ALTIN 459,58
DOLAR 7,6751
EURO 8,9419
BIST 1.124
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 33 °C
Az Bulutlu

Sesimi Duyan Var Mı? – Nihal Ciğerim

01.03.2012
208
A+
A-
Reklam

 

Nasıl da bütünleşti bu soru depremin soğuk yüzüyle…Kimi zaman bu sesi duyan oldu çıktı enkazın altından,kimi zaman duymaya bile  fırsat bulamadan canından oldu  yüzlerce insan. Artık biliyoruz ki bu ses, canlılık belirtisi arayan bu soru  hep hayatımızda olacak..Tıpkı depremin bir gün bir yerde hepimizi yakalayabilceği gerçeği gibi…Tıpkı depremin kendi gerçeği gibi..Yine pek çok soru işaretlerini beraberinde getirdi Van depremi.Felaketlerimizden ders alamayışımızı ,ihmalkarlığımızı,kuralsızlığımızı bilinçsizliğimizi yine tokat gibi vurdu yüzümüze.Yaşadığımız bilindik manzaraları tekrar irdelemek yerine ,artık bakmadığımız pencereleri açma zamanı…Ezber bozma,objektif ve gerçekçi olma zamanı.Öncelikle neden hala acılarımızdan ,kayıplarımızdan ders almıyoruz?Neden  depreme hazırlıksız ve yüzlerce kayıpla yakalanıyoruz? sorularına gerçekçi cevaplar vermek zorundayız.Bence tüm gelişmelerin ve atılımların önünü kesen engel,halkın bakış ve yaşayış alanına inememekten kaynaklanıyor.Deprem hepimizin bildiği gibi bir doğa gerçeği. Kaçınamayacağımız,engel olamayacağımız bir gerçek.Bu gerçekle yaşamayı öğrenmek ve gereken her türlü tedbiri almaksa  insanoğlunun bir gerçeği.Kadercilik anlayışına sığınarak, yitirdiklerimizin hesabını veremeyiz..Dere kumuyla yapılmış binalar için,yapı ruhsatı almayan binalar için,eksik kullanılan malzemeler için,mimarsız ,kontrolsüz yapılan yapılar için,sağlam olmadıkları bilindiği halde sağlam raporu alan yapılar için canlar yok olmuşsa bunun faturasını”allahtan geldi”diye açıklayamayız.Vicdanımızın rahat olmasını istiyorsak,kadere gerçekten inanıyorsak elimizden gelen her türlü önlemi aldığımıza da,her ayrıntıyı hallettiğimize de inanacağız.Eğer her türlü sorumsuzluğun ve yolsuzluğun faturasını allahın kudretine bağlar ve kadercilikle açıklarsak bundan sonra sadece deprem için değil,diğer  afetler içinde çalışma yapmaya gerek kalmaz.Kolaycılık,artık kadercilik olur çıkar.Bizim öncelikle bu düşünceyle,bu düşüncenin yarattığı rehavetle savaşmamız gerekmektedir.İşte bu nedenle halkın içine inmekte…tepeden önlem almamakta çok büyük yarar var.Bir diğer savaşılması gereken düşünce ve yaşam şekli de”bana yada bize birşey olmaz”mantığı.Bu acının herkes tarafından yaşanılabileceğini sanırım en iyi anlatacak olan yine depremzedelerdir.Acının tarifi deprem koşullarında en anlamlı şeklini almıştır.Elin kolun bağlı bir şekilde sevdiklerini, değerlerini yitirişini görmek tarif edilmez bir acı olsa gerek.Bu insanlarda başlarına böyle bir şey geleceğini tahmin etmeden yaşadılar çünkü hiç önlem almadılar.Zaman ne kadar önemli bir kavram.Zamana karşı verilen yarışta enkazdan bir can daha kurtarma düşüncesi içindeyken kişi azlığından,kurtarma malzemesi eksikliğinden hayıflanarak canlı seslerin birer birer sustuğunu duymak nasıl bir acı?Van bu acıyı çokça yaşadı.Eğer aklımız başımıza gelmezse, deprem gerçeğiyle bilinçli bir şekilde yaşamayı öğrenemezsek aynı acıyı hepimiz yaşayacağız çünkü ülkemiz ciddi bir deprem kuşağında.Eğitimler alacağız,binalarımızı depreme karşı dayanıklı hale getireceğiz,evde gereken tedbirleri alacağız,deprem durumlarında sığınma alanları oluşturacağız ki..depremin yaralarından en az zararla çıkalım.Evladını,anasını,babasını,eşini,karton kağıdı gibi güçsüz binalar altında ezilirken görmenin acısını yaşamayalım..Böyle afet durumlarında AKUT gibi UMKE gibi sarılacak yaraları olanlara çok hızlı ve tam donanımlı, kalabalık bir yardım ekibinin uzattığı elin varlığını hissedelim..Saniyelerle yarışırken .enkaz altında kalınan her saniyenin ne kadar önemli olduğunu bilen bilinçli bir kalabalık oluşturalaım..Göçük altında,can pazarlığı yaparken hayatta kalmaya gayret gösterenleri, gelişmiş araç ve ekipman eksikliğinden kaybetmeyelimm..Neden?? sorularının,”keşke”ile başlayan cümlelerin yansıttığı pişmanlığı yaşamayalım.Organize olmuş bir şekilde serinkanlı,iş bitirici,bilinçli davralım..

Deprem gerçeğinden, insan kaybı yaşamadan.çıkacağımız günlerin özlemiyle …

NİHAL CİĞERİM

Reklam
Yasemin Tutal
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.