ALTIN 462,45
DOLAR 7,9431
EURO 9,4949
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17 °C
Parçalı Bulutlu

Oy ve Ötesi Ege Bölgesine ve Tüm Ülkeye Gerek

02.04.2014
1.667
A+
A-

Seçim sonrası kendi yazdıklarımı en alta yazacağım. Ama bu seçimin bir ümit vaadeden oluşumu Oy ve Ötesi www.oyveotesi.org . Bu kuruluştan Didem Sılay Hanım’ın yazdıklarından bir bölümü aktarmak istiyorum. Kendisi ile konuştum. Politik fikirlerini bilmiyorum. Muhtemelen detayda bir sürü farklı düşüncelerimiz de vardır. Altta seçim sandığı gönüllü gözetmeni olarak yaşadıklarından bir alıntı:
“Hazin bir seçim gününün ardından..

“Herkese Merhaba!

Başlığa bakıp, seçimi yine AKP kazandı, mutsuzum ve bu yüzden yazıyorum diye düşünmeyin lütfen. O vehamet başka bir boyut, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetten giderek uzaklaşıyor olmamız yalnızca mutsuzlukla açıklanamaz…

Ben yalnızca dün seçim sırasında yaşadıklarımı yazacağım – bunu özellikle annem istedi. Aslında benim bunları bile yazacak hevesim ve halim yok. 2009 seçimlerinde görevli olduğum sandık Beşiktaş’taydı. Bu sefer Oy ve Ötesi oluşumuyla Gaziosmanpaşa’da görev aldım. Mümkün olduğunca nesnel bir şekilde gözlemlerim ve olanlar şu şekilde:

