ALTIN 754,45
DOLAR 13,0691
EURO 14,8758
BIST 1.804
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 19 °C
Gök Gürültülü

Mucize.. İskender Orbay ..

09.06.2014
1.287
A+
A-

Mucize..

Dünya ya gelirken yüce yaratan bizleri can vererek ödüllendirdi. Dikkat ederseniz Bir de aklımıza koyalım lütfen, hiç bir mucize de sıradan ya da gerekçesiz değildir. aslında en büyük yaşamdaki görülmesi gereken mucize de budur bana göre…Bana sorarsanız her birimiz için, dünyada olmak bizim sıfatımız için bir kanıt olmak da. Yine bilmeliyiz ki, insanlar bana göre sevgi ve de diğer canlılara kişisel sunduklarımız ile bir mertebede olurlar.. Mertebe kendi yaşadıklarını, yapmış olduklarını ya da buradaki gibi kendimizce yazdıklarımız ile, bir mertebe de olabilmek gibi bir sıfatımız yoktur…Hayat basit anlamı ile, yaşanılanlarla değil, bize verdikleri, bize kattıkları ile ölçülür, değerlendirilir. Kısacası bize ne anımsatıyor ise, odur hayat.. Mesela biz buralarda bir-iki satır yazanlara bir bakış atsanaza….Bizim gibiler, kitlelerin , yaşayabildiğimiz dönemin fikir akımları, sosyal yaptırımları ile davranan ya da satırlarına yön verenler değil, tersine tüm bu oluşlara yeni, keşfedilmemiş yöntemler-yollar arayan ve bildik o rüzgarlara da karşı durmaya bakan, yalnız insanlarızdır. Ama içimizde hep bir mucizeyi de paylaşmak ya da bulup da, sunmak arzusu var. Belki de, yazabilenler olarak temel de satırlarla bir çatışmamız da olabilir.Bu da bizi anlayabilenler için sorun değil ama anlayamayanlar için ise, aslında bize sorun olmaktadırlar. Bir dönem üni.de çalışırken , olduğum kentte her hafta bir-iki kez tv. programına çıkardım yapımcı ile. Her seferinde aynı soru…Bir sonraki programda konu ne olsun ? diye…Ben de derdim ki, o program saati olsun, konu o an belli olur. Basında aslında bu işlemler hep zor gözükür ama hiç de zor değildir.Bilirdim ki, etraftaki onca olanlar mutlak bizi yalnız bırakmaz ve yeni bir konu anında verirlerdi… Mesela gazete ve ya dergilerdeki satırlar yayınlanmadan önce bir grup kişi, gerekli düzeltmeleri yapar ve de satırlar son kontrol sonrası basıma girer. Ama fikirlerde, düşüncelerde sadece siz, sizlesiniz. Yani fikir de sizde, düzeltme de sizde…Siz ne dersiniz bilmem ama bence beynimiz en gelişmiş dünya nimetidir bizler için…Düşünseneze , bir asrın bir yerlerdeki hükümdarları bile sonsuzluğu anlayamamışlar ki, öldükten sonra yeniden dünyaya gelme arzuları nedeni ile dayanıklı mezarlar yaptırtmışlar. Yani beyin den gerekli istifadeyi yapamamış, başka yönlerde tasarrufa girmişlerdir…Örnek mi, en basitinden eski Mısırdaki piramitler , Hindistan da ki tac- mahal gibi…Özet şu olsun, bizler kabul edelim ya da etmeyelim, birisini kaybetmek korkusunu bizlere korkutucu gelmesin. Kabul edelim artık…Ölüm insanların kaybı değil, tersine yeni bir hayata başlangıcıdır. Beden toprak olurken, asıl çekirdek olan ruh, bir diğer diyara gitmek üzere gökyüzüne yükselmektedir. Yani beden ölümlü, asıl çekirdek ise ölümsüzdür.. Dolayısıyla o beynimizi, içimizi kemiren ölüm korkusundan kurtulmaya bakalım. Fikirlerde de , ruhumuzda da daima güzellikler olmalı. Evet, gün gelecek nefes almamız bitecek ve önceden yazdığım gibi bir diğer yolculuk başlayacaktır…Düşünün , bestecisi olmadan hiç bir müzik parçası olur mu, olmaz. Bu bakımdan, ne olursa olsun, yaşama şöyle bir dönelim ve gülümseyerek, iyilikler ile bakalım. İçimizde bir bağ olmalı yaşam ile, dünya ile, canlılar ile. Bu nedenle yaşam sürenin ne önemi var ki….Akrep ile yelkovan bırakın saatte yarışsın…Yeter ki içimize bir yorgunluk, bir çaresizlik, bir ümitsizlik, bir yılgınlık ve karamsarlık olmasın. Kendimize ait bir MUCİZE beklemeyelim. Bilelim ki, asıl mucize biziz…Mucize bizimle başlar ve bizimle oluşur. Ne ye hasret isek , onu mucizede değil, kendimizden bekleyelim ve olması içinde gayret gösterelim.Yeter ki FARKINDA olalım ve hissedelim. Hayat aşkını önce ruhumuzda anlayalım ve sonrada diğer insanlarla, canlılarla paylaşalım.. Hani derler ya…An olur o mucize gelir diye, kendinize bir bakın ve denilen mucizeyi görün. Siz o beklediğiniz mucizesiniz. Haydi yaşama doğru ama kendi sahip olduğumuz mucizemiz ile…İZMİRDEN hepinize esenlikler diliyorum. Saygılar, Sevgiler benden….Orbay

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.