ALTIN 449,72
DOLAR 7,8469
EURO 9,4163
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 18 °C
Az Bulutlu

Hafta -İskender Orbay-

27.03.2014
1.353
A+
A-

Hafta, tam bir seçim son düzlüğünde şimdi…..Aylardır genelde adaylarda, seçmenlerde hayli yorgunlar. Neyin seçimi peki bu ? Aslında çok basit….halka hizmet etmeyi taahhüt eden yerel yöneticilerin seçimi. Ama görüntü son 30 yıldır farklı. Sanırsınız ki, milletvekili seçimi…Değil…Belediyelerin ve muhtarların vatandaş a hizmet için tercih edilecek adayların seçimi basit anlamda. Ama son 30 yıldır, bu amacın tersine, vur-patır-kütür böl- parçala ve de diğer rahatsız edicilik içinde hamurlaşmış bir tercihler ,bunun adı da seçim. Ne seçimi denilse de olur? Önce toplumda, kim ve de hangi konumda, sıfatta olunursa olunsun; birbirimiz ile geçinmeyi, vatan toprağında anlayış ile hoş görü içinde birbirimize tahammül etmeyi bilmeliyiz. 1980 sonrası abd.nin görevlisi kenan evren isimli kişi, ne acıdır ki, bu topraklarda tek elden yönetim göstererek demokrasinin ilk adımlarından olan seçme ve seçilme özgürlüğünü de emperyalist abd. boyutlarında faşişt dikta ile ortaya koydu. Hatırlayanlar olacaktır. O dönemim buram buram faşizm kokan yıllarında onbinler, miting alanlarında evrenin konuşmalarında koyun misali….var ol paşam , yaşa sen paşam diye oralarını buralarını yırttılar.. Yani bir dönemim diktatörünün kanlı gözlerine bakarak onu alkışlayıp, kendilerini baş tacı yaptılar…Halbuki o alkışlayan gruplar olmasa, o susanlar olmasa, tabii ki o kenan da olmaz, olamaz idi. Bu ince çizgiyi görenler acı ama maalesef yıllarca o dönemde cezaevlerinde kaldılar. Yaşı büyütülüp asılan gençliğine merhaba bile diyemeyenler de hariç. Gizli idamlar ile fikirlerin yok edilmesine kalkışmalar da hariç. Bu bakımdan bizler acı-zor-sancılı 30 sene öncesini nasılda çabuk unutmuşuz, bende ona hayret ediyorum şimdi. Şu an tapu kayıtlarına göre adayın eşinin üzerine 20 trilyonluk gayrimenkul var ve bu adam bu aile beyanını yıllardır vermeyerek hala utanmadan aday oluyor…Bir diğeri ise haddini ve de yetkilerini aşarak kendisini bu ara unutturmak için ülkeyi, komşu bir ülke ile savaşa sokmak için her türlü işlemi yapıyor. Aynı familyadan diğer bir kendini bilmez ise, ülkeyi tüm dünyaya alay konusu ediyor, nasıl mı…Sosyal paylaşım alternatifi olan twitter ı kapattırmak gayretleri ile.. Bunun neresi mahalli seçim ?Olsa olsa bunun adı soytarı tayini olur. Denilebilinir ki, ya seçmen ne yapsın ? Basit, önce seçmen ne demek onu öğrensin. iki, atam bu oy vermiş idi….eeee, bende ona vereceğim.. İşte en zararlı olan yorum budur. Atan toprak olmuş gitmiş, ya da yaşıyor ama beyni bitmiş.. Senin seçmen olarak durumun bir geminin hep dümen suyunda mı olmaktır. Bende bunu sorarım. Bu akıl durumundan , yabancı güçlerin orduları dahi topraklarımızda bu ya da şu bahane ile bulunmuyorlar mi? Hani bağımsız ve demokratik hukuk devletin de idik. Hadi beee….Geçin bu fesleğen mantığını.. Ben 67 yaşındayım ve yaşantımda hiç bu dönem kadar terbiyesiz parti başkanları, adayları görmedim. Şunu unutmuş bu partililer ve de başkanları…Her siyaset devresinin bir geri dönüşü vardır…Asıl bu geri dönüşte, siyasette yapılanların verdiği huzur ya da suçluluk önemlidir. şu an üreticinin de, tüketicinin de çırpınarak çaresizlikler içinde yaşadığı bir dönemde, siz nasıl olurda siyasette böyle mesuliyetsiz ve sosyal ahlaktan uzak olursunuz ?
