ALTIN 472,81
DOLAR 7,7487
EURO 9,1069
BIST 1.149
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 27 °C
Az Bulutlu

İNSAN-LIK

ENGİN YILMAZ 18-02-1974 İzmir doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi İzmir’de tamamladım. İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra üniversiteyi İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünde okudum. Mezun olduğumdan itibaren özel kurumlarda felsefe öğretmeni ve rehberlik-psikolojik danışman olarak çalıştım. Halen İzmir’de özel bir okulda felsefe öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Önceden yayınlanmış bir kitabım daha vardır. SİSTEM Yayıncılık tarafından 2004 tarihinde “ÖĞRENCİLER VE ÖĞRETMENLER İÇİN NLP” adlı kitabım 6.ayda 2.baskı yapıp beklenenin üzerinde ilgi görmüştür. İKİNCİ KİTABIM METİN ÇÖZÜMLEMELERLE FİLOZOF ATATÜRK yayınlamıştır. Eğitim camiasına felsefe öğretmeni olarak hizmet etmekle beraber, ulusal ve uluslararası projelerde çalışmalarda yer almaktayım. 1 erkek çocuk babasıyım. Atatürk’ün İzinde sonsuza kadar gitmeye and içmiş bir kişi olarak, ülkemize ve toplumumuza hizmet etmekten şeref duyuyorum. Mail: kartezyen2006@gmail.com

İnsan neden öğrenir?

Kafamızdaki soru ve sorunlar ötesinde göremediğimiz güzellikler yüzünden mi?

Dinlerin zihnimize nakşetmiş olduğu “günahkarlık” mı yoksa sebep? Yani demek istediğim biz acı çeken varlıklar olarak mı donatıldık? Olumsuza odaklı. Bu yüzden sonunu hayırlı düşünmeyen! Ve Hobbes’in dediği gibi belki bu yüzden “bencil olan”. Varoluşumuzun sorgulanıp durması mı tüm bu gerçekleri doğuran?

Zorluğu tartışılmaz “insan olmanın”. Gerçek manada “insan” demek istediğim. Belki bu nedenle “insan olmayı” başarabilen bireyler daha içe dönük. Ve hep dendiği gibi “meyve veren ağacın boyun büküşü”. Düşünürsek, yani diyorum ki gerçek anlamda insan olursak derdimiz de büyük olur.

“Mütevazi” olur gerçek insan. “Bencil” olmaz gerçek insan. Ve empati yeteneği kuvvetlidir. İnsan olmamızı sağlayan temel değerlerin göstergeleridir tüm bunlar ve daha fazlası.

Bu özelliklerden yoksun olan kişilere bakacak olursak ne kadar “mutlu” ve ne kadar “bilgili”ler değil mi? Çünkü bilmeyen insan bilmediğini hiç bilmez. Bilen insan ise filozof Sokrates gibi “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” olgunluğunda olan insandır.

Neden? Öğrendikçe “lebiderya” yı görmesidir sebep. Girdap gibi. Girdikçe girer en derine. Ama ucu bucağı olmadığını görür ve “Vay be!” der. Bitmez süreç.. Bitemediğini de fark eder “insan”.

Bu bitimsizlik.. Bu boşluk..Girdap.. Gerçek insana hiç fark edemediği bir şeyi öğretir. “Kendi”ne biraz daha yaklaşmasını. Eğitim uzmanları da bahseder sürekli “gizli öğrenme”den ve onun büyük etkisinden. Şöyle bir öğrenmiş olduğumuz şeylere baktığımızda “farkında olmadan” ortaya çıkmış öğrenmelerin ne kadar çok olduğunu görebiliriz. Bize öğrettiği de odur bu “girdap”ın. İnsan olmanın ne gibi vasıfları var ise onların öğrenilmesidir farkında olmadıklarımız. Çok gerideyiz deriz. Öğrenmediklerim ne kadar fazlaymış deriz. Ama süreç.. Felsefi bakış.. İşte burada kendini gösterir. Yani demek istediğim “sonuç” diye çırpınıp dururken kaçırmamamız gereken “süreçler”. Geçen yazımda da bahsetmiş olduğum gibi. “An”ı yakalamak. “An”da olmak. Geçmişe veya geleceğe saplantı şeklinde bağımlı olmamak.

Zaman maalesef akıp gidiyor ve biz bu zamanda ve yerde bir yer işgal etmeye çalışıyoruz. Peki, gerçek anlamda bu yerin hazzını yaşayabiliyor muyuz?

Sorsak çevremizdeki insanlara “Bulunduğun yerden mutlu musun?” diye, acaba kaçta kaçı buna olumlu bir cevap verecektir. Yeri dolu dolu işgal etmek! Bizim “mutluluk” deyip de aslında bir türlü net cevaplayamadığımız bu kavrama götürecek sorular.. Açık uçlu sorular var bu hayatta. Hiçbir zaman “çoktan seçmeli” olmaz özünde. Biz her ne kadar öyle sansak da! Yani diyebiliriz ki hayatın bize sundukları seçenekler belli. Ötesine gidemeyiz. İşte maalesef ki bize öğretilenin “zehri” bizi kemirmekte. Gerçek hayat bu değil. “Sen plan yaparken Tanrı gülermiş!” denir. İşte bu söz hayatın-doğanın temel kanunudur bence.

“Her gülün dikeni” denir. Hayatın da dikeni olacaktır tabi. Balığı kılçığından ayırmak gerek. Yoksa boğazımıza takılabilir. Boğazımızda takılmasını istemediğimiz süreçlerden uzak durmanın temeli de “doğa ana”nın bize vermiş olduğu aleti işlevselleştirmek gerek. Aristoteles’in “Organon”(alet-araç) adını tam manasıyla anlamına oturttuğu “Mantık”tır korkmadan sarılmamız gereken.

Mümkün olabilecek tüm “insanlığa sığmayan” temel bakış açılarının uzak tutulması gerekir. Filozof Bacon’un “idolleri”. Bunlar biz zorlayabilecek “kılçıklarımız”. Zehri akıtmak gerek. “Mantık” denen o güzelliğe boyun eğdirmeye çalışan “zehirler”. Neler olabilir? “Dogmatik” olan her şey. Bunlar “insan” olma yolunda önümüze serilmiş “engeller”. Diyebiliriz ki bunlar da “insan” olmanın temel vasıfları değil mi? Bu soruya vereceğim cevap “Hayrı!” olacaktır. Neden? İnsan olma yolunda işlenmiş olan “kılçıklardır” bunlar sadece. Bunlardan kurtulmaya çalıştığımız sürece gerçek anlamda “insan” olma becerisini elde edebiliriz.

Anlayacağınız “çok bilinmeyenli bir denklem” ile karşı karşıyayız. Tabi “insan” olmak zaten çok da kolay olmasa gerek. Deneye-yanıla geçirip “nihayete erdiğimizi bile fark edemeyeceğimiz” bu hayatta çabayı elden bırakmadan, biraz zorlana-didine devam ettirmeliyiz. Nasıl ki kozadaki kelebek 1 günlük ömrü için olsa bile zorlana-didine varlığa gelmeye gayret ediyorsa… Bizimki ondan çok mu zor ve anlamsız?

Mantık kullanmayı hiçbir zaman elden bırakmayalım. Çünkü bizi kurtaracak tek “aletimiz” odur. “Mantıklı” ve “Mantılı” günler diliyorum bu günleri karıştırdığımız koronalı günlerde…

Sevgiyle..

ENGİN YILMAZ

06.05.2020 URLA

Reklam
ETİKETLER: , , , ,
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.