ALTIN 462,45
DOLAR 7,9431
EURO 9,4949
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17 °C
Parçalı Bulutlu

Önyargılar Güzel Değildir… Zeki KIVRAK

21.01.2015
1.381
A+
A-

Şimdi; Tolon’u tanıyanlar ve beni tanımayanlar Tolon’a taş attığımı, onunla polemiğe girmek istediğimi düşünecektir. Alakası yok.
Sadece saflıkta kazlarla boy ölçüşen soyumuz ile ilgili olarak, yani insan soyumuz demek istedim, lütfen yanlış anlaşılmasın, muhteşem gözlemlerini yazıya döktüğü “Önyargılar Güzeldir” kitabının ismi ile polemiğe girmek istedim, başka anlam yüklenmesin.
Ve yazı başlığımı öyle herhangi bir kinaye vesaire olarak değil, mutlak kelime anlamı ile ifade etmek istediğimi apaçık belirteyim. Üstelik hikayem girizgahtan edinilebilecek yanılsama ile öyle mizah filan da kokmaz. Ciddidir.
2008 yılları. Baltimore’da çalıştığım işyerinden bir arkadaşım. Haydi adını da vereyim Tabita. İnşallah bu yazıyı herhangi bir şekilde bir yerlerde okuyup başımı derde sokmaz.
Tombalakça, boyu benden biraz küçük, kilosu benden 20 kilogram daha fazla, yaşı benden 10 yaş kadar daha genç, çirkince ama sevimlice bir hanım. Ya da dişi demek gerekli herhalde. Hanım olmasına rağmen kendisini hanım olarak hissetmiyor, ya da hanım olarak hissetmemeye çalışıyor demek daha doğru. Öyle davranıyor.
İş yerinden başka bir hanımla beraber yaşıyor. Beraber yaşadığı hanım, yüzü çok güzel, ama çok çok aşırı kilolu oldukça genç bir kızcağız. Aşırı kilosundan dolayı erkek arkadaş bulamamış olabilir, bu konuda çok emin değilim.
Tabita ise çok zeki. Geçmişte erkek arkadaşlıkları olmuş. Hatta evlenmişte. Ama sonunda erkeklerden illallah demiş, hanımlarda karar kılmış.
Türkiye’de çok sıradışı sayılabilecek bu ilişki, batı ülkelerinde sıradan sayılır. En azından görünüşte öyle. Ama, ben bu sıradışı ilişkiyi yine amerikalılardan öğreniyorum, demek ki çoğu zaman onlarda da pek normal değil aynı cinsten insanların bu türden ilişkileri. Birisi kulağıma fısıldayıp “bunlar böyle” demese hayatta anlayamam. Hem kendi dünyama gömülmüş kalmışım. Hem de hakikaten hiçbir şekilde hiçbir şeye önyargım yoktur.
Sonuçta amerikalılardan daha liberal olacak şekilde her ikisi ile de son derece samimi ilişkiler kurdum, arkadaş oldum. Sonuçta insanların kendi seçimleridir, diledikleri gibi yaşarlar.
Hatta, birara aptal merakımı yenemeyip patavatsızca sordum da:
“Hayırdır Tabita, ne iş?”
Tabita’nın cevapları utandırmıştı beni.
“Kocamdan çektiklerimi, bana yaptığı iğrençlikleri sana anlatacak kelime bulamam!” türünden şeyler söylemişti. Bir daha da bu tür konuların özeline girmemeyi öğrendim.
Aradan yıllar geçti. Bir başka şirkette, yemekhanede çalışan bir hanım yanıma geldi:
“Benim bir kızım var!” dedi.
“Kızım diyorum ama o kendisini oğlan varsayıyor. Uzun zamandır iş arıyor ama bu özelliğinden dolayı iş bulamıyor, yardımcı olur musunuz?”
Hemen Tabita, Tabita’nın muhteşem zekası ve inanılmaz çalışkanlığı aklıma geldi.
“Tamam!” dedim,”elimden geleni yaparım.”
Patronu ikna etmeye çalıştım, önce ciddi bir itiraz geldi, uzun bir uğraşı sonunda ikna oldu, eleman ihtiyacımız vardı.
Sonra diğer çalışanların alaycı tavırları biraz moralimi bozdu.
Aldırmadım, işe başlattım. İlk gün epeyce dedikoduya maruz kaldım. Hatta, çocuk yanlışlıkla erkekler tuvaletine girince hemen yetiştirdiler, ben de epey panikledim. Ama vazgeçmedim.
Sonra ne oldu bilir misiniz?
Herkes onu kanıksadı, kabullendi. O da öncelikle benim yüzümü kara çıkartmayacak kadar çok çabaladı, işini çok ciddiye aldı ve şirketin en iyi çalışanları arasında kendine iyi bir yer buldu.
Gelmek istediğim nokta şu:
“Kelimenin gerçek anlamı ile önyargılar güzel değil!”
Her konuda öyle ama. Hayatın her alanına bakışımızda kesinlikle önyargılarımızdan kurtulmalıyız.
Buna dini inançlar ve siyasi bakış açıları da dahil…

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. tolon dedi ki:

    Ne kadar güzel! Kız için sevindim. Bu önyargılar olmazlarsa aşılamazlar ve insanlar habire ayni hataları yapmaya devam ederler. Hala da ediyorlar da önyargı kötü ve hatalı bir tutum olarak anlaşılıp öğretilince bizim yepyeni bir boyuta erişmemizi sağlamıyor mu? Sadece bu açıdan önyargılar güzeldir:)
    sevgi ile mt