Yine o sual…Neyin seçimi bu ?3 bakan istifa etmek zorunda kalıyor, bakıyorsunuz ki o meclis denilen yerde namuslu adam bir elin parmakları kadar bile kalmamış. Sonrada ülke yönetenler onlarca görevliyi yok sen busun, ya da şusun diye görevden almaları…Buna batıda skandal denir ama burada bence rezilliğin en dik alası denilmelidir. Yine soruyorum, bu neyin seçimi ?.Bir sosyal paylaşım yerinde de yok tele kulak, yok tel. dinlemeleri, yok porno kasetler…Peki siyasette ipler kimin elinde. Nerede halk? Bu neyin seçimi…?.Anket sonunçlarına göre yok şu şurada birinci, yok bu da burada pirinççi. Oysa bu masalların dışı bizler, vatanseverler gayet iyi biliriz ki, Cumhuriyet 1915 de Çanakkale de 57.alay ile, conk bayırında Gazi Mustafa Kemal ile,Arıburnun da yüzbaşı Galip ile kuruldu…Sakarya da gece mehtabın vurduğu göl suyu değil, Mehmetciğin kanının biriktirdiği onlarca kan gölleri idi kırmızı kırmızı.. Dumlupınar da, Kocatepe de ise tüm bir ULUSUN son yumruğu kalktı emperyalist işgalci düşmanlara karşı…Kurtuluş savaşı sadece bir kazanılan savaş değil, dünyaya örnek olan bir Ulusun ,bir devletin kuruluş mücadelesidir. Peki şimdi sorarım bu seçim nedir? Sahnedeki siyasetcileri, gözlemledikce, onların gözlerinde sinsi bir şeytanlığın olduğu görmekteyim. Bakışlarında sadece yalanlarının pırıltıları var.. Oysa bir TÜRK ULUSU her şeyin en iyisine layık bir halkız. Onların mitinglerinde söyledikleri gibi daha iyisi yapana kadar değil, BİZ EN İYİSİ OLUNCAYA kadar, satılmış vatan hainlerine, abd. ve emperyalizmin kölelerine OY VERMEYECEĞİZ. Genç iken alanlarda da bir kuşak olan bizler, 68 ler de şunu öğrendik…..BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR…Düşünün dostlar, eğer düşünebiliyorsanız ve de uyumuyorsanız, dünyaya da, kendinize de mesuliyetiniz vardır .Hakikat ile hayatta olmak için de, ulaşabileceğin yerlere doğru hareket etmek boynunun borcudur. Bunun içinde her dönemde hakikat e el uzatman lazım. Gayret edip, biraz şevk ve de arzu içinde içindeki istediğin konumları sadece sen halledebilirsin. Diğerleri seni yönlendirmeye kalkışsalar da, sen yine içinin sesini dinle .Kaldı ki, siyaset asla bir rüya tabiri değildir. Soruya devam, bu neyin seçimidir. Geçtiğimiz cumartesi bir partinin genel başkanı gelmiş, miting yapacak. Bu partinin bazı yöneticileri de , o alana çok yakın bir yerde wisky .li bir diğer kutlamada idi. Hiç böylesi onursuzluğu da asla görmemiştim.. Sual maalum, bu ne seçimi ?Bir de etraf sahte üni.mezunu ile dolu…Üni. 1982 kuruluyor, adam da 1981 de mezun olmuş diploması var…Öte yandan bu kişi ülke yönetimine mahalli seçimlerde de talip. Bir diğer havadis sizlere, onlarca evet mühür ü basılmış, hazır oy pusulaları var, yakalanalar hariç ama ya yakalanmayanlar ?Hadi