ALTIN 459,27
DOLAR 7,6371
EURO 8,9173
BIST 1.120
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 30 °C
Parçalı Bulutlu

Ekim – İskender Orbay –

10.10.2013
1.446
A+
A-
Ekim  – İskender Orbay –
Reklam

Ekim
Ekim ayı sonbaharın ortasına yakın bir dönemdir. Mevsim kışa doğru yavaş yavaş hareketlenmeye başlar. Ekim ayı içinde bu yıl oldukça hareketlilik var. Dini bayram olan Kurban bayramı yönetimim de kararı ile onca gün oldu fazladan. Olsun nasılsa zengin, refah içinde, sorunsuz değil mi bu halk….O kadar da dini bayram fazlası helal olsun…Sonra ay bitiminden önce de düşmanların iç de ve de dışta bir türlü halende kabullenmediği TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN 29 EKİM de kutlanan bir bağımsızlık bayramı olan CUMHURİYET BAYRAMIMIZ var. En kutsal bayram bu bayramdır bence. Çünkü ULUS olmadan, bağımsızlık olmadan hiç bir bayram olmaz, kutlanamaz da. Cumhuriyet milli gururumuz olarak ilk temelleri ine 1915 yılında Çanakkale de atılan yıkılmaz bir ULUS yönetim şeklidir. Çanakkale kadın erkek asker genç yaşlı denilmeden ortak bir mücadelenin de belirgin zaferidir. Bu zafer tüm TÜRK ULUSUNUN ortak imzasını taşır. 19 Mayısla başlayan ve de sonradan 23 Nisanla bağımsızlık ULUS hakkıdır diye tüm dünyaya TÜRKÜN varlığını yeniden haykıran ,29 EKİM 1923 de ise ULUS yönetiminin CUMHURİYET olduğunu cesaretle bildiren bir tarihsel oluşumdur .Bu nedenle EKİM ayı benim için biraz daha özeldir diğerlerinden. Bu güne döndüğümde etraf da hüzün oluşmasına ,endişeler yaratılmasına rağmen, ben insanı sömürmenin bu denli ucuz hikayelerde asla başarılı olamayacağı fikrindeyim. Kolay değil bir ULUSU ve de değerlerini birkaç yılda yıkmak ya da yıkmaya kalkışmak. Kim neyi kaldırmak ya da kabul ettirmek isterse istesin, şunu hiç unutmasın…..Cumhuriyet tüm dünyanın TÜRK için inanılmasını yaptılar dedirttiği bir başarıdır. Başarı ise bilinir ki engellenemez, tersine ya paylaşılır ya da ortak yaşanılır . Ekim 2013 de geleceğin TÜRK Ulusu için barış, mutluluk , huzur ve başarı dolu yarınlar olacağına asla şüphe etmiyorum . Asıl endişen şu dini bayramlarda bizi ulus yapan toplumsal dayanışmanın biraz zayıflamasıdır. Dini bayramlar hüzün e açılan çiçekler gibi oldu son 25 yıldır . Bu olumsuzluklardan en çok çocuklar etkilenmektedir. Şanslı olan teknolojik konfor içinde olanları bir kenarı bırakırsak, geçim zorluğu içindeki ailelerde yaşayan, sadece güzel nefes almaya özlem gösteren çocuklar dini bayramlardaki yozlaşmaları da görerek bir açıdan da çaresizlik içine sürüklenmektedirler. Dini bayramlarda ,bayramın anlamı dışında ülkemizde milyonlar tatil için seyyahat etmektedirler. Haftalar öncesi yurd dışı ve yurd içi bir çok yöredeki oteller doldu, kültür turları tavan yaptılar…..