ALTIN 474,84
DOLAR 7,8481
EURO 9,1704
BIST 1.127
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30 °C
Parçalı Bulutlu

Neo-Klasik İktisat Teorisinin Son Dönemdeki Eleştirisi : Post Otistik İktisat Hareketi

13.04.2012
4.852
A+
A-
Reklam

Post otistik iktisat, 2000 yılında Fransa’da  Ecole Nor­male Superieure”in iktisat öğrencileri tarafından başlatılan ve çeşitli ülkelerin öğrencileri ve akademisyenlerinin katılımı ile devam eden, bir “protesto” hareketidir.  Hareket, “ekonomi biliminin yöntem ve anlamını” tartışmaya açar. Post otistik iktisatçılara göre, iktisat artık otistik bir bilim haline gelmiş, gerçek hayatla tüm bağını koparmış, tümüyle matematiğin soyut formülleri arasında kaybolmuştur. İktisat, gerçek hayatla bağı olmayan hayali modeller kurmaktadır, otistik bir birey gibi kendi içine gömülmüş olup, dış dünyayı reddetmektedir. Zira bunu, iktisadın insan modeli “Homo economicus” örneği ile de gözlemleyebiliriz. Bu birey sınırsız tüketim arzusuna sahip olan, kendi taleplerinden ve kendi dışındakilerden öte bir şeyle ilgilenmeyen, otistik bir modeldir.

İktisat için, matematik bilimi bir araç olmaktan çok, amaç halini almıştır. İktisat öğrenimi tüm Dünya’da neoklasik teorinin mutlak ve tartışmasız doğru olarak ezberletildiği bir bilim haline gelmiştir. Öteki iktisadi düşünceler  yok sayılmaktadır. Bazı üniversitelerin müfredatından iktisat tarihi ve iktisadi düşüncenin tarihi derslerinin çıkarılmasının gündemde olması da bunun bir göstergesidir.  İktisat biliminin bu durumunu Nobel ekonomi ödüllü ekonomist  Joseph Stiglitz, şu şekilde izah eder: “İktisat acı çekmektedir ve yeni yöntemler aramaktadır. “

Durum bu şekildeyken, 2000 yılının Haziran ayında Paris’te bir grup iktisat öğrencisi iktisat müfredatının yeniden yapılandırılması adına bir bildiri yayınladılar.  “Hayali dünyadan kaçmak istiyoruz.” diye başlayan bu bildiri, neyi istediklerini yalın ve alçak gönüllü bir üslupla anlatıyordu. Bildiri şöyle devam ediyordu:

Bir çoğumuz vatandaşların bugün karşı karşıya oldukları iktisadi fenomeni daha derin bir şekilde anlamak için iktisat okumayı seçtik. Fakat sunulan şu öğretim,büyük bölümünü neoklasik teorinin ya da ondan kaynaklanan yaklaşımların oluşturduğunu söylemek genel olarak bu beklentiye cevap vermiyor. Bunun yerine , ilk aşamada teori kendini yasalar uygun bir şekilde tesadüfiliklerden ayırdığı zaman bile, gerçekliğe dönme gerekliliğini nadiren dikkate alıyor. Empirik yanı(tarihsel gerçekler, kurumları işlevlendirme, birimlerin davranış ve stratejilerini okuma…) hemen hemen tükenmiş. Dahası öğretimdeki bu uçurum, bu gerçeklikleri dondurmaya aldırmamazlık, kendilerini iktisadi ve sosyal aktörler olarak yararlı diye anlatmak isteyenlere muazzam bir problem çıkarıyor.

Öğrenciler, soyut ve karmaşık matematik formülleri, gerçek ekonomik hayatta işlemeyen birçok öngörü ve içine gömülmüş bir iktisat bilimi yerine;  olayları analitik bakış açısıyla yorumlayabilecekleri ve onlara düşünmek için daha geniş bir yer  bırakan yeni bir iktisat öğrenimi talep ettiler.
Dersler, çok kez düşünmeye yer bırakmıyor. Mevcut iktisadi sorunlara tüm yaklaşımların dışında, genellikle sadece bir tanesi bizlere sunuluyor. Bu yaklaşımın TEK iktisadi gerçekmişcesine bir pür aksiyomatik süreç amacıyla her şeyi açıklayacağı umuluyor. Biz nesnelerin karmaşıklığına ve iktisattaki bir çok sorunla(işsizlik, eşitsizlikler, finansal piyasaların yeri, serbest ticaretin avantajları ve dezavantajları, küreselleşme, iktisadi büyüme vb.) çevrelenmiş belirsizliklere adapte olmuş yaklaşımların bir çoğulluğunu istiyoruz.

Öğrencilerin  “Bize dayatılan bu otistik bilimi istemiyoruz.” sözleriyle biten bu bildirisi Paris haber ajanslarında geniş yer bulmuştur. Fakat Le Monde’da yer almasıyla bu hareketten tüm dünya haberdar olmuştur. Bununla beraber içinde akademisyenlerin de bulunduğu 500’den fazla iktisatçı tarafından desteklenmiştir.  Tartışmaların ve baskının artmasıyla beraber  Fransa eğitim bakanlığı, iktisat müfredatının incelenmesi adına çalışma başlatmıştır.

Türkiye’de ise durum dünyadakiyle paralellik göstermektedir. Zira tartışmalar Türkiye’de de geniş yer bulmuştur. İstanbul Üniversitesi ve ODTÜ öğrencileri, hareketi destekleyen ve iktisat müfredatının sıkıntıda olduğunu anlatan bildiriler yayınlamışlardır. Öte yandan İstanbul Üniversitesi İktisat Mezunları Cemiyeti , “Post Otistik İktisat” adında bir kitap hazırlamışlardır. Kitapta, post otistik iktisat hareketinin başlangıcından günümüze değin dünya çapında yapılan tartışmalar ile İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin bildirisine yer verilmiştir. Ancak ne yazık ki yine de, bu hareket Avrupa’dakiyle kıyasla çok geniş kitlelere ulaşamamıştır.

Sunduğı radikal bakış açısıyla, iktisat bilimini ve öğrenimini kapitalist sistemin tekelinden kurtarmak, toplumun sorunlarına çözüm üretebilmek gerçek ekonomik hayattaki işe yararlılığını arttırmak adına, bu hareket oldukça umut vericidir.

Ezgi Oral

İstanbul, 2012

Reklam
Yasemin Tutal
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.