ALTIN 465,48
DOLAR 7,8765
EURO 9,3321
BIST 1.314
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17 °C
Az Bulutlu

Gönül Yolcusunun Kaygıları -Ahmet İnam

10.02.2015
1.303
A+
A-

 

 

Gönül yolculuğunu duyanın, böyle bir yolculuğun farkındalığını yaşayabilenin kaygısından söz ediyoruz, gönül duymazının kaygıları ilgi alanımıza girmiyor.

Gönül duyar insanın bu yolculuğundaki hâllerini betimlemeye gönül uzaklığı kaygısından başlatabiliriz. Gönlün uzağında olanın kaygı yaşantıları, gönül boşluğu kaygısı dışında, her gönül kaygısında olduğu gibi farkındalıkla başlar. Yolcu, gönlün uzağında olduğunu anlamaya başlar. Bu uzaklığın yarattığı belirsizlikler, bulanıklıklar, tutarsızlıklar bir yana, bir çaresizlik duygusu olarak gelir kaygı. Gönlü, bulanık da olsa fark edip yanına varamama, gönül özlemi ile yanma bu kaygı hâllerinden biridir. Gönüle doğru yaklaştığını hissediyor ama gönlü göremiyor da olabilir. Belki de gönle doğru gidiyor, uzaklığı bir türlü kapatamıyordur. Gittikçe gönül uzaklaşıyordur ondan. Kimbilir kalakalıyordur yolun üstünde, gönlün uzağında öylece. Sonunda gönüle doğru ilerleyip aradaki uzaklığı kapatamayacağını anlayınca geri dönüyor olabilir.

İşte bu yolculuktaki kaygı durumlarının genel işleyişine göz attığımızda bu beşli hâli görebiliriz.

  1. Gönlü görüyor, gidemiyor.
  2. Gönle doğru gidiyor, göremiyor.
  3. Gidiyor, giremiyor.
  4. Kalıyor.
  5. Geri dönüyor.

Bu beşliyi, gönüle biraz daha yaklaşıp eşiğine vardığımızda da gözleyebiliriz.

Uzağından, eşiğine varabildiğimizi düşünelim. Gönül yolcusu her dem kaygı yaşayabilir. Uzakta da olsa, eşikte de. Eşikte iken kaygı şiddeti uzaktakine göre daha güçlü olabilir. Eşiğine gelmişiz, gönlü görüyor ona doğru yürüyemiyoruz. Yürüyoruz bu kez de göremiyoruz gönlü; gözüme perde inmiştir. Eşiğindeyiz biraz daha yürüsek kapıdan gönüle girebileceğimizi düşünebiliriz. Girememe kaygısı, anlayıp duyup gönülleşememe kaygısı, bizi eşikte hareketsiz bırakabilir ya da vazgeçip geri dönebiliriz (Gönül yılgınlığı!).

Biraz daha ileri gitmiş, eşiği geçmiş, kapının önünde eşikle içerisi arasındaki ince bölgede duruyor olabiliriz. Kaygı şiddeti ilk durumlara göre daha da artmış olabilir. Bir adım atsak girebileceğiz gönle bir türlü erişemiyoruzdur. Biraz adım attığımızda önünde olduğunu sandığımız gönül kapısının yitip gittiğini görmek de çok sarsıcı olabilir. Kapıya doğru adım atıp kapıyı gördüğümüz hâlde kapıdan içeri girememek hâlinin yarattığı kaygı, belki de bizi olduğumuz yere çakabilir: Kalakalırız gönül kapısında. Belki de yılar döneriz tam girebilecekken gönül kapısından.

Gönlün penceresinden içeri bakıp da giremeyişimizi boynu bükük bir hâlde yaşama durumu da söz konusu. Bakıp da göremeyenin acısını da duyuyor olabiliriz. Belki gönül penceresinden bakıp içeride olup bitenleri anlamıyoruzdur. Pencereye yanaşmış seyrediyoruzdur, yalnızca. Gönlü penceresinden seyretme hâli, yaman bir hâl olsa gerek. Gönlün içinde olup bitenleri seyredip gönlü yaşayamama! Bu seyir hâliyle ne denli yaşanabilir gönül?

Şimdi dörtlü süreç ile belirgin olan gönlün içinde gönül yaşantısı olarak gönül kaygılarının yaşanmasındaki duruma bakabiliriz.

Bu gönül içi kaygılar, yolculuk sonunda kapıdan içeri girişimizden sonra oluşur. Gönlümüz vardır artık ama onu yaşamanın ağırlığı ya da hafifliği bir sorumluluk yaratır. Gönlüm varsa tüm gönüllere sorumluluğum vardır. Gönlüm varsa artan farkındalığım, genişleyen kavrama ufkum, kaygı eşiğimi düşürür. Bir yandan varlığın önünde duyduğum hayret, hûşû, derin bir keyif, huzur verici dinginlik, sonsuzluğu yaşama duygusu diğer yandan bütün yaşadıklarımın ardından gelen iflâh olmaz bir kaygı yaşantısı: Gönlü insanın böyle çağlar.

Gönül taşıyanın;

1. Gönlün varlığını sürdürülebilmesi,

2. Gönlün zenginliği, kuşatıcılığı,

3. Gönlün niteliği,

4. Gönlün kendini ortaya koyması

ile ilgili dörtlü kaygıları vardır.

Gönül taşıyanın dürüstlüğü, açıklığı, kendini oluşturan öğelerle etkileşimini yitirmeme dikkati, onu özeleştiri konusunda duyarlı olmaya götürüyor. Kendini eleştiremeyen insanın gönül kaygısı olmadığı için, gönül sahibi olamayacağını söyleyebiliriz.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.