ALTIN 930,13
DOLAR 15,9821
EURO 16,8140
BIST 2.386,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 21 °C
Az Bulutlu

“Karaburun’a İyi Bak Buluşması” ve Karaburun’da Panel- Merih Akın Bildiriyor

19.08.2013
2.088
A+
A-
“Karaburun’a İyi Bak Buluşması” ve Karaburun’da Panel- Merih Akın Bildiriyor
Reklam

image

Paneldeki konuşmacıların birleştikleri nokta : Doğal varlıkların (havanın, suyun, toprağın ve biyolojik çeşitliliğin talanıydı.
Karaburun’un değerlerini ve özelliklerini anlatan Doğa Derneği başkanı Güven Eken: Tek çözümün, merkezsiz bir gurubun birlikte hareket etmesiyle doğa yağmasının önüne geçilebileceğini ve yöre insanının katılımının çok önemli olduğunu söyledi. Biz rüzgar enerjilerine temiz enerji olarak bakıyoruz. ” Önümüze konulan haritada köylüyü, ağacı, keçiyi, kuşu göremiyoruz. Onlara verilen zararın farkında değiliz .”Dedi.
Dr. Akgül İlhan: Nasıl bir yenilenebilir enerji konu başlığı altında: “Türkiye çok enerji tüketiyor ve doğaya pompaladığı karbon miktarı ile de başı çekiyor. 2011 yılında karbon salınımı 223 milyon tona çıkmış. Artan karbon emisyonunun ileride yeryüzü sıcaklığını 3.6 °C arttıracağı söyleniyor. RES’lere temiz enerji dedik. Onlarında doğaya verdiği zarar görüldü. Karaburun’un kullandığı enerjiyi 2 – 3 RES karşılar. Burada 113 RES var, sayıları da giderek artıyor. Yerleşim yerlerine çok yakın (450 metre) kuruluyorlar. Burada , doğa ve insan bir bütün. Bu ilişki bozuluyor. Haseki köyünde keçiler hastalanıp, ölüyor, ölü doğum yapıyorlar. Bu durum yöre insanını etkiliyor. Bu yörede meralara RES’ler kuruluyor. Zeytinler kesiliyor. İnsanlar zor durumda. Oysa bu durumdan 2- 3 şirket sahibi faydalanıyor. “ Dedi
Avukat Şehrazat Mercan:” Çeşme otoyolu yapılalı, Seferihisar, Urla, Çeşme ve Karaburun yarımadasında talan başlamıştır. Taşocaklarından enerji elde edilmesine kadar. Şimdi yeni , Mordoğan’a kadar duble yol yapımı var. Bu talan artacaktır. Ağırlığı balık çiftliklerine vermek istıyorum. Bu bölgede 11 balık çiftlik alanı var. Dört şirket var. Üç dava açtık.
Şimdi artık her iş planlanarak yapılıyor. 100 binlik planlar yapılıyor. Ama hiç kimsenin haberi yok. Belediyelere danışılmıyor. Gelip, planlarını uyguluyorlar. Taşocakları, balık çiftlikleri, RES’ler gibi.” Dediimage
Avukat Çetin Sakallı, Hatay Samandağ’da yaşanan olayları anlattı : “ Önce , yerleşim alanlarına uzak bir tane RES kurdular. Sonra sayıları giderek arttı. Halkı, işe alacaklarını söyleyerek kandırdılar. Köy köy dolaşıp, halkı bilinçlendirmeye çalıştık. Deniz kenarlarına, tarım alanlarına kuruyorlardı. Asi nehrinin üzerinden panelleri taşıyan tır geçemeyince, nehri toprakla doldurdular. Halk Cuma günü karşı geldi. Pazartesi DSİ’den izin aldılar. Ama halk o toprak köprüden onları eylem yaparak geçirtmedi. Şu anda sayının artmasını böylece önledik. Şimdi Samandağ’da 30 – 35 tanede sınırlı kaldı.
Hidrobiyolog Nilay Akça: “ Kıyı bölgelerinde yerleşimin artmasıyla birlikte, kıyılarda yaşayan insan sayısının çoğaldığı ve buna bağlı olarak da balık stoklarının azaldığını, türlerin yok olma ile karşı karşıya kaldığını , uluslararası sözleşmelerle koruma alanlarının belirlendiğini, bu alanlarda yönetim planları belirlenmesini bu belirlenmenin de yöre insanını da olaya katarak, ona danışılarask ve devlet tarafından planın işlerliğinin denetlenerek yapılmasını, bu planın beş yıllık olması gerektiğini , bilim insanları + teknik komite + Halk + devlet işbirliğinin olması gerekliliğini dile getirdi.
Prof.Dr. Ümit Erdem’in idare ettiği panel, soru cevaplarla sürdü. Oldukça yararlı bilgiler içeriyordu. Biz, İzmir ve Karşıyaka , Urla TEMA olarak bu eylemlere üç gün (15 – 17 – 18 ağustos 2013) destek verdik. Önerilerimizi söyledik: “Güneşin enerjisi göz ardı edilmemeliydi ve RES’ler denizlerin uygun yerlerine kurulmalıydı.”
Verilen ortak mesaj: Yarımadanın doğal varlıklarının korunmasıydı. Umarım gerekli yerlere ulaşır. Ve bu bozgun önlenir.
image
Merih Yücel
TEMA İzmir Temsilci Yardımcısı ve Eğitim Sorumlusu

Reklam
Yasemin Tutal
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.