ALTIN 475,36
DOLAR 7,8304
EURO 9,2018
BIST 1.123
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 28 °C
Az Bulutlu

Kedi ve Köpekler- bilhassa sokakta olanları-Mahmut Tolon

13.07.2012
1.582
A+
A-

Eskiden ilgilendiğim bir konu: geçen hafta  Alaçatı’da haber olan mahalle köpek kavgaları ve motorsikletle dolaşırken bir köpek sürüsünün Kocasahil’de havlayarak peşime takılması ile tekrar güncelleşti 13.7.2012  Sabah Egeli’deki  yazım aşağıda:

Kuduz 2006 yılında İzmir’de bir kedide ve Urla’da, 2007 yılında bir köpekte görüldü. Geçen ay  Antep’te bir kedi  kuduz vakası görüldü.

Milyar dolar mertebesinde ekonomik önemi olan bir konu. Soyut boyutta fikirleşmek güçleşiyor, zaten genel alışkanlığımızla tartışmalar suçlamalara, kişisel saldırılara dönüşüveriyor anında.

Çoğu insan kendilerine karşı gelmeyen, söz dinleyen (köpek) veya dinlemeyen, başına buyruk ama arada sıcacık olan (kedi) gibi bir ev hayvanı türünü en azından küfredip, kritize edip kelimelerle insanı zora sokan başka insanlarla ilişkiye tercih ediyor. Ve bazen bilhassa ABD’de inanılmaz mezar yapıtları vs yaptırıyorlar bu “sadık dostlarına”.

Ben gene de körpe canımı korumak amacıyla hem kedi hem kopek sahibi olduğumu paylaşayım fikirlere geçmeden.

Gönül ister ki kedi veya kopek sahibi olmak isteyen her insan önce bu konuda bir  kitap okusun. Bu olmayacak, çocuğunuza köpek yavrusu alırken muhtemelen siz de okumamış olacaksınız ve çocuğunuz da bas bas bağırmayı “eğitim vermek” sanacak!

Köpeklere ve kedilere sofradan bahçede de kesinkes yemek verilmez, onların saati bellidir. Eğitimde ödül olarak ayrıca beslenme zamanı dışında birşeyler verilir. Bilhassa bekçi köpeği bir iş köpeğidir, oyuncak hiç değildir. Sofradan yemek verilen hayvanda bambaşka normlar oluşur.  Gagalama sırasında ailedeki insanlara saygısızlık yapmasa bile sonra misafirlerin tabağından hırlayarak yemek alan, bir aşama sonrasında hiçbir insanı, sahibi dahil, takmayan ve sonunda maalesef uyutulması gereken, artık terbiyesi mümkün olmayan bir psikopat hayvan ortaya çıkabilir.

Bir de ayol insancıllığı  var! Kendimizi hayvanlardan üstün görerek biraz da etraftakilere ders verirmişçesine,  derinliği olmayan bir davranış biçimi: Lokantada masanın altına gelen kediye bir parça balık atmak. O an kendini tanrı gibi hisset, aferin sana! Ondan sonra her masanın üstünde ve altında kediler.

Üç dakika sonra da sıkılarak, gitmesi için üstüne bir bardak su dökmek. Ondan sonra bir insan bir sokak kedisinden kuduz kapınca devleti ve belediyeyi suçlamak.

İnsanların bu yüzeyselliğini fark eden endüstri de köpek ve kedi “maması” satıyor. Yal veya yem olan hayvan yiyeceğinde lisanımıza giren bu mama kelimesi sinir bozucu. Hayvanı bebekleştirme de ayrıca içler acısı bir durum. Milyar dolar derken yem veya yala sanki evcil hayvan çocukmuş gibi “mama” denilerek lisanımızın iğfal edilerek ayollaştırılması (Almanca’da futter, İngilizce’de cat or dog food veya fodder) bir yana, bir de halihazırdaki sokak kedi ve köpeklerinin başı bozukluğunun turizme olan bomba etkisi var.

Bu, lokantada masadan yemek atmak olsun, plajda hayvanlara “hoşgörü” olsun, o denli yüzeysel bir yaklaşım ki bize sadece “kaliteli turist”in sayısının anlamlı az olması nedeniyle milyarlarca dolar mertebesinde bir gelir kaybına yol açıyor. Sen zor kazandığın paranı aşılı olup olmadığından emin olduğun bir köpekle ve pisliği ile aynı plajı paylaşarak harcamak ister misin? Hele küçük bir çocuğun var ise? Lokantalarda aşılı olmadığından emin olduğun kedilerle? Bize ucuzcu turist geliyor, onlar da gettolarda kalmayı güvenlik dışında bir de bu nedenle tercih ediyorlar.

Sokak kedileri ve köpekleri doğal yaşamın bir parçası değildir. Çoğu doğada yaşayamaz. İnsanların kültürler boyunca doğaya bilinçsizce davranışlarının dışa vurumlarıdır. 1990′da tam çaresiz hekim bakış açısı ile hayvan barınaklarında yaşayan gariplerin de halini acıklı bulduğumdan itlaf bir çözüm sanıyordum.

20  yıl sonra artık bana bu bakış çok tek taraflı, hekim olarak insanı fazla ön plana çıkartan ve gereksiz geliyor. Şimdi kısırlaştırılıp kulaklarına küpe takılıp bulundukları yere bıraklımalarının en insancıl çözüm olduğuna inanıyorum. Bu konuda ortak akıl yaratıp TV de eğitim verip saf tutmamız gerekiyor.

 

 

 

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.