ALTIN 463,17
DOLAR 7,8746
EURO 9,3477
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17 °C
Parçalı Bulutlu

Ekmek ve Huzur..

19.01.2014
1.270
A+
A-

Ekmek ve Huzur..

Geride bıraktığım yaşam döneminde farkında olduğum gerçeklerin belki de en başında, yeryüzünde ilk insan yaşamıyla birlikte tek olan savaş: ekmek ve huzur için yapılan savaştır. Düşünün kendinizi bildiğinizden beri , ne için uğraşırsınız….Ne için tüm varlığınız ile mücadele edersiniz….Önce hayatta var olmak için değil mi? Bu var olmak da neden geçer…İlk koşulda karnın doymasından geçer. Klasik değim ile EKMEK den geçer. Ekmek denilince de yiyecek olarak ekmek, birde eylem olarak ekmek…Aslında bana kalırsa her ikisi de biz insan için gerekli. Karnımız doymadan yaşayabilinecek süreç belli. Aç karnına da yapılabilinecek işlemler de belli…Ekmeksiz ne ekilebilir ?
Kısa süren bir dayanabilme sonrası ,fikrimce bırakın ekmeği, tükenmek söz konusu olur.
Huzur …Ekmek ile ilintisi nedir ?Yine bana göre, huzur ekmek ile her durumda, dengelilik yolunda bir uyumdur. Gidin en üst seviyeli bir yerde ekmek, yani karınınızı doyurun. Hem de en mükellef bir sofra sunulsun size. Demek istediğim ,maddi sorunsuz bir sofra. . Ama yanınızda huzur olmasın…Ne yediğinizi fark edersiniz, ne de lezzet size kendisini fark ettirir. İçinizden huzurla, sevinç ile yediğinizin değerini algılıyabilmeniz, yediğinize bir o kadar lezzet verir. Düşünelim , bu sofra mükellef olmasın . Bir dilim ekmek ile olsun. Huzur yoksa, iç sorunla ekmeği bir an önce bitirmeye çalışırsınız ama huzurunuz var ise, o ekmek size en güzel ziyafet gelmez mi ?Basitçe, hayat bir ekmek ve de bir huzur üzerine kurguludur..
Zamanında insan ne ile kucaklaşırsa kucaklaşsın, neyi var ederse etsin, olması gerekli olan; ekmeği ve huzurudur. Bu 2 vazgeçilmezin varlığı sayesinde insan dopdolu soluk alıp, yaşamdaki var oluşunun bilincine sahip olur. Ve ancak bu yol konumu ile, bizler sosyal-kültürel-ekonomik değerleri anlamlı ve önemli yerlerde muhafaza ederek, paylaşarak da insanlığımızın değerlerine değer katmaktayız. Evrenin değişik yerlerinde, farklı toplumlarda da mutlak belirgin ayrılıklar olacaktır, olması da lazımdır. Ancak bize sunulan yaşamda bulunabilme ödülünü evrenin neresinde olursak, kimlerle paylaşırsak da, en uygun biçimde değerlendirilmesini yapmak zorundayız. Aslında bu bir de zorunluluk gibi…
Bana göre ,benim fikrimce böyle. Bunun gerekçesini de, daha iyi bir dünyada, daha insanca yaşam için , gelecek kuşaklara sağlıklı insan mirası bırakmamız acısından zorunlu bulmaktayım. Miras derken de, ekonomik değil, insanı yaptırımlar, sosyal yaptırımlar, ulusal yönetimlerde paylaşılabilinecek ahlaki değer ve diğer artı olan amaçlar……Benim miras değimim bu yoğunluk da.. Baştan yazdığım gibi…Huzur da mutluluk en önde gidendir. Ortak paydalarda da hep mutlu bir toplumdan bahsetmezmiyiz sık sık…Deriz ki, mutlu bir toplum, halk oluşturalım.. Mutlu bir yaşam için el birliği ile gayret edelim. Bu yazdıklarımı sıkça ve de evrende her yerde görebiliriz. Bir boy ilerisinde de , toplumları yönetenlerin