ALTIN 474,84
DOLAR 7,8481
EURO 9,1704
BIST 1.127
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30 °C
Parçalı Bulutlu

Rüzgar Enerjisi Santralı, RES..

03.02.2013
2.408
A+
A-

Rüzgar Enerjisi Santralı, RES..

ÖRES “SALMAN RES PROJESİ” HALKI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI HAKKINDA!..

Öres Elektrik Üretim A.Ş. firması, Karaburun’un Salman, Parlak ve Sarpıncık köyleri bölgesinde kurmayı planladığı “Salman Rüzgar Enerjisi Santrali (RES)” projesinin uluslararası finansman ve sertifikasyonu için gerekli olan sözde “Halkı Bilgilendirme Toplantısı”nı 1 Şubat 2013 Cuma günü saat 14.00’de Parlak Köyü kahvesinde yapacağını duyurdu. Karaburun İlçesinde, Mordoğan’dan başlayıp Salman Köyü’ne kadar uzanan geniş bölgede 6 ayrı şirkete ”ÇED gerekli değildir” raporu ile üretim lisansı verilmiş ve bir bölümünün inşasına başlanmıştır. Karaburun Yarımadası, kurulacak türbinler, türbinler arası yollar, kablo döşeme hendekleri, santral, iletim hatları, türbinler ve direklerinin taşınması için genişletilen ve açılan yollar ve bütün bunlarla ilgili yoğun inşaat faaliyetleriyle birlikte tam bir yokoluş sürecine girecek. Yaylaköy, doğaya ve yaşamına verdiği zararlarla RES deneyimini çok acı bir şekilde yaşadı, yaşıyor… Şimdi bu köylerimiz de yeni bir RES hoyratlığına “Hayır” diyor, Yaylaköy deneyiminin tekrarlanmasını istemiyor. Evet, RES’ler yenilenebilir ve temiz enerji üretirler. Ancak, karbondioksit salınımı/sera gazı azaltımının faturasını Yarımada halkına, bu bölgedeki canlı türlerine, kısacası doğaya ve hayatın kendisine ödetmek adil midir? WWF (Dünya Yaban Hayatı Koruma Vakfı) gibi uluslararası kuruluşlar, Karaburun’un doğası ve yaşamı için verdiği mücadeleden hareketle, RES yatırımlarının Avrupa ölçeğinde çevre ve sosyal etki kriterlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Yapılan bilimsel çalışmalar, Karaburun Yarımadası’nın kıyı, deniz, dağ, orman, sulak alan gibi farklı ekosistemlere sahip olması nedeniyle zengin ve önemli bir biyoçeşitliliğe ev sahipliği yaptığını göstermektedir. Yarımadamız, “Sıfır Yok Oluş Bölgesi” içinde ve “Başka Yerde Olmayanlar” sınıflandırmasında, içinde nesli tükenmekte olanlar ile ulusal ve küresel ölçekte koruma altına alınanlar ve çeşitli düzeylerde tehdit altında olanların da bulunduğu çok çeşitli flora ve fauna türlerini barındırmaktadır. Bu değerlerin korunması, bizlerin ülkemizin ve dünyanın sorumluluğudur. Bu doğa insanlara geçimini, başta keçi olmak üzere küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, zeytincilik, erken mandalina, enginar, bağcılık, nergis, sümbül, kıyı ve dalyan balıkçılığı, organik tarım ve alternatif turizmden sağlama, doğayla uyum içinde yaşamını sürdürebilme olanaklarını sunmuştur. Zaten bu uyum içinde yaşayan Yarımada halkı, kendi varlığı ile doğal yaşamı tehdit eden faaliyetlere ve yatırımlara karşı tüm köyleriyle ortak bir kararlılık sergilemektedir. Yarımadamızdaki zengin bitki ve hayvan türlerinin yaşamını, geleneksel tarım ve balıkçılık faaliyetlerini, mera ve otlakları, çok kısıtlı ve bu nedenle çok değerli olan tarım alanlarını, kısacası yaşamımızı tehdit eden talancı, yağmacı ve yereli yok sayan girişimlere karşı doğamızı ve yaşam hakkımızı savunuyoruz. Kalıcı çözümün, Karaburun’un bütüncül bir yaklaşımla, ekosistemin ve biyoçeşitliliğin korunmasını, sürdürülebilir kalkınma ve kültürel değerlerin devamlılığıyla birlikte ele alan Biyosfer Rezerv Alanı olarak tanımlanmasından geçtiği görüşündeyiz. Bu çerçevede : Karaburun Yarımadası’nda, yeni RES yatırımlarına izin verilmemesi, inşaatına başlanmamış RES projelerinin durdurulması, inşaatı devam etmekte olan RES’lerin denetlenmesi ve neden oldukları zararların tazmini için yerel aktörlerin de katılacağı bir sistemin oluşturulması yönündeki girişimlerimizi sürdürmekte kararlıyız. Zengin bir doğayı ve insan yaşamını doğrudan etkileyecek bir yatırım hakkında sadece bir saat sürmesi planlanan “halkı bilgilendirme” girişiminin, doğa talanının üstünü örtmek ve gerekli dosya belgelerini tamamlamaktan başka bir anlamı olmadığı açıktır. Parlak Köyü’nde 25.01.2013 tarihinde yaptığımız toplantıda yöre halkı bu sözde “Halkı Bilgilendirme Toplantısı”na katılmayı reddetmiştir. Bu irade ve karar ulusal ve uluslararası düzeyde her türlü hukuksal haklarımızın da bilincinde olarak, Karaburun Kent Konseyi, Karaburun ve Mordoğan Belediye Başkanlıkları, Yarımada’daki Sivil Toplum Kuruluşları, diğer Köylerin Muhtarlıkları tarafından da aktif olarak desteklenmektedir.

BAŞKA KARABURUN YOK!

KARABURUN KENT KONSEYİ.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.