ALTIN 468,98
DOLAR 7,7253
EURO 9,0624
BIST 1.145
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 28 °C
Az Bulutlu

Efsane’miz Tanju Okan’ın Anısına -Deniz Barbaros Şarman-

26.05.2013
4.224
A+
A-

Efsane’ miz Tanju Okan’ın Anısına..
Bu yılda onu layıkıyla andık..

İskele – URLA’da Tanju OKAN, Efsanesi ile Yaşıyor. Evet biz İskele’lilerin bir efsanemiz daha oldu. Tıpkı şarkıda olduğu gibi… “Bir efsaneydi , efsaneydi İskele’de o’nunla olmak, Lacivert gözlerinin derin, anlam dolu tonlarında, denize dalmak.. Gönüllerimizden, kulaklarımızdan silinmeyecek sesinin eşsiz tınısıyla, hayallerde dolanmak. Onunla İskele sahillerinde yıldızlı gecelerin melodilerle dolu tadına varmak,bizim yaşanmış en güzel efsanelerimizden biriydi. Evet gerçekten şanslı insanlar değil mi bu Urla’lılar, İskele’liler..,Kimler gelmiş kimler geçmiş bu diyardan.. Hepsiyle zaman dilimlerinin farkından dolayı karşılaşamasalar da, havasında suyunda anlatılan efsanelerde bir kokusunu, düşünce kırıntılarını, tavrını tarzını, dolaşan moleküllerden alıverir bu Urla’lılar ve kendini Urla’lı hissedenler. Ünlü yazarlar, tarihin en eski filozoflarından Anaksagoras,İskender gibi devirler açan imparatorlar, Nobel ödüllü diplomatlar, adını bu satırlara sığdıramıyacağımız, ama günü gelince anacağımız bir çok değer ve Tanju Okan.. Bu gün o’nu anma günü olduğu için şu anda o’nunla çok doluyuz, o’nu yazıp çizmek, o’nu dinlemek istiyoruz. Her Urla’lı nın özellikle İskele’li lerin onunla ilgili yaşanmışlıkları, sıcacık anıları vardır. Çünkü insan severdi, gerçek bir sanatçı hassaslığı ile yaklaşırdı çoluğa çocuğa, manava , balıkçıya.. Özellikle İskele balıkçılarıyla limanda akşamcı sohbetlerine başladı mı etraflarındaki katılımcılar dairesi büyüdükçe büyür bazen bulundukları yere sığamaz olurlardı.. Ama onun ve etrafındakilerin gönülleri öylesine genişti ki, alanlara sığamasalar bile gönüllerde yer bulurlardı. O güzel şarkılarla beslenen bu hoş sohbetleri Urlalılar ve konuklar asla unutamazlar.. Arastada uzun uzun oturup esnafla muhabbeti sever, şen kahkahaları ve gür, anlamlı sesi Arasta’nın eski duvarlarında yankılanırdı. Gelip geçen, biraz olsun yanında oturup sıcaklığını hissetmek için sıra beklerdi. Urla’lılarda kıymet bilen taraflarıyla onu bağırlarına basmışlar, ” Urla’nın fahri hemşehrisi ” ilan etmişler, belediye başkan adayı yapmışlardı. Ama o, kısa bir süre sonra sanatçı kimliğinin ağır bastığını, politika ile ilgilenmenin onun kişilik yapısına pek uygun olmadığını öne sürmüştü

