ALTIN 790,25
DOLAR 13,8250
EURO 15,6207
BIST 1.927
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 16 °C
Gök Gürültülü

Hadi bakalım.. Urla’da birkaç saat ve fazlası.. İskender Orbay

29.05.2014
1.471
A+
A-

Hadi bakalım.. Urla’da birkaç saat ve fazlası..

Tanju Okan benim hep özel sanatçım olmuştur. Üni. yıllarımda hem dinlerdim hem de orkestrasından bas gitarist arkadaşım olduğundan tanışıp, klasik değimi ile yemişlik ve içmişlik de var. Tam 19 yıl olmuş vefat edeli.. Zaman su gibi mi akıyor yoksa biz mi yaşamda hızlı zaman içinde akmaktayız ? Dünkü törenler de, Soma acımız nedeni ile tören ve sunum eski yıllar dışında oldu.. İskele Tanju Okan parkı sevenleri ile buluşulan yer gibi artık. Arkasındaki balık res. da da sanatçının müzikleri çalınır öteden beri.
Bu yıl Urla nın yeni belediye başkanı da konuştu, arkadaşları konuştu, gazeteciler konuştu.. En son olarak da sahilde parkın arkasında lokması yenildi. Son yapılan anons, Okan için Ağustos ayında İzmir de kent merkezinde arkadaşları batı müziği sanatçıları ile halka açık verilecek konser oldu. Sanırım o tarih de bu konser de olurum.
Geçtiğimiz günlerde bana göre pek önemli değil ama bazı Urlalılar için önemli olan Koç holding eski yönetim kurulu başkanı rahmi koç un da özel Koç Deniz müzesi yapılması için Urla da olması.. İskele mevkiindeki Perapalas butik otelinde kalıyormuş. Kısa bir süre sonra bu otele yakın yerdeki nar bistro da bir şeyler içerken rahmi koç yan masaya gelmez mi…İlk aklıma gelen 70 li yılların başında öğretmen Erol Toy un bu aile için yazdığı İMPARATOR isimli kitap oldu. Bu belgesel kitap da Erol Toy Koç ailesin in nasıl bu hale geldiğini bilimsel dökümanlar la ortaya koymuştur. Ben de TC. devletini ilk soyan ,yasaları çiğneyen özel sektördeki şahsın Vehbi koç olduğunu bu kitabı okudukça öğrenmiş idim. Düşünün o yıl 1970 idi. 70 den bu güne dek de, koç ailesi bu kitabı tekzip edemedi, yalanlayamadı. Hem gerçek nasıl inkar edilebilinir ki. Bakmayın siz fb.de yöneticilik yapan torun koç un gezi olaylarında taksimdeki otel lobisine – divan oteli – bir kısım polis gaz saldırısından kaçanların girmesine göz yummasına …
Gerçek tek ve nettir. Düşünün yıllarca ve özelliklede 70 li yıllarda tüm sendikalara karşı olan ve yine 80 li özal yıllarında da yine sendikalara karşı olan, tansu döneminde işçileri karşısına alan bu aile değil mi idi? Aslında beyinle düşünen halk kesimi bilir ki, koç ailesi yabancı sermeyenin sadece ülkemizdeki paketleme merkezidir. Bakmayın siz açtıkları özel müzelere…Vergi kaçırmak bu aile ile meşru olmadı mı yıllar öncesi. Tarihin gözünü kimsenin karartmaya gücü yetmez,koç ailesinin de. Neyse. Urla da ki ziyaretlerinin nedeni iskelede Urla için özel bir denizcilik müzesi açacak olmaları imiş. Bende vardır bir koç hikmeti deyip ,düşüncelerinizle sizleri baş başa bırakırım. Bu aileyi biraz geniş yazdım ,malum 2 gün öncede bu ailenin aktif şirket yönetimindeki bireyleri güya davranış ve tutumları ile protesto ettikleri o şahsın konuşmasında ön sırada alkış tutmuşlar idi. Ben bilirim ki bu tür çağnozluklara, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu denir. Yani emperyalizmin geri kalmış ya da bilhassa geri kalması planlanmış ülkelerde, öyle mikser gibi paravan şirketleri, ya da ortakları vardır ki, bunların yanar dönerliklerin den boynunuz tutulur takip etmeye kalkarsanız. Sonra tam karşıma yakın oturan o rahmi isimli kişiye baktım, ve içimden dedim ki, bu toprak bakalım sen ve senin gibi diğer kul hakkı yiyenleri, kullarının ardından fesatlık yapanları acaba kabul edecek mi?
Anladığınız gibi Tanju Okan ın erken aramızdan diğer aleme göç etmesinin üzültüsün de iken bu tipin de bir anda karşımda olması beni daha çok sıktı. Mutlak bizler, yani bir dönemim gençliği ki adımızı halk koydu…68 gençliği, hala o yılların tavrı ve bilinci ile sözde ortalarda olan vatandaş sömürücülerine tepkili olmaya devam ediyoruz. Birlik de olduğum arkadaşlarım nedeni ile o kişiye bir e bir tepki göstermedim.. Ama kendisine olan bakışlarımda Denizi neden astırdınız diye sordum.. Neden üç fidana sermaye olarak kıydırdınız diye de göz bebeklerini sorguladım, neyse..
