzel kardesim.