ALTIN 965,28
DOLAR 16,1920
EURO 17,4658
BIST 2.438,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 33 °C
Az Bulutlu

Plaj Senin Kül Tablan mı? – Mahmut Tolon –

20.09.2013
1.594
A+
A-

Plaj Senin Kül Tablan mı?

ABD gezisi yaptım daha doğrusu epeyce Florida, iç güveyinden hallice Washington DC ki orada sadece Smithsonian müzelerini gezdim. Delaware ve New Jersey de toplam yaklaşık 7000 km araba kullandım.

Tam kırk yıl önce orada benzer ama daha uzunca bir gezi yapmıştım bir tıbbiye stajı yaparken. Birkaç gün içinde hazırladığım “ABDliler Semizotunu bilmiyorlar “ isimli bir yazıyı buraya yükleyeceğim. Özetle ABD nin inanılmaz mümbit tarım arazileri, dolayı ile “lider millet” konumunda olduğuna değindim ve bir de gerçekten semizotunu bilen tanıyanın az olduğundan.

Hekimler bilhassa çok sağlıklı olduğundan buralarda semizotunu çok tavsiye ediyorlar. Orada ot muamelesi görüyor.

Benzin , mazot bizdeki fiyatın üçte birine. Bir de uçsuz bucaksız verimli arazileri ekle tarımda neden lider ülke konumunda olduğu ortaya çıkıveriyor.

Sıkıysa sigara izmaritini plajda kumlara at, cezası eyaletten eyalete değişmekle beraber 400 veya bin dolar olunca plajlar tertemiz. Sigara izmaritleri poşetler yok.

Biz de temizlik ve yere çöp kavramı ceza müessesi olmadan işlemeyecek. Sadece eğitim ile çözmek mümkün değil. ABD li de zaten daha eğitimli olduğu için çöp atmıyor denemez; Para cezası olduğu için atmıyor. Bir süre sonra alışkanlık haline geliyor. Kırk yıl önce de benzer yasak ve ceza tabelalarını görüp yazmıştım. Eh seçim kanununun değişmesi gerektiğini de yazmıştım pek değişen bir şey olmadı bu konularda.

Güzel bir seyahat geçti, torun torba oraya yerleşmiş Almanya’dan okul arkadaşları ve araç kullanırken Einstein in yaşam öyküsünü dinledim o bitince Stanford üniversitesinden bir biyolojide beyin ve sinir sistemi ve davranış konusunda 18 saatlik ders dinledim. Yıpranan bilgiler tazelendi, yeni şeyler öğrendim.

Çin ve Japon lokantaları her köşe başında. Çok sayıda koşan ve bisiklet binen insan gördüm. İnanılmaz bir tüketim toplumu. Tüm iletişim imkanlarına rağmen kırk yıl sonra tümümüzün alışkanlık denilen en öne çıkan özelliğinden dolayı bazı şeylerin kolay değişmediğini bir kez daha anladım sanki. Bar, pavyon dolaşmadan geldim. Ne yaparsın insanlar cins cins.

Heyecan derseniz olmadı değil yakalansaydım tutuklanması gereken bir suç işlemişim bilmeden. Çalışmayan üstü açık arabada torunu arkadaki çocuk koltuğunda bırakıp 10-12 metreden bir sipariş aldım – ki her an gözüm torundaydı-. Ama çocuğu arabada bırakmak suç imiş bu, sonradan öğrendim. Güzel farklı denizlerde yüzdüm ama doğrusu Ege’yi özledim.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Merih Yücel dedi ki:

    İnsan oğlu bu, hangi ülkede olursa olsun yaptırım olmadığı sürece yere çöp atar. Doğayı öylesine algılıyoruz ki: ” O bize ait. Ona her türlü iyiliği ve kötülüğü yapmaya bizim hakkımız var. Zira gezegenin en akıllı, en üstün organizması biziz.”
    Yanılgısıyla, kendimizi merkeze yerleştirip, öyle bir yağmalıyoruz ki bize yaşam sağlayan doğal varlıklarımızı. Bu anlamda düşündüğümde: İnsanın çok aptal ve parazit bir organizma olduğu gerçekliğinin ötesine geçemiyorum ne yazık ki…
    Mahmut bey, kaleminize sağlık.