ALTIN 468,90
DOLAR 7,6465
EURO 8,9963
BIST 1.094
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 29 °C
Az Bulutlu

DÜNDEN BU GÜNE KARANTİNA ADASI

01.04.2020
90
A+
A-

DÜNDEN BU GÜNE KARANTİNA ADASI

Not: Günümüzün konusu corona salgını nedeniyle16 Aralık tarihli yazının tekrarındır.

GiRİTLİLERİN İLK UĞRAKLARI KARANTİNA ADASI VE KARANTİNANIN İŞLEVİ

Karantina adasının tarihi 5000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Tarihte bu ada, bir İon kenti olan Klazomenai şehrine bağlı bir yerleşim yeri olmuş, bugün hala o dönemden kalan yapı kalıntılarını görmek mümkün.

1800’lü yılların Osmanlı’sında ada, yerleşim yeri olmanın dışında bambaşka bir kimliğe bürünmüş.

Bu yıllarda Osmanlı’lar sağlık konusuna çok fazla önem vermiş olacakki, imparatorluğun belli bölgelerinde tahaffuzhane noktaları oluşturulmuş. Türk Dil Kurumu’nun açıklamasına göre tahaffuzhane;  “sefer sırasında, yolcu ve çalışanların arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirmeleri, gerekli sağlık önlemlerinin alınması ve hastaların iyileştirilmeleri için büyük limanlara yakın kıyılara kurulmuş sağlık kuruluşu” demekmiş.

Bu tür karantina noktalarının oluşturulmasının sebebi, dünyanın her kösesinden gelen yolcularla birlikte gelen hastalıklara karşı ülkeyi korumak imiş.

Gerçektende görülmektedir ki o zamanlarda gemilerle yolculuk eden yolcuların hastalıklar sonucu vefat ettikleri  oldukça fazla görülen bir durummuş, 1873′te Cidde’den yola çıkan vapur İzmir’e varana kadar hastalıklardan 334 kişi ölmüş.

Durum böyle olunca, bu karantina noktalarının oluşturulması kaçınılmaz hale gelmiş.

Osmanlı’lar ilk karantina bölgesini 1823’te Klezomenai (Urla-İskele) Tahaffuzhanesi olarak Fransızlara yaptırmışlar, ayrıca adayı karayla birleştirecek bir yol da inşa edilmiş.

Karantina Adasındaki işleyiş ise kısaca  şöyleymiş;

Bu yıllarda gemiler ada açıklarına demir atarlarmış, yolcuların elbiseleri çıkartılıp 110 derece sıcaklıktaki buharlarla dezenfekte edilirmiş, yolculara ise peştemal ve takunya giydirilip ilaçlı sularda yıkanırlarmış ve doktor muayenesinden geçerlermiş. Eğer bir yolcuda bir hastalık tespit edilirse, hastalığı taşıyan kişi yada kişilerin, hayatları boyunca adayı terketmelerine izin verilmezmiş, vefat eden kişiler ise adanın mezarlığına gömülürmüş.

1865 yılından 1950 yılına kadar durum bu şekilde devam etmiş. Tahaffuzhane 1950 yılına kadar aktif kullanılmış, Kore gazileri ve Barış Harekatı askerlerinin de faydalandığı bilinmektedir. Tahaffuzhane işlemi şanlı tarihimizde ülkemize üstün hizmetlerde bulunmuş ve her zaman yüz akı olmuştur. Tahaffuzhanenin müze olarak açılması için çalışmalar devam etmektedir.

iPad’imden gönderildi

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Nalan Bukeri dedi ki:

    Biz keyifli yaşamayi bile uygulamakdan kaçıniyoruz!