ALTIN 457,46
DOLAR 7,6275
EURO 8,9107
BIST 1.120
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30 °C
Parçalı Bulutlu

EPİKTETOS İLE HAYATA TUTUNMAK

ENGİN YILMAZ 18-02-1974 İzmir doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi İzmir’de tamamladım. İzmir Atatürk Lisesi’nden mezun olduktan sonra üniversiteyi İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünde okudum. Mezun olduğumdan itibaren özel kurumlarda felsefe öğretmeni ve rehberlik-psikolojik danışman olarak çalıştım. Halen İzmir’de özel bir okulda felsefe öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Önceden yayınlanmış bir kitabım daha vardır. SİSTEM Yayıncılık tarafından 2004 tarihinde “ÖĞRENCİLER VE ÖĞRETMENLER İÇİN NLP” adlı kitabım 6.ayda 2.baskı yapıp beklenenin üzerinde ilgi görmüştür. İKİNCİ KİTABIM METİN ÇÖZÜMLEMELERLE FİLOZOF ATATÜRK yayınlamıştır. Eğitim camiasına felsefe öğretmeni olarak hizmet etmekle beraber, ulusal ve uluslararası projelerde çalışmalarda yer almaktayım. 1 erkek çocuk babasıyım. Atatürk’ün İzinde sonsuza kadar gitmeye and içmiş bir kişi olarak, ülkemize ve toplumumuza hizmet etmekten şeref duyuyorum. Mail: kartezyen2006@gmail.com
07.07.2020
138
A+
A-

“BAZI ŞEYLER BİZE BAĞLIDIR; BAŞKA BAZI ŞEYLER İSE BİZE BAĞLI DEĞİLDİR. BİZE BAĞLI OLANLAR YARGILARIMIZ, EĞİLİMLERİMİZ, ARZULARIMIZ VE NEFRETLERİMİZ, TEK KELİMEYLE BİZE AİT OLAN ESERLERDİR. BİZE BAĞLI OLMAYANLAR İSE BEDENİMİZ, ZENGİNLİK, ÜN, GÜÇ, TEK KELİMEYLE BİZE AİT OLMAYAN ŞEYLERDİR.”

M.Ö. 50 yılına doğru köle olarak dünyaya gelmiş bir filozof: Epiktetos. İmparator Neron tarafından azat edildikten sonra kendi başılığına, yani özgürlüğüne kavuşmuştur. Temel olarak ilgilendiği alan “ahlak” olmuştur. Bununla ilgili olarak da geliştirmiş olduğu iki kavram vardır: “Bize bağlı şeyler” ve “Bize bağlı olmayan şeyler”. Yukarıdaki sözünde bahsetmiş olduğu bu “bağlılıklar” ve “bağlıksızlar”ın neler olduğunu bize vermektedir üstad Epitetos.

“Bize bağlı olanlar” filozofumuza göre “özgürlüğü” temsil eden şeylerdir. “Bize bağlı olmayanlar” ise “köleliği”. Bize bağlı olanlar sayesinde özgürlüğü ve dolayısıyla mutluluğa ulaşırız. Ancak bize bağlı olmayanların peşinden koşmanın sonu maalesef ki kölelik ve mutsuzluk olacaktır “Köle Epiktetos” için. Köleliği fazlasıyla tatmış olan biri için değerli sözler kanımca.

İNSANLARI MUTSUZ EDEN, ŞEYLERİN KENDİLERİ DEĞİLDİR, ONLAR HAKKINDA SAHİP OLDUĞUMUZ YARGILARIMIZDIR. BÖYLECE ÖLÜM KORKUNÇ BİR ŞEY DEĞİLDİR, ÇÜNKÜ O SOKRATES’E KORKUNÇ BİR ŞEY OLARAK GÖRÜNMEMİŞTİR. KORKUNÇ OLAN, ÖLÜMÜN KORKUNÇ BİR ŞEY OLDUĞU HAKKINDAKİ YARGIMIZIN KENDİSİDİR.”

