ALTIN 458,62
DOLAR 7,6604
EURO 8,9115
BIST 1.124
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 27 °C
Parçalı Bulutlu

Selülitler üstüne – Cihangir Koşu

06.07.2012
2.424
A+
A-

 

Umberto Eco, güzellik ve çirkinliği anlatırken, ’aslında sanılanın aksine çirkinliği incelemek daha ilgi çekici’ demişti. Bunun nedeni olarak da, artık tek bir güzellik tanımına doğru hızla yol aldığımızı, oysa çirkinliğin bu tanımın dışındaki herşeyi içermesi nedeniyle daha büyük bir çeşitliliği arz ettiğini göstermişti. Bir tarafta güzellik ve diğer tarafta güzelliğin dışındaki herşey. Kürselleşmenin getirdiği önemli değişikliklerden biri artık dünyanın her yerinde , örneğin kadın güzelliğinin çok benzer kriterlerle tanımlanmsaıdır; yuvarlak ama ince hatlar, pürüssüz bir cilt, sıkı bir vücut gibi. Kuzey Asyalı bir modelle, Latin Amerikalı bir modelin belirgin genetik özelliklerinin getirdikleri dışında pek de büyük bir  farklılıkları yoktur. Daha doğrusu bu farklılıkları azaldıkça uluslararası model olma şansları artmaktadır.

Güzellik tanımının böylesine keskinleşmesinin nedenlerinden biri de kadının giderek daha çok seks objesi olmasından başka bir şey değil. Erkeklerinin karar verici olduğu her ürünün pazarlama objesi kadındır. Teknoloji ürünleri ya da otomobil tanıtım fuarlarının vazgeçilmez dekoru seksi modellerdir. Son yıllarda futbol yorumcularının güzel kadınlar arasından seçilmesi de stratejik bir karardır.

Bu yeni tanımlanmış güzelliğin böylesine pirim yaptığı günümüzde  güzelliğin yok oluşu da trajiktir. Turgay Fişekçi ’ insanlığın en umutsuz durumudur yoksunluk’ diyor. Yoksunluğun bilimsel tanımı , daha önce tadılmış, alışılmış, yaşamın bir parçası olmuş bir  hissin yok oluşuyla ortaya çıkan çaresizlik duygusudur. Dolayısıyla çirkinliğin en trajik ve can yakan biçimi, doğuştan edinilmiş çirkinliklerden çok, güzelliğin yok olmasıyla ortaya çıkan çirkinliktir. Alain Delon’un 70 inci doğum gününde çekilmiş gözü yaşlı fotoğrafı çok şey anlatır. Bir erkekten örnek verme nedenim, bu trajedinin cinsiyetle değil kendinizi nasıl konumlandırdığınızla ilgili olduğunun altını çizmekti. Alain Delon’un trajedisi bir zamanlar dünyanın en yakışıklı adamı olması değil, yaşamının büyük bölümünün yakışıklılık olgusu üzerine kurulmuş, projelendirilmiş olmasıdır. Parasızlığın en çok bir zamanlar zengin olanların canını yakması gibi bir durum.

Güzellikleriyle ön almaya çalışan ya da ister istemez ön plana çıkan kadın erkek herkesin bu trajediye hazır olması lazım. Bizler Güiben Ergen’in ya da Hülya Avşar’ın yılardır sadece güzel yüzlerini görmüş olsaydık, bugün onların selülitleri ya da fazla kiloları sadece kendilerini ve partnerleni ilgilendiren bir şey olarak kalacaktı. Ama öyle olmuyor işte. Dünya hep vahşiydi, öyle de olmaya devam edecek. Sadece vahşet şekil değiştiriyor. Biz faniler kendimizi belki koruyabiliriz bu vahşetten. Siz hiç İdil Biret’in ya da Pekinel kardeşlerinin selülitlerinden söz edildiğini duydunuz mu? Elbette herkes Biret ya da Pekinel olamaz ama dünyaya size doğuştan bahşedilen güzelliklerle kalıcı bir iz bırakamazsınız. Hiç kimse güzelliğin etkisini yatsıyamaz. Hatta tanımlanmış güzellik kriterlerine uymasa bile salt gençliğin ve diriliğin dahi insana kattığı çekicilik bir gerçektir. ’Güzellik geçicidir’ bir klişe olmakla birlikte evrensel bir gerçektir. İngiliz’lerin ’borrowed time’ dedikleri, adeta ödünç alınmış bir zaman dilimidir güzellik. Egonuzu besleyecek, gururunuzu okşayacak bir faktör olarak sürekliliği yoktur. İşte bu ödünç zamanı iyi değerlendirip başka zaferler bulmanız gerekir. Ya da zafersiz bir yaşamdan yüksünmeyecek kadar bilgelik edinmeniz.

***Alaçatı’ya yerleşen yeni yazarımıza “hoşgeldin!” diyoruz. yarimada.org

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. mine dedi ki:

    Ben de hoş geldiniz diyorum. Bu hafif uyaran ve huzur kaçırmayan hoş yazı için de tebrikler, teşekkürler