– Gaziosmanpaşa İlçesi’ne bağlı Karayolları Mahallesi’nde bulunan Küçükköy Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi 3188 numaralı sandıkta gözlemciydim (3 sandıkta aynı anda görevli olmam istendi ama bu ne yazık ki mümkün olmadı).
– 317 seçmenin kayıtlı olduğu sandığın çoğunluğu Bingöllü ve Siirtli idi.
– Bu seçmenlerin büyük bir kısmı dün sabah (!) saat 7:00 uçağı ile Istanbul’a geldiklerini söylediler – aceleleri vardı, zira öğle uçaklarına yetişeceklerdi (!). Hepsinin GOP’tan seçim kağıdı olduğundan, kendi illerinde de ikametgahları var mı ve mükerrer (hatta defalarca) oy kullandılar mı, bunu ispatlamam mümkün değil. Bunu partiler mutlaka yapmalı.
– Kadının adı, düşüncesi, eğitimi, beyni, siyasi bir eğilimi, hatta dili yok… Bu kadar net! Tamamı başı kapalı (yarı yarıya da kara çarşaflı) kadınların zaten çoğunluğu Türkçe bilmiyor. Zarf, oy pusulası, damga onlar için uzay aracı. Zaten bu yüzden değerli oğulları, kocaları, babaları onların adına karar verdiklerinden, kadını kolundan çekiştirip nüfus kağıdını da suratıma uzatıp, onlarla oy kullanma kabinine rahatça girmeyi doğal sayıyorlar.
– İtiraz edip, avukat çağırıp (Av. Vakur Bey), bunun kanuna aykırı olduğunu ilgili kanun maddesini yüksek sesle okuyup, durumu engellemeye çalışınca, önce sandık başkanının “ama ne var ki, ailesi yardımcı olsun” cümlesini duymak, dehşet vericiydi. Bu duruma müsaade etmeyeceğimi belirtince ve avukat da beni teyid edince, akrabaları ile birlikte (!) oy veren insan irisi gençlerin bana bakarak bozuk bir aksanla “bu karı da nereden çıktı, biz yıllardır burada böyle oy veriyoruz, babam okuma yazma bilmez, zaten Türkçe de bilmiyor” laflarını yemek de cabası.
– Amca oy kullanmaya ehil değil, adını bile söyleyemiyor itirazlarıma ise “Yüksek Seçim Kurulu seçmen kağıdını göndermiş bir kere, sen mi daha iyi bileceksin, devlet mi” cümlelerine boyun eğen sandık başkanları… Sahi bunu bütün gün düşündüm, hele kara çarşaflı teyzeler birbirinin aynı. Evde yatan/ehil olmayan pek çok kişi yerine, onların nüfus cüzdanı ve seçmen kağıdıyla oy kullanan “yardımsever” vatandaşlara ne yapılabilir, bilmiyorum.
– “Evet” mührü zaten çok zor (!). Tepesinde “evet” yazısı yazan yeri damgalamaya çalışıp “bu bozuk olmuyor” diye elini damgalayandan tutun da, gün ortasında mührün kırılmasına kadar!
– Eşler ve erkek çocuklar kadınların yerine, onların yanında oy kullanamazlar kuralını çiğnetmeyeceğimi anlayan sandık başkanı, ben yardımcı olayım ve onlara anlatayım dedi. Kadınlar ve erkekler perdeyle ayrılmış yan yana iki alanda oy kullanırlarken, yanda erkek bağırıyor (Kürtçe) ve sanırım kadına nereye oy basacağını söylüyor… Oy pusulasını gösterip, bak buradan sekiz tane say ve mührü bas diye “kadını” direkt yöneten erkekler, her üç pusulada 8. parti farklı, canım benim. Bu yüzden birer ikişer oy alan adını kimsenin duymadığı parti bu sandıktan niye çıktı diye sorulmamalı 🙂
– Nüfus cüzdanları kadınlarda durmuyor, hep erkeklerin elinde ve cüzdanlarında. Kadının bir kimliği olmadığından, atacağı oya da kendi karar verecek değil ya. Hatta bir adamla tartıştım “siz eşiniz adına karar veremezsiniz, oyunu kendi kullanacak, çekilin oradan” dediğimde, adam “bizde ayrı gayrı yok, ben ne dersem o” demesin mi… Güler misin ağlar mısın…
– İmza atmayı bırakın, kalem tutamayan kadınlar (ve erkekler). İmza yerine parmak basanların hepsi kadın ne yazık ki…
– “Bu kimlikte TC kimlik numarası yok, geçerli kimlik verin” sorusuna cevabın “aha buyur bacım, söylüyorum sana” diye cep telefonundan TC kimlik numarasını okumaya çalışan amca… Tabii öğleden sonra geçerli bir kimlikle geri geldiğinde bana zerre kadar gülmüyordu, o ayrı.
– “Evet” mührü kullanımı birkaç kere sandık başkanı tarafından boş kağıtta gösterilmeden oy kullanmaya gitmeyenler (hemen hemen tüm kadınlar) arasında bir tanesi beni hepten üzdü. Mührü “erkek” sandık başkanın elinden almak istemeyen kadın, bir de üstüne “bunun temizi yok mu?” diye sordu….” diye anlatmaya devam ediyor Didem Sılay… Bence desteklenmesi gereken bir oluşum.

Tekrar OY ve ötesinin linki. www.oyveotesi.org. Benim yazdıklarım ile ilgilenen olursa onun da linki burada:http://mahmuttolon.wordpress.com/2014/03/31/bayram-olsa/#more-1995 M.Tolon

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Cengiz Sagcan dedi ki:

    Sn.Tolon,İstatistik biliminde,bir kaç örneğin bütünü göstermesi mümkün değildir.Siz istisnai bir durum
    örneğini,bütün Türkiyede durum budur şeklinde sonlandırmaya çalışıyorsunuz.Ülkemizde hala böyle in-
    sanlar varsa bunun suçlusu Ak Parti değil,Ak Parti öncesi yönetimlerdir.İlaveten,orada suç niteliğinde bir
    icraat varsa,bunun sorumluları başta tarafsız olup kuralları uygulayacağına YEMİN EDEN sandık kurulu başkanı
    ile sandık kurulunda bulunan siyasi partilerin temsilcileridir.Olay bana CHP’li militan bayanın mübalağalı bir
    resmedişi,ve münferit olarak görünürken,size ise tüm Türkiyenin acıklı hali gibi yorumlanıyor.
    Ak Parti ile olumlu yönde gelişen ülkemiz için siz ve yakın çevreniz biraz insafa gelirse,muhalefetin hayal dahi edemeyeceği ,2023 büyük hedeflerini daha kolay yakalarız diye düşünüyorum…
    daha kola