Üstad bu sözüyle bilgece bir yaşama vurgu yapar. Başımıza gelen felaketlerden ötürü ne başkalarını ne de kendimizi suçlamamak, işte bilgece yaşamın anahtarı der. Evren başlı başına iyidir zaten. Biz kendi yargı ve tutumlarımızla ona bir takım değerler katmaktayız. Mutlu olmak istiyorsak tüm olan bitenleri kendi zorunlu oluşları çerçevesinde ele almalı ve kendimizce değerlendirmelerden uzak tutmalıyız.

Evrende her varlığa verilmiş bir rol vardır. Biz de kendimize verilmiş olan rol ile yetinmeli, elimizde olmayanın peşine düşmemeliyiz. Çünkü elimizde olmayanın peşine düşmek bizi mutsuz yapacaktır. Önemli olan hayattaki bu rolümüzü en iyi şekilde oynamaktır. Evet, kaderci bir bakış açısıyla karşı karşıyayız. Ancak bu kadercilik bizi mutluluğa götürecekse neden kaderci olmayalım? Sonuç eğer mutluluksa süreç çok önemli olmasa gerek.

Bahsetmiş olduğumuz kişi Epiktetos ise görüşlerine saygı duymak önemli olacaktır. Niye? Hayatını acılarla geçirmiş bir insanın hayata tutunma mücadelesidir söz konusu olan. Köleliği yaşamış birinin “özgürlük” öğretisidir önem vermemiz gereken. Mutlu olmanın formülünü en zor koşullarda dile getirmesidir bizi kendisine değer verdiren.

Stoa felsefesinin en önemli filozoflarından biridir Epiktetos. Doruğuna çıkarmıştır “sundurma okulunu”. Zenon’un temeline yüksek gökdelenler dikmiştir Epiktetos. Günümüze kadar gelmiş olan önemli bir akımdır Stoacılık. “Olduğuyla yetin!”, “Kendinde olmayanın ve belki de hiç olamayacak olanın peşinden sürüklenme!”, “Olan biten hakkında bakış açılarımızdır bizi mutlu veya mutsuz eden!” gibi temel savların etkilerini günümüz psikolojisinde bile bir terapi yöntemi olarak kullanılan “bilişsel yaklaşımda” görebiliyoruz.

Yaşadığımız hiçbir olay kendi başına bir değere sahip değildir. Doğa kendi başına huzurlu akışını sürdürmektedir. Ne zaman vardır ne sınır vardır. Bizim verdiğimiz “etiketler” yoktur doğada. “Pazartesiyi” bilmez doğa. Veya “kış mevsiminin”, “yaz mevsiminin” geldiğini. Kendi içerisinde bir döngü vardır ve bu döngüde hareket eder durur kendi halinde. Biz ise beynimiz sayesinde her olan biteni etiketleyip durmaktayız. İşte Stoa felsefesinde bizi mutsuz eden şeylerin kaynağı buradadır. Olan, kendi başına vardır ve bu şekilde var olmaya devam edecektir. Doğa sonsuz deviniminde var olacaktır. Hancı-yolcu meselesi! Ben bugün varım, yarın yokum. Ve düğer tüm canlılar. Ama “doğa” hep varlığını sürdürecektir. “Bizi biz yapan seçimlerimiz olacaktır” elbette. Karşı konulmaz yazgımızla baş başa kalacağız hayatta. Verdiğimiz anlamlar ile tutunmaya devam edeceğiz evrene. Ancak bu yüklemeler hep kendi metrekaremiz içerisinde olacaktır. Olan olmaya, biten bitmeye hep devam edecektir. Biz ise dünyayı kendi çerçevemizden bakmaya!

“Olmak ya da olmamak” tümdengelimi ile hareket etmektir insanlık için önemli olan. “Kendi halimizle”, “Kendiliğimizle” baş başayız. Bundan başka yol yok maalesef. Sana senden gelecektir hayır veya şer. Verdiğimiz anlamlar, etiketlemelerdir bizi yoğurup şekillendirecek olan. Ancak olan biteni kendi halindeliğiyle değerlendirip yargı ve tutum geliştirebilirsek mutlu olma yolunda bir yol katetmeye başlarız. Asıl olan da budur zaten.

Felsefe tarihine “yaşam” adına, “ahlak” adına, “mutluluk” adına katkılarınız için, Stoa ve Epiktetos. İyi ki varsınız…

ENGİN YILMAZ 07.Temmuz 2020 URLA

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.