buyrun bu ne seçimi? Bir sazanın peşinden yaptırılan reklam filimin de de ,onlarda dolar yapım şirketinin cebini ısıtıyor. Bayraklı parti reklamı seçimde hiç olur mu, üstüne üstlük o parti her fırsatta bayrağa küfür ederken. Yani kabil olsa, insan bu soytarılıklar karşısında, sandığa gidecek olanlara, gitmeyin demesi geliyor. Şu iyi bilinmelidir…Hiç kimse, hiç bir parti başkanı ya da üyesi, kimseyi korkutarak, tehdit ederek doğru bildiklerinden ve hakikatlerinden vazgeçiremez ve mani de olamaz artık. Gelecek bakarsınız yakında densizlerin, yalancıların ve de haddini çoktan aşanların yüzlerinde tokat gibi patlayacaktır. O tokatın acısı da asla geçmez zaten.. Seçim değil, ortak paydada birbirimiz ile geçinmeyi öğrendiğimizde, karşımız da da kimse duramayacaktır. Bu hafta etrafımıza gerçekleri anlatma ve de çevremize pozatif enerji yayma haftamızdır. Beyinlerimizdeki hakikat kurgularından durmadan yola çıkalım ve de sandığa kadar gidelim. Hayatta sadece sorunlar ağırdır ama bu dönem ortak yerde ,aynı tercihle bu yükü de hafifletelim. İşte bu seçim, bizim, sizin ve de diğer canların hırsızlara karşı, yalancılara karşı, bölücülere karşı ULUSAL DERS verme seçimimizdir….Ulus parçası olmak bir mesuliyettir, ya cesurca onlardan biri olacaksın ya da gidip köşede oturacaksın ama susarak…Son satırlar da da geçen hafta sonu ilk günü olan Cumartesi, Urla ot festivalinde sahilde bir yerde yaptığım ev mamülü ürenler den oluşan kahvaltının keyfini paylaşmak olsun. Özellikle Urla da ki doğaya sahip çıkan dostlarımı kutluyorum. Hani içimden de her hafta sonu bu kahvaltı olsa ne olur diye de sormadım değil…Espri dışı, çok keyifli idi. Sonra Urla tarihinin değerleri için yapılan bazı çalışmaları gördüm. Özelliklede dünyadaki ilk karantina kurumunu gezdiğimde pek de mutlu oldum. Bu kurum öylesine anlatılması lazım ki, belki yakında kendimce bu yerden sizlere söz ederim. Akabinde de yine dünyadaki ilk zeytinyağı üretim fabrikasının gezisi var idi….Gönül buralara önce İzmir den gelenlerin olmasını diliyor. Çünkü Urla Ege de doğası, tarihi ve insanı ile çok farklı.. Özetle müthiş keyifli bir Cumartesi yaşadım…Bunun içinde arkadaşım Deniz e teş.ederim….Onunla hafta içi de Bergama gezisinde yine birlik de idik…Doğa severle beraber olduğunuzda ,onların huzuru size de yansıyor. Hiç bir doğa canlısı renksiz değildir, adsız değildir, cansız değildir…En önemlisi doğa bizi seviyor.. Ama ya bizler doğayı onun kadar hissedip sevebiliyormuyuz ? Az kaldı haydi 30 Mart pazar günü sandık da görüşmek üzere, doğru tercihlerin kazanımlarını yaşamak üzere…Cumhuriyette yaşamak ve sahip olmak arzusu ile, hepinize benden selamlar olsun. YAŞASIN TÜRKİYE CUMHURİYETİ… O R B A Y…

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.