Gece arkadaşlarla deniz ile iç içe bir yerde güzel bir yemek yedim ve saatlerce Tanju Okan dan söz ettik. Sanatçının ölümünden bir süre önce ayağı kesilmiş idi. Bu zor günlerinde İskele den komşuları her gün sıra ile Okan a yemek yapıp götürmüşler. Urlalı arkadaşım da Tanju Okan a son defa yemek götürmesinde, sanatçının gözlerine bakarak bir tür vedalaştığını da sesi titreyerek anlattı. Sonrası malum. Bir bilgide vereyim sizlere, Tanju Okan aslında İzmir Tirelidir. Babasının matematik öğretmeni olması nedeni ile uzun bir süre Manisa da yaşamış ve sonra İzmir e gelmiştir. Şu anda Urla daki mezarlık da yanında annesinin kabrine komşu olarak yatmaktadır.
Söz Urla ya gelince İskele Mah.den bahsetmemeye imkan var mı… İskele halkı biraz da özel bir halk konumunda burada.. Çoğunluk ataları itibariyle Girit den gelmişler. İlk mübadele yıllarındaki uğraşları deniz ile haşır neşir olup, balıkcılık yapmaktır. Halen bu balıkçılık devam etmektedir. Dikkat ettiğim şu : Urla ya ne kadar az dışarıdan yerleşim olursa, Urla o kadar daha doğal yapısını muhafaza etmeye devam edecektir. Urlalıya hep şunu söylemekteyim : aman turizme bu kıyınızda sakin yer vermeyin, sakın sahilinizin betonlaşmaya dönüşmesine müsaade etmeyin. Bir çeşme, bir alaçatı sözde turizm denilerek batma durumundadır. Marina denilen yer de sadece tekne bağlama ve muhafaza yeridir, marina aktivitesi ile hiç yakın uzak ilgisi yoktur.
Çeşmenin bu yanlış imarı ve de iş gelişmesi, bana göre lokal belediyelerin tarihsel günahıdır. Çeşme İzmir in sayfiyesidir ama artık o konumu bile yoktur. Özet para hırsı, herkes de o çirkin çoşkuyu yaratıp, Çeşmeyi Bodrum misali batmaya, taşlaşmaya götürmektedir Çeşmedeki yerel yönetim ve siyasi partilerde kör olmaya devam ediyorlar. Hele chp, tam bunalım yaşamakta. Yeni deneyimsiz parti yönetimi kadrosu ile de bakalım nice hatalarına ne gibi yenilerini ekleyeceklerdir. Madem öyle sırası seferi hisar a gelince, sessizlik battaniyesine sarılmaya devam etmekte …Belediyecilik sadece yazın bir iki resim sergisi, müzik konseri tertip etmekle yürümez. Belediyecilik halkın ihtiyaçlarını karşılamakla olur. Önce balık res. daki hijyen kurallarını ve fiyatlarını denetlemek gerekir. Tunç Soyer i iyi tanıtım, zira 80 li yıllarda onunla Brifing Turizm bünyesinde birlikte çalıştık. Kişinin iyi olması belediyecilik de de iyi yönetim göstereceği anlamına gelmez bana göre. Tunç Soyer iyi insan ama yönetici olarak yetersizdir Neden olsa sanırım kendisini yaptırım aktivitesi olarak hepinizden çok çok iyi tanırım. Burada bağcıyı döğmek, bağı yakmak niyetim de yok. Tek niyetim…Tüm ülkem insanlarının hak ettiklerinin yönetenlerce sunulmasıdır. Ben aylık 400 tl. elektirik parası veriyor ve de Çizre deki bir kişi de buna karşılık sadece 5 tl. veriyorsa, sorgularım. Karşı da çıkarım, farkı da haram ederim. Yani kimse kimseyi kandırmasın, bizler beyin ve yanında da yürekli yönetimler istiyoruz. Ahbap – çavuş donanımlı göstermelik yöntemler sadece hüsranlara davetiye çıkartırlar. Devir göz-kulak-burun açmak devri değil….
Devir beyin ve yürek açmak devridir. Haziran ayı dünya kupası, Temmuz ayı ramazan derken geldik Ağustos a.. Yani Çankaya ne olacak, yada kim orada olacak….
Bunları yazarken de ciddi hissedilen bir deprem oldu İZMİRDE. Bir hayli sallanıldı. Bir günde bu tür doğa olaylarını ve de yapılması gerekenler ile mevcut olanlar için değinirim. Ümit ederim hiç bir yerde sıkıntı yoktur, sorun yoktur. Bazen böyle sıkıntılar üst üst e olabiliyor. Dilerim bu deprem de bir acı bir sıkıntı yaşanmaz. Kısacası, birbirimize bu dönem daha bir iyi sahip çıkalım , birbirimizi daha iyi anlayalım, birbirimize iyi göz ile bakalım. Bu toprakları ve bu Ulusu birlikte olabildiğimizce en güzeli ile paylaşalım.Ağustor layık olduğumuz Ulus temsilçimiz için çok çok önemlidir.Çankaya seçimi için şu şillet partizanlığı atarak,o hastalıktan kendimizi koruyarak, aktif beyin – yürek davranışımzı ortaya koyalım.Ben siyasette olmamış ya da zorunlu olan ama bir akademist,bir yaratıcı ruh , bir sanatcı ruhu taşıyan , geçmişinde topluma hizmet etmiş,güvenilecek,namuslu ve de kimsenin piyonu olmayak insan görmek arzusundayım Çankaya da. Saklayacak değilim, şahsen YILMAZ BÜYÜKERŞEN i Çankaya da görmek istiyorum, diliyorum,temenni ediyorum….Güzel günlerde,sıkıntısız günlerde, birlikte olmamızın hepimizce de kabullendiği ilerici günlerde el ele,omuz omuza ve de 19 Mayıs ruhumuzla yaşamak üzere, benden sizlere yine sevgiler olsun. Ege ve Efe diyarından hoş kalın dostlar…..O R B A Y …

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.