ALTIN 754,45
DOLAR 13,0691
EURO 14,8758
BIST 1.804
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 19 °C
Gök Gürültülü

İçimdeki sızı… İskender Orbay

16.05.2014
1.198
A+
A-

İçimdeki sızı…

1 haftaya yakındır içinmsızlıyor, yüreğim ağlıyor….Bir kapris, bir vurdum duymazlık, bir mesuliyetsizlik, bir adamsendecilik , bir la kayıtsızlık, bir kayıtsızlık, bir ahlaksızlık, bir sorumsuzluk , bir para gözlülük, bir insan olmamak ve diğer akla gelebilecek benzeri sıfatları taşıyan kömür işletmesinin neden olduğu Ege deki kömür ocağı faciası sebebiyle , YÜREĞİM SIZLIYOR, İÇİM KAN AĞLIYOR ve de tüm sebep olanlara da hayattan kopup gidenler anısına YAZIKLAR OLSUN DİYORUM…İşin tekniği için maden müh. olmak gerekir mi, evet gerekir …Ama işçiye ait iş güvenlik tedbirleri için ise, sadece çalışan olmak yeterlidir. Ocak sahibi şirket bırakın tedbirleri, 3 vardiya yaptırdığı iş yerinde bir revir kısmı, doktordan vaz geçelim, 1 hemşiresi bile yok. Maden e giden yol a baktınız mı, yol üzeri korkuluklar yok denecek kadar az. Daha da nice aksaklıklar… Ataların dediği gibi….Böyle başa a, böyle tarak…
Yani böyle ülke yönetimine, böyle maden işletmesi. Düşünün bu işçiler nerede hangi koşullarda madendeki vardiyalarında yemek yiyebilirler, bir soluk dinlenebilirler, ya da bir ağrı veya sızı ile karşılaştıklarında ilk tıbbi desteği nereden, nasıl, kim ile alırlar. Kömür işletmelerindeki işçilikleri ile ilgili olarak yasaların mecbur ettiği beslenme desteklerinden nasıl ve ne zaman , ne miktar yararlanabilirler.
Akla gelebilecek nice sorular da var ..Bu sualler için illa maden müh. olmak ya da işletme sahibi olmak gerekmiyor. Önce de yazdığım gibi, çalışan olmak yeterli. Yaşanılan DRAM aslında ülkemizdeki çalışan işçilerin ortak dramı ve SORUNUDUR. Oysa devletler ve devlet e yön veren seçilmiş tüm hükümetler, ülkelerindeki çalışan insanların yasalar da belirtildiği gibi, iş koşullarından sorumlu olup, denetlemek görevlerinde de bulunmaları için zorunlu haldedirler.. Acı ki, bu hal maalesef bizim ülkemiz de 40 yılı aşkın bir süredir halı altına süpürülmüş bir yumak pislik halinde bulunmaktadır. Gemi tersanelerin de aynı mantık ve insanlık sorumsuzluğu ile onlarca vatan evladı ölmedi mi ? Petrol ürünlerine ait rafinerilerde benzer yaptırımlar ile insanlarımız tanınmaz halde ölmediler mi ? Her gün denetimsizlik ve vatandaş a kıymet vermemek ile, mevcut yasaları uygulamayan trafik sistemimiz sayesinde dünyada en çok trafik kazalarında insan ölümlerinde 1 numaralı ülke değil miyiz ?.Diğer iş branşlarındaki insan ölümlerinin sebepleri de ortadadır.
Kısacası devlet ve yönetimi maalesef çalışan a değer vermemekte ve görevini yapmamaktadır. Düşünün ülkede bir ssk, bir bağ-kur ve bir emekli sandığı isimli sözde çalışan kesimin destekçisi kurumlar var. Sözde çalışan kesimin haklarını savunan değişik sendikalar var. Hepsi var da, sonunc yok. Daha çok ölüm, daha çok sakat, daha çok maddi ziyan var nedense. Çevrede hep o aşina olduğumuz feryat ise her gün aynı ritimde…Hak-hukuk…gerisi de malum…Gak- guguk….şunlar 12-13 yıldır tüm yasaları-kanunları bir kararname dedikleri boşluk ile rahatça değiştirmediler mi…Hala daha ne yasası yetersizmiş de , daha yetkili kılınmamışlar da. bunlar değil mi idi, TSK. yönetmeliği ve yasalarını değiştiren, bunlar değil mi idi, anayasanın temel yasalarını değiştiren. Daha ne yasası ? Bana göre olması gereken tek şey, ne yasa, ne de ülke yönetiminin değişmesi.
