ALTIN 462,45
DOLAR 7,9431
EURO 9,4949
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 17 °C
Parçalı Bulutlu

Dünya’yı Kurtaran Adam Yel Değirmenleri ve Rüzgar Tribünlerine Karşı

27.07.2013
1.706
A+
A-

Dünya’yı Kurtaran Adam Yel Değirmenleri ve Rüzgar Tribünlerine Karşı

Dünya değişiyor. Daha çok bilgi bazı ön fikir ve yargılarımızı değiştirmemize yol açabiliyor. Hergün herşeyi tekrar yargılamak gibi zor işlerle karşı karşıya kalabiliyoruz. Daha dün annemizin kollarında coşarken, bugün annemiz öldü ve İronman VI (kolay olsun diye Türkçe Ayranmen IV de diyebiliriz) artık AVM lere (Alışverişmerkezi’nin kısaltılmış yaygın hali) karşı.

AVM ler sayesinde hepimizin daha genç – malum orada özenme ticareti yapılıyor- daha şık, daha zayıf ve sağlıklı olamadığımızı anladık. “Acaba Aveme şehir içini öldüren küçük esnafa ve yerel renklere zarar bir her naneyi tek tip çorbalaştırma modası mı?” diye hafiften tedirginiz.

Eh, çevrecinin vatan kurtaran aslanların gurur vesilesi yel değirmenleri pardonnnn temiz aletrik (cereyan) üreten “rüzgar türbinleri” de acep çevreye zararlı mı? diye soran münafık ve muhtemelen yabancı ajanları da mı var acaba diye kendimize sorma vakti geliyor mu?

Ne yani? Yenilenebilir enerjinin her türlüsü tertemiz ve OMO beyazlığında değil mi? sorusu bilhassa Batı Avrupa’da epeyce bir kavgaya yol açıyor.

Neüzübillahişeytanirecim, şeytan benden uzakta dur! Bu insanlara da yaranmak zor kardeşim.

Almanya’dan yel değirmenleri hakkındaki fikirlerinizi izninizle bazı veriler paylaşarak tekrar gözden geçirmenize hizmet edeyim:

Yel değirmenleri yenilenebilir enerji türünde elektrik enerjisi üretiyorlar. Ama çevrecilerin sevgilisi linyitten enerji üreten ve havayı ve çevreyi kirleten santrale karşı “amcamın rüzgar türbini” tarihte kaldı. Dev cihazlar daha rantabl çalışıyorlar.

Dev cihazlar 100 hatta 200 metre yükseklikteki tonlarca ağır, içinde asansör var ve rotorlarında (pervanelerinde) küçük uçaklar çarpmasın diye ışıklar yanıp sönüyor.

Şimdi Almanya’da 31bin Megawatt enerji üretiyor yeldeğirmenleri. 2050 ye kadar 85 bin Megawatt olsun isteniyor rüzgarla üretilen enerji. Politikacılar “pis Kömür ve Atom santrallerinden” temiz enerjiye geçme kararı aldılar. Çare? Yenilenebilir enerji! Fazla güneş yok, Akdeniz ötesinden Sahara’dan temiz güneş enerjisini elektrik olarak getirmek için projeler üzerinde çalışılıyor. Ve tabii rüzgar tribünleri. Amma velakin 700 kadar “çevreci” dernek bu olmasın diye üreticilere savaş açmış durumda.

Nedenleri basitçe Denizin içinde veya Kıyıda verimli olan santraller karanın içine girdikçe daha az verimli oluyorlar. Der Spiegel Dergisi bu çatışmaya manşetten yer verdi geçen hafta. Örnekler: bir Enercon E-126 tipi Rüzgar değirmeni bir dönüşte 7 Futbol sahası kadar alandan rüzgarı toplayıp enerji üretiyor. Üzerinde ölen milyonlarca sinek ve böceklerden bazen aerodinamik bozuluyor. 100 veya 200 metre göğe uzanan beton ormanlarını güzel diye insanlara sevdirmek zor. Boyutlar büyüdükçe ve 30 yıllık geri ödeme planları ile olayı rantabl göstermeye meyleden “bilirkişilerin” sayısı artıyor. Ve kağıt üzerinde “verimli görüken” projeler yatırımcıları üzebiliyorlar.

İngiltere’deki yönetmeliklere göre bir yel değirmeninin evlerden 3000metre uzakta olması gerek. Almanya’da 500 metre yakına kadar gidilmiş yerler var ve çoğu artık dava konusu. Pfft pfft diye çıkan sesten mi, yoksa görüntü kirliliğinden mi, yoksa doğal hayata olan zarardan mı dava açılıyor derseniz. Cevap basit: Hepsinden. İlk davalar da kazanılmaya başlandı. Bazı türbinler gürültünün verdiği rahatsızlıktan ancak muayyen saatler çalışabiliyorlar. Sadece rüzgar olunca enerji ürettiklerinden bir de muayyen saatlerde çalışınca rantabl olmaktan çıkıyorlar. Çare milyonluk yatırımı söküp başka yere taşımak oluyor ki ticari açıdan orta boylu bir felaket.

Deniz kenarındaki “bonfile” alanlar kapıldı Almanya’da giderek ülkenin içinde kurulum yerleri aranıyor. Yakında ev varsa evin fiyatı anlamlı düşüyor. Zaten karanın içine girdikçe verim azalıyor.

Leylekler ve bazı atmacalar yel değirmeni pervanelerinde ölüyorlar. Türbinn sayısı arttıkça nesilleri tehlikeye giriyor. Çevreciler gene pervanelerde ölen yarasaları bir projenin kokusu çıkınca hemen civardaki ağaçlık yerlere yerleştirmek için çaba gösteriyorlar. Eğer civarda yarasalar varsa enerjiye yatırım yapacak şirketin işi zor. Davalar bilirkişi raporları ve gözlemlerle uzun sürüyor ve genelde izin alınamıyor.
Mahmut Tolon

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.