vurguları gözükür bu defa. Kendimi fark ettiğimden beri ülkemde de toplum yönetimine aday olanların, bir partide bulunanların da ortak buluşma yeri, vatandaş huzuru, mutluluğu oluyor önce. Sonrada kendi siyasi varlıklarında, bu ana yolun temelini, taşlarını, ya da asfaltını ortaya koyuyorlar….Sözlerde, yazılarda bu yapılabilineceklerin bizlere sunulmasında , genelde ayı hedef gösteriliyor. Ola ki, bizlerin tercihinde, bu hedef sahibi bir yönetim adayı siyasi kurum ,yönetime geldiğinde, asıl gerçek tokatı da suratımıza çarpıyor.
O tokat da bana göre şu…Ey vatandaş , ben senin mutluluğum için konuştum, yazdım, vaad de ettim ama önce sen değil, ben gelirim . Kısaca, önce insan , önce ulus değil…önce ben…O zaman da akıl beyin e sorar,, huuu der. Hani nerede kaldı o ağırlıklı ortaya konulan huzur, mutluluk, ekmek, aş, güzel bir toplum yönetmek, hoş görüyü paylaşmak ve sosyal sevgiyi ortağımız, vazgeçilmemiz yapmak. Gerçek de güzel sözler, vaadler, hoşumuza gidiyor ki , tercihlerimiz de yaşadıklarımız biçimde. Tercih etmeyi bilmez isek, katlanmak KAÇINILMAZIMIZ olur. Bizler vaad edenlerin, sözleri ile yazdıkları ile sonradan bizi kandırma yarışına geçen yönetim adaylarının asla engelli gördükleri seçmen olmamalıyız.
Bizler ekmek ve huzur sunulacak kitleyiz, çünkü bizler toplumuz, ulusuz, halkız…..En büyük güç biziz. O halde de her şeyin en iyisine biz layıkız. Bunu sağlayabilmemiz de de artık DOĞRU TERCİH yapma günümüz çoktan geldi, geçme durumunda. Hayatın bundan sonraki toplumsal alternatiflerini , biz ağırlıklı olarak, bizim taleplerimiz doğrultusunda ortaya koyabilecek yeni , hırpalanmış, ,içinde kötü tohumların da barınmadığı, doğru ULUS hedeflerini net ortaya koyabilen yönetim adaylarını seçmeliyiz.
Ataların dediği gibi,, eskiye rağbet olaydı, bir pazarına nur yağardı. Dünya ve dünya insanlığı kendini yeni süreçlerde, yeni hareketler içinde, yeni imkanlarla süsleme durumunda iken, biz TÜRK ULUSUDA ,kendimizi geç kaldığımız yeni tercihler de, yeni başarılı olacağına inanıp güvendiğimiz yönetimleri seçmeliyiz.
Bu yazdıklarım mart da yapılacak mahalli tercihler için değil, gelecek genel seçimler içindir. Mahalli seçimleri ben bzans sarayındaki tekfurların itişip kalkışmasına benzetiyorum. Mahalli seçimlerde bağımsız ady yoksa, kadınlara da genel anlayış da yer yoksa….Tekfurlar oturup çalçene yaşasınlar. Çocukların ,yaşlıların, engellilerin unutulduğu mahalli seçimlerde diğer hedeflerin bahsini ben sosyal kitleye yapılan bir hakaret olarak görmekteyim. Çocuk, yaşlı ve engelli yoksa, mahalli seçimlerdeki tekfur adaylarda yok olsunlar, bana göre.
Bağımsız fikirlerim bunlar ve de sizinle paylaştım sadece. Bunun dışında hiç bir siyasi kurum üyesi olmadığımdan da çok memnunum. Tek yolum ATATÜRK DEVRİMLERİ YOLU ve CUMHURİYETİME sahip çıkabildiğim mücadeleme devam edebilmemdir. Gerisine de tekfurlar bakar, ben değil. Ekmek ve Huzurun her eve ,her bedene geleceği, dağıtımda da adaletli olunacak bir yeni dönem dileklerimle, benden sizlere saygılar… ORBAY…

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.