ALTIN 477,02
DOLAR 7,8155
EURO 9,1845
BIST 1.123
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 28 °C
Az Bulutlu

Demokrasi tuzakları

29.08.2012
1.403
A+
A-

Cancağızlarım Mehmet Barlas bugün çok güzel bir yazı yazmış Sabah Gazetesindeki köşesinde dikkat ile okumakta fayda var:

“Demokrasi tek başına özgürlükçü toplumun, çok sesliliğin, hukukun üstünlüğünün var olmasına yetmiyor. Bizim siyasetimizin “Kızıl Elma“sı “Liberal Demokrasi“dir. Ve hepimiz biliyoruz ki, liberal demokrasiye uzanan yolculuğumuzda tuzaklar dolu. Bu tuzaklara düştüğümüz takdirde, yolculuğumuz çok fazla uzayabilir. Avrupa Birliği yerine Ortadoğu parçalanmışlığına kayabiliriz. Bir yanımızla Suriye’ye, bir yanımızla İran ve Suudi Arabistan’a, bir yanımızla da Libya’ya, Mısır’a daha çok benzeyebiliriz. Söz konusu tuzaklardan bazıları hemen önümüzde duruyor.

1- Birinci tuzağa “Kürt Sorunu“nda PKK teröristlerinin ve işbirlikçilerinin iğvasına kapılıp BDP’yi kapatarak, Güneydoğu illerinde olağanüstü hal ilan ederek ve bu sorunu siyaset alanından tümden çıkartıp, sadece bir güvenlik meselesi biçiminde ele alarak düşmek tehlikesi var.
Büyük devletiz

 

2- İkinci tuzak, Suriye- İran- Amerika-İsrail karmaşalar alanında, kimin tarafından nasıl ve ne maksatla kullanıldığını hesaplamadan “Biz büyük devletiz” biçimindeki ego şişkinliğine kapılmaktır. Tabii ki bölgede ve komşularımızda yer alan her gelişme bizi doğrudan etkiliyor. Ama hiç unutmayalım ki bu gerçek hep vardı. Bir dünya savaşının bile dışında kalmayı başarmış ve bütünlüğünü barışçılığı ile korumuş olan Türkiye, bundan sonra da aynı çizgiyi korumalıdır.

Özel hayata saygı 3- İç siyasette, özel yaşamlara müdahale olarak algılanabilecek eylemlerden ve kararlardan, tüm yetkililer ve ilgililer kaçınmalıdır. Örneğin “Alkolizmle Mücadele” ile “Alkollü içkilere yasak koymak” aynı şey değildir. 21 yaşını geçmiş insanlara, dini inançlar gerekçesiyle “İçki içemezsin” diyemezsiniz. Bunlar üniversite öğrencisi de olabilirler. Eğer YÖK bu tür konulara girerse, sonunda YÖK ile Diyanet İşleri Başkanlığı, özdeş konuma girer. Veya sadece kadınlar bir plajda denize girebilsin diyerek tatil mekânında denize tahta perde çektiğinizde, birlikte yaşamanın erdemlerinin kıymetini bilenler bile “Nereye gidiyoruz” içerikli rejim tartışmasını başlatabilirler.

Sivilleşme çabaları 4- Bir başka tuzak da rejimi sivilleştirmek çalışmalarını, ideolojik veya siyasal rövanşizmin kullanım alanına itmektir. Türkiye’de halkın seçiminden mutsuz olanların zaten “İktidar- Cemaat kavgası“na bel bağladıkları bu dönemde, özellikle yargı, yerli yersiz tutuklamalar ve sonu görülemeyen davalar konularında özenli davranmalıdır. Bu tür tuzaklar listesine sizler de yeni maddeler ekleyebilirsiniz. ”

Aklıselim galip gelecektir sukunetle doğruları yazalım, panik içinde ekstremlere kaçmakta, veya Çetin Altan’ın yazdığı gibi “enseyi karartmakta”  hiçbir fayda yok cancağızlarım. Sağlıcakla kalın Dedikodu Nalan

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.