ALTIN 473,84
DOLAR 7,8261
EURO 9,1376
BIST 1.121
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30 °C
Parçalı Bulutlu

Magna Carta

02.01.2012
280
A+
A-
Reklam

Magna Carta

İnsanlığın kültürel evrimindeki ilk uzlaşma senedi:”Magna Carta”.
Günümüz anayasal düzenine ışık tutan, bugün bile ihtiyaç duyulan ve hala daha güncelliğini koruyan(!) bu belgeyi sanırım herkesin incelemesi, bilmesi gerek. Gelin tarihin ilk anayasası kabul edilen bu önemli belgeyi şöyle bir inceleyelim ve kültürün 800 yıl önceden günümüze nasıl evrildiğine bir göz atalım.
Dilimize büyük özgürlükler sözleşmesi şeklinde yerleşen “Magna Carta(Manga Carta Libertatum)” temel olarak 1215 yılında imzalanan bir İngiliz belgesidir. Günümüzdeki anayasal düzene ulaşana kadar yaşanılan tarihi sürecin en önemli basamaklarından birisidir
Bu belgenin ortaya çıkışına neden olan gelişmeler oldukça eskiye dayanmaktadır. Kralın iktidarı tamamen ellerine geçirip baronları saf dışı bırakmak istemesi üzerine zarara uğramaya başlayan baronlar krala karşı mücadele yürütmüşlerdir. Baronlar ve krallar arasındaki bu mücadele yaklaşık 150 yıl kadar sürmüştür. Baronlara karşı tutumları ile bardağı taşıran kral 1. John’un 1214’te Fransızlara yenilmesini bilen baronlar toplanarak isteklerini belirten bir taslak hazırladılar. Kralın baronlara cevap vermemesi üzerine önemli şehirleri ele geçirerek kralı anlaşmaya zorladılar. Sonunda kral 1215 yılında yetkilerine bazı kısıtlamalar getiren Manga Carta Libertatum’u imzalamış oldu.
Bu sözleşme ile büyük malikane sahipleri geniş imtiyazlar elde ediyorlar ve derebeyliklerinin temelini sağlam bir zemine oturtuyorlardı. Halk ise yine serf olarak kalıyor, baronlarının toprakla birlikte alıp sattığı köle durumundan kurtulamıyordu. Bu nedenle Manga Carta bazı çevrelerce tarihin en büyük yalanlarından biri olarak kabul görmektedir. Çünkü onlara göre amaç sadece baronların haklarını yeniden kazanmasını sağlamak ve korumaktı. Fakat Sözleşme kralın bazı yetkilerinden feragat etmesini, kanunlara uygun davranmasını ve hukukun kralın arzu ve isteklerinden daha üstün olduğunu kabul etmesini zorunlu kıldığı için tarihin önemli dönemeçlerinden biri olarak yer almaya devam etmektedir. Kralın keyfî yönetiminin ilk kez sınırlandığı Magna Carta, kralla uyrukları arasındaki karşılıklı hakları saptayan bir tür anayasa niteliğindedir. Bu nedenle tarihteki ilk anayasa olarak kabul edilir.
Manga Carta 63 maddeden oluşur. En önemli maddelerden biri olarak sayılan 39. Madde ‘Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak veya hapsedilmeyecek veya mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak veya kanun dışı ilan edilmeyecek veya sürgüne gönderilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır.’ şeklindedir. Ülkemizde günümüzde dahi ne kadar uygulandığı tartışmaya açık olan ve keyfi tutuklama ve cezalamaları açıkça yasaklayan bu madde 1679 yılında İngiliz Parlamentosu tarafından çıkarılan Habeas Corpus Act’a da temel teşkil etmiştir.
1679 yılında İngiliz halkının ortak bildirisi olarak kaleme alınan Habeas Corpus bildirgesinden sonra ortaya çıkan bir kavram vardır “Habeas Corpus”. Latince olan bu kavram ‘vücudu göster’, ‘vücudun senindir’ `VÜCUT BENİM` demektir. Ve bu temelde tutuklunun karara itiraz hakkını güvence altına alan temel prensiptir. Habeas Corpus Act’a göre tutuklu, tutuklanmasının yasallığının gözden geçirilmesi için, 24 saat içinde yargıç önüne çıkarılmasını isteyebiliyordu. Bugün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki tutuklunun karara itiraz hakkını güvence altına alan maddeler bu prensibe göre belirlenmiştir.
800 yıl önce İngiltere’de ortaya çıktıktan sonra tüm medeni ülkelerin temel hak ve özgürlükleri belirleyen temel yasalarına yön vermiştir. Bugün İngiltere’ye demokrasinin beşiği denilmesinin nedeni aslında Magna Carta ve Habeas Corpus bildirgeleridir.
1215’te özgürlükler için yasalar çıkarılmış. O günün şartlarıyla uygulanmış veya uygulanamamış. Ama sanırım asıl önemli nokta 800 yıl sonra 2010 yılında hala bu özgürlüklerin kazanılamamış, o gün çıkarılan yasaların uygulanamamış olması. 8-10 asır öncesinde kazanılmaya çalışılan insanca ve birey olarak yaşama hakkının olduğu bir dünyada yaşayabilmek dileğimle…
Hanife Özalp

Reklam
Yasemin Tutal
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.