ALTIN 497,66
DOLAR 8,1136
EURO 9,6040
BIST 1.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 24 °C
Sisli

Kurban Bayramında Damağınızı, Ruhunuzu ve Çevrenizi Tadlandırın..

25.10.2012
1.835
A+
A-

Kurban Bayramında Damağınızı, Ruhunuzu ve Çevrenizi Tadlandırın..

Mutlu, umutlu, bereketli bir bayram dileriz sevgili okurlarımız.. Dostluğu, sevgiyi ve geleceği…Aşımızı ekmeğimizi, soframızı… Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız, birlik,kardeşlik ve beraberliğimizi en sıcak bir şekilde hissedeceğimiz bir bayram olsun bu bayram.. Çünkü bayramlar bu duyguları pekiştirmek için var.. Bayramlar bunları bir biçimde, farklı farklıda olsa algılamamız hissetmemiz ve yaşamamız için uygun zamanlar..
Bende farklı bir biçimde sesleneceğim size bu bayram.. Bir süredir buralarda değildim. Geçtiğimiz yaz babama ait hatıralarımı yazmak için dağa gitmeye karar vermiştim, gittimde.. İkinci gidişim için ayarlamalarda yaptım, araya ramazan ve bayram girince ertelendi. Bayram sonrası giderim derken, üyesi olduğum Girit Türkleri Kültür Derneği,geniş kapsamlı bir Girit Adası gezisi düzenledi, benim için harika bir oluşumdu bu. Giritli Babamı yazmaya karar verdiğim bir zamanda, onun doğup büyüdüğü memleketini tetkik etme fırsatı, onun hakkında yazacaklarıma daha derin bir anlam katacaktı.
Gezi tarihinden hemen önce ise, edebiyat gönüllüsü bir gurup arkadaş , İstanbul Adalarında yaşamış ünlü edebiyatçılarımızın mekanlarını görüp ziyaret etmek üzere düzenlenmiş bir gezide beni de aralarında görmek istediler. Onları da kıramadım, üstelik İstanbul Adaları dünyada en çok sevdiğim coğrafyaların içinde ikinci sırayı teşkil ediyor onun içindir ki severek gittim.. İşin ilginç tarafı bu iki ada gezisinden önce benden Urla adaları hakkında bildiklerimi ve anılarımı yazmam istenmişti.. Bu teklif beni çok sevindirmiş, babamı yazmayı planladığım bu dönemde beni onunla yaşadıklarıma götüreceği için çok uygun bir zamanlama olarak gelmişti. Bütün bunların arka arkaya olması bana derin bir heyecan, anlamlı bir yol çizmişti.. Bu çözülmesi çok zevkli bir labirentti..

GİRİT LABİRENTİ..

Labirent yolu Anlamaya Çalışanlar İçin Evreni Keşif, Yolu Kaybedenler İçin İse Kaostur..
Babam Girit Kandiya doğumluydu ve bana o zamanlar tam anlayamadığım bir labirentten söz ederdi, meğer dünyanın en ünlü labirenti M.Ö 3000 yılında Kandiya da Minos uygarlığına ait Knossos sarayının içindeki Lybirintos yapısıymış işte bu gerçek labirent kelimesinin görseli ve yaşanır haliymiş..
KAZANCAKİS… ZORBA..
Ve Kandiya Doğumlu Ünlü Filozof, Yazar Kazancakis (Zorba’nın yazarı) Zorba için şöyle Diyor “Korkmamayı, yaşamı sevmeyi ve ayakta durmayı bana o öğretmişti”.. Bunların özetini Kandiya’da Kazancakis’in mezar taşında okurken, labirent çözülmeye başlıyordu ve gözlerim doluyordu.. Babam da bana ömrü boyunca bunları öğretmemişmiydi ?.. Başım ve gözlerim dumanlı bin bir çeşit düşünce aklımdan gönlüme, gönlümden kalbime akıp akıp dolaşıyor, hayatımdaki bir çok şey daha derin bir anlam kazanıyor, ipek düğümler çözülüyordu.. Bir saat sonrada kendimi Knossos sarayının Labirent inde buldum. Labirentin başında donup kalmıştım.. “Yolu bilenler için labirent bir çözüm”.. Babamın bana bıraktığı izler üzerinde yürürken hayatı çözmüş ve somut olarak gördüğüm anda bana yüklenen anlamı bir kere daha içselleştirmiştim.. yaşamıştım.. Bunlar bana büyük bir haz veren yaşanmışlıklardı.. Bu yıl bayramı kabenin tam ters istikametinde yatan Atalarımın ruhlarını anlayarak, şad ederek farklı bir yönden karşılamış onlarla kucaklaşmıştım.. Bayram arefelerinde mezarlar ziyaret edilir, ben bu yıl farklı inanışların karma birleşimlerinin sergilendiği,içlerinde atalarımda olduğu mezarlara götürülüp farklı insanlarla aynı anlamı taşıyan dualarla karşıladım bayramı.. Anlam genişlemişti..Evren genişlemişti.. Deniz Barbaros Şarman..

NOT : Tüm adalardaki “yol” izlenimlerimi, Girit Labirentinin sırlarını ve Kazancakis’in inanılmaz “yol” keşif haritalarını, Bergson’dan etkilenmiş “zaman ve mekan” algılarını dizi halinde sizlerle paylaşmayı düşünüyorum 😉 Birlikte çıkacağımız bu esrarlı labirent yolcuğuna var mısınız değerli dostlar !..

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Emre Kaymakçı dedi ki:

    Öncelikle yorumuma başlarken şunu söylemeliyim ki; Bu yazıyı okurken kullanılmış olan duygu yüklü cümlelerden ve bağlantılardan etkilenmemek, duygulanmamak ve yazıdan bir şeyler çıkaramamak mümkün değil… Ben hem bir Tarih öğrencisi olduğum ve bu sebepten ötürü hayata çoğu zaman tarih bakış açısıyla baktığım için yazıdaki tarihle ve edebiyatla olan bağlantılar benim bir kez daha bu iki önemli bilimi ne kadar fazla sevdiğimi gösterdi.. Bunun yanı sıra aslında bu yazıda önemli olan bir şey daha var ki o da insanoğlunun aslında sadece geçmişte, şimdiki zamanda ya da gelecekte yaşamadığını göstermek.. Şöyle bir düşünüyorum da M.Ö.3000 Minos( Girit) uygarlığı, labyrinthos, Kazancakis ve günümüz bu nasıl bir süreçtir.. Eğer tarihe -aslında tarih dediğimiz insanoğlunun yaşantısıdır- geniş bir açıdan bakabilirsek bu tarihi süreçten istemediğimiz kadar bağlar ve bağlantılar çıkartabileceğiz işte insan hayatını anlamlı kılan da budur bence… Bu değerli yazı için teşekkürlerimi sunuyorum… Umarım ilerde daha güzel yazılar yazmak dileğiyle…