İnsanların toplumsal birliktelikleri ve paylaşımları ne yazık ki bir anlamda duygusal açıdan gasp edilmekte…Aile değerleri yitirilmekte, aile ortak bütünlüğünde bence çatlaklar oluşmakta. Oysa toplumda bırakın fedakarlık yapmayı , ortak alanda her şeyi bir bütünlükle paylaşmak düsturu vardır. Aile de toplumun en küçük birimi olduğundan bu gerçek bu birim içinde söz konusudur . Ben eski bayramlarımı arıyorum dersem beni kimse suçlamasın…Hayatımda ailemden ,kan bağı olan ailemden yaşamda artık hiç kimse yok. Ama sadece beden olarak yoklar. Ruhları da her zaman benimle birlikteler , böyle hissediyorum. Bizler yaşam denilen boyutlarını asla net ortaya koyamayacağımız bir oluşum içindeyiz. Bu boyutta kişi olarak ne kadar bilinç li ve doğru düşünüp hareket etmeyi becerebilir isek, o kadar gerçeklerle yaşarız. Çünkü insan özünde ,sevgi ,hoşgörü, affetmek vardır, yeter ki bunları sabır ile ortaya koyabilelim. …Bir diğer acıdan , kendimizi ne olduğumuzla ilgili Farkında Olalım. Farkında olmak ya da olabilmek, başarı anahtarıdır zira ; hem de her konu için… Kim ne derse desin, sadece bu evrende biz insanlar için gerçek bilgiler vardır. Bu bilgilerde zamanı veya sırası geldiğinde bize öğretilmektedirler.. Bu bakımdan ben de yüreğimi hoş tutuyorum, her şey nasılsa sonunda olacağı gibi olur. Şu an bu bayramlar gezmek boyutuna erip, ana amacından biraz uzaklaşıyorsa , ki bir toplum bölümü için, ben bu ters giden kitle peşinde de değilim. Israr da etmem gitmemeleri için…Ne istiyorlarsa elbet öyle yapsınlar ama belli sosyal değerleri de unutmasınlar ya da unutturmasınlar. Asıl medeniyet, diğer insanlara çok verebilmenin hazını yaşayanların medeniyetidir. .El el e, yürek yürek e bir bütünlük medeniyeti.. Bende buna göre biraz dini bayramlarda yuvayı terk edenlere hafif sitem ettim…Şu yılların sonunda yaşadıklarım a baktığımda bir ayrı dönemin de oluşmaya başladığını fark etmekteyim. Belki okuyan birçok kişiye ters gelecektir ama ben gelecek korkusu asla yaşamamaktayım…Kaygı , evham, endişe, bunlar hiç içimde yok. Gençken de böyle idim.Attığım her adıma güveniyorum ve nereye nasıl adım attığımı biliyorum.Bu da yeterli benim için.Laf aramızda ben bu adımları atarkende benden önce planlanan bir adımı atmaktayım.Kimileri huzuru yarınlarda arar,ya da olsun ister.Oysa huzur , saadet şu andır,yaşanılan andadır..Yarınları kim olursa olsun asla planlayamaz,sadece planlanan planda yerini alır….Gerçek insan , güvenmeyi bilen,zorluklar karşısında sabır ile direnebilen ve de kendisine güvenebilen insandır.Her günü şimdi yaşa ve de huzurla yaşa.Korku ve tasayı da yürekden , beyinden çıkart.Bizler burada var olmak için varız.Var olmak da,kendimizi sevmemiz,diğer insanlara verebileceklerimizi vermemiz, hissettiklerimizi de insan ile paylaşabilmemiz olmalıdır.İnsan zihni kendisini terbiye ederken epey zorlanırmış.Ama toplumsal geleneklerimizi de bir kenarı koyup sadece nefsimizin keyfini de yaşamamalıyız.Çünki biz , yani insan yaşamdaki tek gerçeğizdir.İnsan yoksa ne yaşam,ne teknoloji,ne yönetim,ne zenginlik , ne de sorunlar olur.Zaman içimizdeki ışığı ve de yolumuzu görüp,ona göre de kendimize yön verebilmemizdir.Toplumsal oluş,insanların el ele olduğu bir uyum demektir.Bu oluş, tüm Ulus insanlarına el verir,onları yanlışlarından döndürür ve verdiği elide asla geri çekmez. Tüm iyilikler hepimizin olsun. Saygılarımla………ORBAY…

Reklam
Yasemin Tutal
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.