ALTIN 499,73
DOLAR 8,3250
EURO 9,7257
BIST 1.127
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 21 °C
Gök Gürültülü

Gülmek – Harika Külçür –

24.02.2016
1.771
A+
A-

GÜLMEK
Deriden yapılan tasvirlere arkadan vuran ışığın figürlerin gölgesini beyaz bir perde üzerine yansıtılması temeline dayanan gölge oyunu doğu kültürlerine özgü bir sanat. Ortaya çıkışı hakkında değişik rivayetler bulunmakta. Bunlardan biri Çin hükümdarı Wu (M.Ö. 140-87) karısının ölümü üzerine derin bir üzüntüye kapılır. Şav Wong adlı bir Çinli, hükümdarın üzüntüsünü hafifletmek için sarayın bir odasına gerdiği beyaz bir perdenin arkasından geçirdiği bir kadının perde üzerine düşen gölgesini ölen kadının hayali diye sunar. Bizdeki Karagöz ve Hacivat efsanesine benzerlik dikkat çekicidir. Bir başka rivayete göre ise gölge oyunu Hint’ten çıkmış 4. ve 5. yüzyıllarda Java’ya geçmiş ve buradan da batı dünyasına yayılmıştır.
Gölge oyunu tekniğinin Türk toplumunda ne zaman kullanılmaya başlandığı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Bir görüşe göre Çinlilerden Moğollara onlardan da Türklere geçmiştir. Daha sonra da Türk akınlarının istikametine paralel olarak batıya geçmiştir. Bu tekniğin Türk halk kültüründe ortaya çıkışı ve ne zaman Karagöz ve Hacivat olarak biçimlendiği hakkında değişik görüşler vardır. Bunlardan en yaygın olanı Sultan Orhan devrinde (1324-1362) bir caminin inşaatı sırasında Bursa’da geçmiştir. Cami inşaatında çalışan demirci ustası Kambur Bâli Çelebi (Karagöz) ile duvarcı ustası Halil Hacı İvaz (Hacivat) arasında geçen nükteli konuşmaları dinlemek isteyen işçiler işi gücü bırakıp onların etrafında toplanır, bu yüzden de inşaat yavaş ilerlermiş. Bu durumu öğrenen padişah her ikisini de idam ettirmiş.Bu nükteler ve şakalaşmalar padişaha anlatılmış, pişman olan padişahı teselli için Hacivat ile Karagöz’ün figürleri şakalaşmalarıyla birlikte gölge oyunu olarak yansıtılmaya başlanmıştır. Gel zaman git zaman bizler de tanık olmuşuz onların muhabbetine… Öyle ki Bursa’lılar bir müze bile açmışlar bu iki komik insan ve gölge oyunu kahramanı için.
​İdam gerekçeleri Hacivat ve Karagöz’ün tiyatral gösterilerinin diğer işçilerce izlenmesi dolayısıyla inşa işinin yavaşlamasıymış dedik. İnsanları böylesine eğlendiren, güldüren bu gibi özel insanların cezalandırılmaları yerine ödüllendirilmeleri gerek aslında. Gülmek ve güldürebilmek hakikaten yetenek ve bu konuda vizyon gerektiren meziyet. Oysa ağlatmak öyle mi? Dramatik minicik bir senaryo yetiveriyor insanları ağlatmaya. Bunun için de malzeme çok gerçekten gerek ülkemizde, gerekse dünyada.
Gülmek… Pozitif enerji veren, insanı bulunduğu halden anında yaşamın tam merkezine taşıyan eylem. Birçok sağlık sorununun da üstesinden gelmede yardımcı. Kalp hastalıkları, psikolojik rahatsızlıklar bunların başında geliyor. İnsanın fiziksel yorgunluğunu da aldığı aşikar.
​O yüzden ki en ufak fırsatı bile kaçırmamalı gülebilmek için. Nerede, nasıl olursa olsun. İster çok gürültülü olsun bu eylem, isterse küçücük bir gülümseme şeklinde. Üçüncü şahısların ne diyeceğine bakmaksızın. Deli denme pahasına bile. Gülmeli, güldürenleri daha çok teşvik etmeli. Nasreddin Hoca’larımız, Hacivat Karagöz’lerimiz, Kemal Sunal, Cem Yılmaz’larımız da çoğalsın, ayna olsun bizlere diye …

Harika Külçür

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. A.KayaĻ dedi ki:

    Toplumu güldürmek, kültürel birikim gerektirir.
    Bugün için tek adam kimliği veya saplantısı olanlara…ANLAMLI BIR YAZI
    SIZE TESEKKUR EDERIM.