ALTIN 475,36
DOLAR 7,8304
EURO 9,2018
BIST 1.123
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 28 °C
Az Bulutlu

Fotokopiler Üzerine -Nevcihan Oktar-

18.03.2013
1.768
A+
A-

Fotokopiler Üzerine
John Berger
Çeviri- Cevat Çapan

İnsanı insan yapan o ufacık ayrıntılar değil midir? Bu bazen bir koku,
bazen bir duygu, bazen yaşanmışlıklar, bazen de bir el ya da acı değil
midir? Bu da illa bir kamera ya da resim ile değil bazen de bellek ile
fotoğraflanan anlardır. Hayatlarımızı da yaşanılır kılan bu anlardır.
John Berger Fotokopiler’de sözcüklerle çıktığı bu yolculuğa yanında
bizi de götürüyor.Kendisinde sevgi dolu izler bırakmış kişileri
bizlerle tanıştırıyor…

“Marcel’in aşınmış, çatlamış, eklemleri şişmiş elleri vardı. Hem
nasırlı, hem de duyarlı eller. Bugün artık kullanılmamaya başlayan
birtakım eski sözcükler gibi.” / “Onu en son birlikte kutladığımız bir
yılbaşı gecesinden sonra arabayla evine götürürken görmüştüm…”S.65

Hele Abidin Dino’yu anlattığı bölüm bir güzelleme niteliğinde…

“Çoğu zaman, soylu bir insanın ölümünden sonra, bir ışık söndü derler.
Basmakalıp bir söz, ama ölümden sonraki alaca karanlık daha iyi
anlatılabilir mi? Gördüğüm beyaz kağıt kömür rengini almıştı. Siyah ve
kömür yokluğun rengidir. Yokluk Abidin’ in bu yaz yaptığı bir dizi
başka resmi ve deseni hatırlattı . Bunlar kalabalıkların resimleriydi.
Sayısız yüzlerin imgeleri. Her biri öbüründen ayrı, ama enerjileri
onların moleküller gibi birlikte olmalarını sağlıyor. Oysa bu imgeler
ne ürkütücü ne simgesel . Abidin bunları bana ilk gösterdiğinde bu
yüzlerin çokluğu bana okunaksız bir yazıyla yazılmış mektupları
düşündürmüştü . Anlaşılmaz biçimde akıcı ve güzeldiler. Şimdi acaba
Abidin gene yolculuğa mı çıktı, bunlar da ölülerin resimleri mi, diye
soruyorum kendime. Ve Abidin hemen yanıtlıyor sorularımı; çünkü birden
onun İbn Arabi’ den aktardığı şu sözleri hatırlıyorum :” Adem’ den
zamanın sonuna kadar yaşamış ve bir gün yaşayacak olan herkesin yüzünü
görüyor ve bir yere kaydediyorum…”S.89

Ebedi gecesinde bu dönüşsüz seferin
Hep başka sahillere doğru sürüklenen biz
Zaman adlı denizde bir gün, bir lahza için
Demirleyemez miyiz?

Lamartine- Yaşar Nabi Çevirisi

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Bilge Bengisu Ogunlu dedi ki:

    Ah keşke…