ALTIN 459,27
DOLAR 7,6371
EURO 8,9173
BIST 1.120
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30 °C
Parçalı Bulutlu

İhtiyar Heyeti-Zeki Kıvrak-

08.04.2013
1.582
A+
A-

Kürt sorununun çözüm süreci çerçevesinde oluşturularan “Akil İnsanlar Kurulu”, bir anda tüm tartışmaların ana konusu haline geldi. Bu tartışmalar, ne yazık ki, Kurul’un amacı, işleyişi, çözüm sürecine olabilecek katkılarından ziyade, kimlerin akil olup olmadığı ile sınırlı kaldı. Hergün gazete köşelerinde boy gösterip her konuda ahkam kesen, ya da televizyon programlarında herşeyi sadece kendisinin bildiğinden son derece emin, her konuda akıl satan kendinden Akil, Ulema ve Ukala’nın koparttığı yaygaradan ortalık toz-duman.

Her zaman olduğu gibi, gerçek akiller, kurulda olsun, olmasın, muhteşem sessizlik ve vakarlarını koruyup, muhtemelen bu sıradan tartışmaları gülümseyerek izlemeye aynı zamanda ellerinden geldiğince topluma katkıda bulunmaya devam ediyorlar. Galiba ‘akil’liğin en önemli ölçüsü de topluma yapılan katkı; kopartılan yaygara değil.

Tarih boyunca pek çok kültürde var olmuş, toplumlara yol göstermiş, iyi yada kötü insanların yaşantısını etkilemiş bir kurul, Akil İnsanlar kurulu. Filmlerde, romanlarda ve eski dönemlerde oligarşiyi tanımlamış olmakla birlikte, çoğu zaman danışma kurulu olmaktan öteye geçmemiş, özellikle günümüz dünyasında ve Türk kültüründe. Türk toplum ve aile yapısında yaşlının yeri, itibarı ve bilgeliği nedeni ile temiz bir Türkçesi var bu kurulun, “İhtiyar Heyeti”.

Bilgelik ben bilgeyim demekle olmuyor. Bu yüzden de gündemdeki tartışmalar, hele hele kurula alınmadığı için yaygara koparanların durumu sadece komik. Hele hele bu tartışmalar başladıktan sonra konuya balıklama atlayarak tartışmaya dahil olan ve hatta yön vermek isteyenlere söylenecek söz yok. Bilgelik galiba, gündem daha oluşmadan ileriyi görerek daha kimsecikler uyanmadan konuyu kafasında uzun uzun tartışmaktan ve model oluşturmaktan geçiyor. Tartışmalar başladığında gerçek bilge sessizdir artık, çünkü düşünceleri çoktan geleceğe kaymıştır bile.

Ben bilge değilim, bu nedenle de güncel tartışmalara girmemde sakınca yok. Kurul oluşturulduğu için kurulda kim olmalı kim olmamalı tartışmalarına girmek gibi bir densizliğim de olamaz. Sadece, yeni okuduğum bir kitapta konunun senelerce önce, hem de bir hemşehrimiz tarafından tartışılmış olduğunu hayretler içinde gördüm ve bunu sizlere aktarmak istedim.

Kitap 2007 yılı basımı, “Önyargılar Güzeldir”, Mahmut Tolon tarafından yazılmış. Yarımada okuyucuları Mahmut Tolon’un uzunca süredir Urla’da oturduğunu , ve elinden geldiğince içinde yaşadığı topluma birşeyler katmaya çalıştığını bilirler.

Sayın Tolon, senelerce öncesinden, daha 2007 yılında, İhtiyar Heyeti (Akil İnsan)kavramını tartışabilmiş. Sözünü ettiğim kitapta, “Akil Adamlar Grupları Oluşturmak” başlığı altında, kurulacak ihtiyar heyetlerinin insanların birarada yaşamasının yol açtığı problemlerin çözümüne katkıda bulunabileceğini öngörmüş ve bir model önermiş. Sadece Kürt sorunun çözümü için değil, günümüzün karmaşık sosyal ve politik yapısı içerisinde zaman zaman açmaza düşülen sorunlarda bu tür oluşumların çözüm üretebileceklerini söylemiş. Bir adım daha ileri giderek kurulda yer alacak insanlarda bulunması gereken özellikleri de listelemiş, hatta kurulların büyüklükleri ve çalışma yöntemleri konusunda da düşündüklerini aktarmış,.

Dünyadaki hukuksal sistemin bazen nasıl da bocaladığını, zaman zaman nasıl da açmaza düştüğünü, hukukun işlemediği ya da çaresiz kaldığı durumların çokça vaki olduğunu, aslında uluslarası ilişkiler gibi sosyal mukavele’nin henüz geçerli olmadığı hukukun giremediği pek çok bakir alan olduğunu algılayabilen insan sayısı çok fazla değil. Dolayısı ile, henüz farkına varılmamış, yani tanımlanmamış, yani biz sıradan insanlar için henüz var olmayan sorunların çözümü için kafa yoran insanların var olması, hem de yakın çevremizde var olması galiba bizim için büyük bir şans. Tabi kıymetlerini ne kadar bilebiliyoruz, o başka bir mesele.

Zeki Kıvrak

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.