DEĞİŞMESİ GEREKEN SADECE BİZİZ.BİZ HALK DEĞİŞMELİYİZ. Bunun da tek yolu var…Büyük Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ün işaret ettiği gibi, cahillikten kurtulmak için toplumsal medeniyet seferberliğini başlatmalıyız. Düşünsene ze Turizm dite diye kendimizi yırtıyoruz ama para kazanılsın diye, gelen konuklara hala piyasadan kaldırılmış yağlarla, peynirlerle, soslarla ,sucuklarla, salamlarla açık büfe sunuyoruz. YASAL OLMAYAN ÜRETİMLERDEKİ RAKILARDAN WHİSKİLERDEN ONLARCA KONUK ÖLMEDİ Mİ ? Değişime önce kendimizden başlayalım. Sonra nasılsa safra yönetimleri en kısa sürede bir daha olmamak üzere sonlandırırız. Müslüman ülkeyiz sözde, yalan bizde, söz verip tutmamak bizde, insanların haklarını yemek bizde , dedikodu yapmak bizde, sıkıyı görünce bir köşeye saklanıp beklemek bizde, bilir bilmez leke atmak bizde….Sonra da elhamdüllah Müslümanız öyle mi? Bu mantık ve davranışlardan mis- liman olur ancak. O da ilk dalgada yıkılmaz ise…Sevgisiz ve tutarsız bir toplum oluştu 1980 12 Eylülünden bu yana. abd. yönetiminin burada göreve getirdiği faşist kenan cuntası ile acıdır ki, bir toplumunda geleceği ciddi boyutta zedelendi. İşte nasılı yok. Son örnek SOMADA, orta da….bakın da anlamaya çalışın. Laik Cumhuriyet faşist kenan devri ile tüm değerlerini zaman içinde kaybederek, teslimiyetçi emperyal bir döneme kucak açmıştır….Bir Soma katliamına, bir Cumhuriyet değerlerinin yok edilmesine, TC. nin kaldırılmasına, andımızın kaldırılmasına kolay ve de hemen gelinmedi. Bu günlerin ardı Kaf dağında değil ,80 cuntasında dostlar. Analizleri iyi yaparsak, yürekleri yan yana koyarsak, sevgi ile de birbirimize destek vererek bağlanır isek, onlar KORKSUN…BİZ TÜRK ULUSUYUZ. Ama bunlar öncesinde değişmeye karar vermeli ve ATATÜRK DEVRİMLERİ yolunda birbirimizle ciddi anlamda yurttaş olmak mecburiyetindeyiz. Son 2 yüzyıldır, dünyamız sermeye ve de güçlü ittifak eden devletlerin diğer kaynakları zengin ama güçleri zayıf devletleri yok etme taktik ve de savaşlarına dayalı bulutlar içinde kendi ekseni etrafında dönmektedir.
Sudan sebeplerle ülkeler silah tüccarlarını da paraya yön verme politikaları doğrultusunda zalimce , nedensiz birbirleri ile savaşmaktadırlar. Son komşular…Irak ve sonrada Suriye ye bakın. Bilinçsiz savaşlar, milyonlarca ölümler, değişen siyasiler. Öte taraf da bir Mısır ve iç savaşı, bir orta doğuda ki yıllardır devam eden cadı kazanı savaşları, bir uzak doğu ve iç çekişmeleri…İnsanlık böylesine birbirine düşman iken , akla hemen şu geliyor bizler için. YURDDA SULH; CİHANDA SULH…..Biz konumumuz gereği evrende bu merkezde durabilmeliyiz. Gelmiş geçmiş en büyük devlet adamı ve insanlık önderi GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜR bizlere Nutuk kitabında olduğunca gerekli anlatımları hem de detayları ile yapmıştır. Bizler Nutuk ile birlikte ulusal değişimimize yapmak zorundayız. Bu başarı sonunda bana göre de evrende örnek durumda olacağız. İleride süreç neyi mi gösterir…Güç birliği olursak, gelecek devreler bizlerin, bizlerin nesillerinin MUTLULUK devrelerini gösterecektir Düşman asla uzakta değildir. En yakında ve içimizde olacağı fikriyle yeniden Ulusal yapılanmayı başlatmalıyız.. İnsanların, çalışanların, annelerin kadınların, eşlerin, çocukların ağlamamaları için tek vücut durumunda başlamalıyız. Ezilmemek için, hakların alınması için, ağlanmaması için, yetim kalınmaması için, ADALET ve İNSANLIK için tek yumruk halinde….YA İSTİKLAL…YA ÖLÜM DEMELİYİZ.
Önümüzde bir diğer tercih için az bir süre kaldı. Çankaya seçimi için işte bizlere fırsat. İÇİMİZİN SIZLAMAMASI için doğru kişiyi tercih edelim…Ortaya koyalım….Partizanlığı bırakıp, ULUS olalım. Pişman olup, sonradan yüreklerimizim pişmanlık ile ağlamaması için hep beraber, Çankaya ya layık kişi için el ele gidelim sandık a. Bırakalım şu partizanlık hastalığını da, bu kez doğru olan da birleşelim.Bu ara uykudaki seçmenlerin uyanmasını, diğer siyasi partilerin de eleştirilere açık olmasını ve o sivil toplum örgütlerinin de ciddi hareketler için yıkıcı değil, birleştirici olmasını diliyorum, aslında bekliyorum. Ağustos ayı bayram sonrası , ULUS Bayramı olması için bizlerin birliğini, desteğini bekliyor.. Bizlerde ATAMIN soyu olarak bizlere yakışanı yapalım bu kez. YURDDA SULH; CİHANDA SULH…Ne Mutlu TÜRKÜM Diyene… İçim şimdi sızlıyor ama Ağustos da teselli bulacağım ümidimle, hepinizi selamlarım. Sevgiler üstünüzden hiç eksilmesin dostlar. Egeden esenlikler diliyorum.. Saygılarla… Orbay.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.