ALTIN 458,21
DOLAR 7,6897
EURO 8,9609
BIST 1.103
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30 °C
Parçalı Bulutlu

Kurumsal Sufizm-Saim Uysal

07.05.2012
1.914
A+
A-

 

 

Bir insanın olgunluğu, onun öfkesini ne kadar yönetebilmesinden anlaşılır.Kamil İnsan, kızmayan değil öfkesini iyi yönetebilen insandır. Hapishaneler, öfkesini gerçekçi ve anlamlı bir şekilde yönetememiş insanlarla doludur.

Öfkelenmek; eğer iyi yönetilemezse insanın olayları sağlıklı ve gerçekçi değerlendirmesine, doğru ve adil karar vermesine engel olan kötü bir ahlak özelliğidir. Öfke, aklı, merhameti, hoşgörüyü alıkoyar. Olgun insana yakışan tavır, her aşamada öfkesini yenebilmesi özelliğidir. Yüce Allah (C.C.) Kuran’ı Keriminde öfkesini yenebilen müminleri Ali İmran Suresi 134. ayetinde şöyle tanımlamaktadır.

“Onlar, bollukta da darlıkta da infak edenler, öfkelerini yenenler ve insanlardaki kusurları affedenlerdir, Allah iyilik yapanları sever.”

Öfke, nefse hakim olamamanın işaretidir. Peygamberimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur.

“Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen kimse değil, ancak öfke zamanında nefsine hakim olan ve öfkesini yenen kimsedir”.

Öfke neticesinde yapılan işler, hep sonradan pişmanlık duyulan işlerdir. Bu nedenle “öfke ile kalkan, zararla oturur” denilmiştir.

Öfkemizi bilinçli bir şekilde yönetebilmek için aşağıdaki adımları izlemeliyiz.

Birinci Adım:  Kişinin duygularının farkına varmasıdır.  Yetişme ortamlarındaki farklılıklar, bazen öfkeyi haklı çıkaracak yanlışlara neden olmaktır. Bazı yetişme ortamlarında erkek çocukların öfkelenmesine haklılık payı verilerek yanlış değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu gibi ortamda büyüyenlerin yetişkinliklerinde öfke; şikayet davranışı yada depresyon duygusuna dönüşebilmektedir.

İkinci Adım: Kişinin on saniye kadar derin nefes almasıdır. Bu şekilde insan, kendini kötü eylemlere sevkedecek iç beynin hakimiyetinden kurtararak denetimi, düşünce ve aklın yer aldığı ön beyine aktarabilir.

Bu ona kadar sayma herkeste aynı sonucu vermese de önemli bir zaman aralığı yaratması açısından büyük önem taşır.

Üçüncü Adım:  Öfkenizin temelinde yer alan sürecin farkına varmaktır.

Öfke, karşılanmayan bir beklentiden kaynaklanabilir.

Dördüncü Adım: Öfke sürecinin kaynağında yatan nedir?  Yaşamın gerçekleri mi yoksa kişinin egosu mu? Bunun fark edilmesi gerekir.

Beşinci Adım:  Öfkenin kaynağı kişinin egosu ise kişi, bunu nefsini terbiye fırsatı olarak görmelidir.

Bunun yapan kişi, yaşamı boyunca bir gelişim süreci içinde olur. Eğer nefisini terbiyeyi beceremiyorsa kişi, bir yanlıştan öbür yanlışa bir çatışmadan diğer bir çatışmaya savrulur.

Altıncı Adım: Öfkenin kaynağında yatan, yaşamın gerçekleri  ise bu gerçeklerin kısa vadeli ve geçici mi, yoksa kalıcı ve sürekli olan bir durum olup olmadığına bakılmalıdır.

Yedinci Adım: Öfkeli anda karar verilmesi gereken etki alanı içinde nelerin yapılabileceğidir.

Etki alanın sınırlarını bilebilmek ve ona göre hareket edebilmek için kişinin olgun, kendini tanıyan ve gerçekçi olması gerekir.

Sekizinci Adım:  Değer mi? Sorusu sorulmalıdır. Öfkeli anda içimizde “Evet Değer” cevabı varsa o zaman kolları sıvayıp strateji geliştirmekte yarar vardır. Sebat ve azimle öfke, bilinçli bir şekilde kontrol altına alınabilirse uzun vadede olumlu sonuçlar alınacağı kesindir. Yok “Hayır Değmez” diyorsanız enerjinizi sizce önceliği olan başka bir alana kaydırmalısınız.

Unutmayın, gerçekte öfkeniz için cezalandırılmazsınız; öfkeniz tarafından cezalandırılırsınız.

(Bu yazının “Öfke Yönetimi Adımları” kısmı Prof. Dr.Doğan Cüceleoğlu’nun “ÖfkeYönetimi” makalesinden alınmıştır.)

 

 

 

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.