İskele – URLA’da Tanju OKAN, Efsanesi ile Yaşıyor…

. O zaten gönüllerin başkanıydı. O zamanlar İskele sahilindeki evi ile doğduğum ev arasında yedi ev vardı, “Kadınım” adlı efsanevi teknesini de, sıklıkla evinin önüne biraz açığa demirlerdi. Rahatsız etmeden, uzaktan etrafında dolanırdık. Keyfi olursa müsaitse çağırır sohbet eder, çok coşunca da şarkılar söylerdi, sevinçten mest olurduk.. Bazı sabahlar çok erken kalkar, denizin dibindeki kayalara oturur, dalar dalar giderdi. Ben de çok erken saatlerde yüzerdim. Yüzünün ifadesinden, mırıldanmalarından bir beste ve güfte ilhamı içinde olduğunu sezer, su şırıltıları ile bile rahatsız etmek istemez,düşlediği melodi bozulmasın diye bir balık misali sessizleşirdim. Ve sessiz su daireleri ile ona dua gönderip bestesini, içinden geçen melodiye en yakın olarak seslendirmesini dilerdim. Bilirdim ki o güzel gönlündeki melodisini tam olarak yansıtması, kullandığımız bu tınılara dökmesi zordu. Büyük sanatçıların gönül seslerini ancak gönül kulakları duyabilirlerdi, yansıtmaları hep biraz eksik kalırdı, o eksikliği de bakışlarındaki masumluk tamamlardı. Onun içindir ki lacivert gözlerindeki ifade hiç aklımdan gitmez. Baba Tanju… Lakabı böyleydi.. bizden bir hayli büyüktü ama babalığı yaşından kaynaklanmazdı, zaten Urla’ lılar ona “baba” demeye başladıklarında daha ellisine varmamıştı. Bir gün çok hastalandı baba Tanju., hepimiz çok üzülüyorduk, hastalığı ona hiç yakıştıramıyorduk, Urla’lılar omuzlarında hastane ye taşıdılar onu ama maalesef almaya geldiklerinde babalarının bir parçasını hastane de bıraktılar. Olsun biraz eksik olsun., vücudundaki eksiklik onu daha da tamamlamıştı sanki, Şimdi gözlerinde daha büyümüş çok daha önemli bir tahta oturmuştu..Hastahanede kalmak istememiş, hemşehri lerinin yanına dönmek istemişti. Urla’lılar tarafından evine getiriliş töreni, İzmir basınını günlerce meşgul etmiş, şaşkınlık yaratmıştı. Hastahane kapısında kurban kesilmiş, davul zurna, halaylarla karşılanmıştı. Çok zor olmasına rağmen, onu dimdik oturtmuşlar şarkılarını hep bir ağızdan içtenlikle haykırmışlardı. Evine bu son seyehatı muhteşemdi, o günden sonra Urla’lılar onu hiç yalnız bırakmadılar son gününe kadar güle oynaya sevgiyle başında nöbet tuttular.. Onu memnun etmek için yakınları , eşi dostu, sanatçı arkadaşları ve bilhassa komşuları seferber oldular. En sevdiği yemekler, yarış edercesine yapılıyor, ağzına besleniyordu. İşte onu son görüşüm bu sevdiği yemekler bahanesi ile oldu. Annem bahçemizin yeni süren asma yapraklarından dolma sarmıştı, ” en son geçen hafta götürmüştüm, bunları çok seviyor ” deyince, ” bu seferde ben götüreyim, hem görmüş olurum ” dedim. Zar zor kabul etti, belli ki kendi götürmek istiyordu. Tüm bu insanların bağlılık ve sevgileri ile iftihar ediyordum.. Bu içtenliği yaşayıimagep saptamak çok güzeldi. Dolma tabağı elimde güle oynaya kapısını çaldım , yatıyordu, çok az konuşabildi, sevincim bir anda derin bir hüzne dönüştü, içimi bir sıkıntı kapladı.. Kapıdan çıkmadan dönüp baktım, o çok değer verdiğim lacivert gözler bu kez bambaşka bir veda melodisinin hüznüyle bakıyordu. Bu ifadeyi hiç görmemiştim gözlerinde… Veda ediyordu., hiç bir şey söylemeden., başka bir kaç kişiye de sadece gözleriyle veda etmiş, birkaç arkadaşımla aynı anıyı paylaştım.. Evinden çıkar çıkmaz iki adım ötedeki denize koştum, elimi yüzümü bolca suyla yıkadım, yıkadım. Şu anda beni ancak deniz suyu avutabilirdi.. Hepimizin derdine derman, birlikte yüzüp avunduğumuz denizin tuzlu suyu.. Kısa bir süre sonra aramızdan ayrıldığının haberi geldi, İzmir’de işimdeydim, cenazeye zar zor yetişebildim, gördüğüm en muhteşem cenazeydi.. Sanatçı arkadaşları İstanbul’dan akın akın gelmişlerdi , ama şu vefalı Urla’lılar…. Onlar bambaşka hüzünlüydüler, artık öksüzdüler, “baba” larını kaybetmişlerdi. Biz ona gönüllerimizde yer verdik ve deriden sevdik.. Bir efsaneydi, efsaneydi seni tanıyıp sevmek .. O güzel şarkılarınla beslenip büyümek.

NOT : Resimde Tanju Okan’ın Urla İskele’sinde bulunduğu sürede yaşadığı ev görülmekte..

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.