ALTIN 458,62
DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
BIST 1.124
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 29 °C
Mevzi Sağanak

‘ Sosyal Kromozom’ Seçil Fidan

16.03.2013
1.909
A+
A-
Reklam

image ‘ Sosyal Kromozom’ Seçil Fidan

İnsanlara bütün kırmızı karıncalar aynı gelebilir. Fakat Solenopsis invicta olarak bilinen küçük, kırmızı, güçlü çeneli ateş karıncaları iki tip sosyal organizasyona sahiptir ve bu türleri tıpkı rakip futbol takımlarını ayırt ettiğimiz gibi diğer karıncalardan ayırt ederiz. Araştırıcılar grupların psikolojik ve davranışsal profillerinin farklılığının tek bir gendeki değişkenden kaynaklandığını düşündüler. Şimdi yeni bir çalışma, birlikte kalıt olan diğer 600 gen grubu ile bağlı olan konu edilen geni ilk olarak ortaya koyar. Bu süper gen insanlardaki eşey kromozomlarıyla analog(benzer görev gören) bilinen ilk sosyal kromozom olabilen geniş bir parçayı kapsar.
İsviçre’deki Lausanne Üniversitesi’ nden evrim genetikçisi Laurent Keller’e göre; ateş karıncalarının iki grubu arasındaki farklılık kanatlı kraliçeler ile başlar. Monogyne(tek eşli)kraliçe olarak adlandırılan geniş, büyük ve doğurgandır. Bir kez eşleştikten sonra, stoklarından yumurtalarını beslemek ve kolonisini başlatmak için uzun mesafeler uçarlar. Bir monogyne koloni sadece orijinal kraliçeyi kabul edecektir ve diğer meydana çıkan kraliçe arıları öldürecektir, bu karıncalar genelde çok agresiftirler. Bu duruma zıt olarak polygyne (birden fazla eşe sahip olan) kraliçe daha küçüktür ve bir koloniyi kurmak için ergin işçi karıncalara ihtiyaç duyar. Bu polygyne grup, yuva yakınındaki kraliçe karıncaları kabul edeceklerdir, monogyne kraliçe karıncayı öldüreceklerdir.
1998’de Atina’daki Georgia Üniversitesi’nden entomolog ve genetikçi Kenneth Ross, bu iki grubun Gp- 9 olarak bilinen genin farklılığından kaynaklandığını gösterdi. Monogyneler bir formun iki kopyasına sahipti, polygyneler arasında, birçoğu genin bir normal ve bir değişme uğramış kopyasına sahipti.
İlk bakışta, buluş yankı yaptı. Gen, kokuyu tespit edebilmelerini sağlayan bir koku almacını(reseptörü) kodluyordu, böylece tahmin edilen polygyne olan işçi karıncalar bir kraliçeyi koklayabilirdi. Ross ve ekibi, bu geni 2002’de klonladı.
Keller ve Ross da dahil, pekçok araştırmacı tek bir genin hem büyüklük hem koku hem de iki karınca grubu arasındaki saldırganlığı belirliyor olamayacağını düşünüyordu. Bu özellikleri kontrol eden kalıtımla geçmiş gen grubunun olup olmadığını merak ettiler.
Bir grubu araştırmak ve kalıtsal özelliklerin nasıl eksiksiz kuşaklar arası aktarıldığının farkına varmak için, Keller ve ekibi monogyne ve polygyne kraliçelerin 500 dölünde DNA’ların yerlerini değiştirdiler (Önceki araştırmada ateş karıncasının genomunu sekanslamışlardı). Araştırıcılar Gp- 9 genini içeren kromozom çifti üzerinde durdular. Keller, onların stratejisinin, rekombinasyon demekten kaçınmanın doğruluğunu gösteren bu alandaki bir grup genin olup olmadığına karar vermekti, diye açıklar. Bu yöntemde, genetik materyalin tek karışımına sahip her dölün garantisiyle genin iki kopyası DNA sekanslarını verir. Fakat çoğu genler nesiller üzerinden birlikte direnirlerse, rekombinasyon olmayabilir.
Nature Dergisi’nde Ocak ayında yayınlanan araştırmacıların raporu, ateş karıncalarında, Gp- 9 ‘u kuşatan yaklaşık 600 genlik grup rekombinasyonun kesin yokluğunu gösterdi(Yani Gp- 9, 600farklı genle kalıtlandı). Bu gen grubu Gp- 9 tarafından tutulan kromozomların yarsından çoğunu kapsar. Bu genlerin çoğu, polygyne ve monogyne gruplar arasında farklılık göstermektedir.
Çalışmaya katılmayan Ross, “Bu, çalışmanın mükemmel bir parçasıdır. Onlar süper genin, davranış kadar kompleks bir şeyi belirlemesinin nasıl olduğu üzerine yeni bir yöntemin kapısını açmışlardır.” şeklinde söylemektedir.
Sonuç olarak; insanlarda nasıl cinsiyeti belirleyen eşey kromozomlarından bahsediyorsak, araştırmacılar da bu kromozomu “sosyal kromozom” olarak adlandırmaktadırlar.
KAYNAKLAR: news.sciencemag.org(ScinceNOW)-Elizabeth Norton

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.