ALTIN 790,25
DOLAR 13,8250
EURO 15,6207
BIST 1.927
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 16 °C
Gök Gürültülü

Davranış… İskender Orbay

20.05.2014
1.177
A+
A-

Davranış…

Beynine, yüreğime kazıdıklarımı sildim….Arkama değil, sadece bu güne, yaşadığım ana bakıyorum. Gelecek de bu güne bağlı, kısaca bu anı yaşamaya devam. Yaş dönemimde şikayet de yok bende. Ben tercihlerimde sade ve kendime yakışanlarla oldum. Bu evren de belli nedenlerle varız hepimiz. Hepimizde ortak olan, her birimiz ayrı ayrı hayata bir mesaj ya da sunum yapmaktayız bana göre.. Derler ya, şanslıyım ya da şanssızım diye. Bu şans işlemine ya da kavramına katılmıyorum. Önce evren de olmak bir başlı başına özel bir olay. Kıymetini anlayarak bilmek lazım. Bu anlamayı becerebilmek de süreç geçerli. Zaman geldiğinde bu öyle ya da böyle anlaşılmaktadır. Geçtiğimiz günlerde günler benden yana çok hareketli oldu. Soma ve de Soma da yaşadıklarım….Sonra dostlarla insanlık yolundaki öğretimlerde oldum. Bizlere insan olmayı hatırlatıp, bizim yüreğimizi hep dalgalandıran öğreticiler birbirinden değerli kişiler. Öğreticiler bizlere o denli bir uslup la bilgiler vermekte ve paylaşmaktadırlar ki, o öğreti saatleri hiç bitmesin diyorum her seferinde. Mesela kısa bir süre önce dostlarla gittiğim Efes deki 7 uyurlar-Meryem ana- şirince ziyaretlerinde , birlikte olduğum insanların etrafa verdikleri huzur da anlatmakla bitmez gibi. Yaşamımda ilk kez de meryemana evinde bir grupla dua ettim. 7 uyurlarda da dış mekanda tabiat içinde de yine birlikte tüm insanlık için dua ettik.. Bilirsiniz dua bir tür de yaşam enerjisinin çağrısıdır. Dua hayat ile gerçek arasındaki ulvi uyumun evrene yollanması olarak da kabul edilinebilinir . Sırası gelmişken, meryemana evi, bir dua ve inanç yeridir. Bu evin dünyaca kabul edilmiş çok özel bir inanç yeri olduğu hepimizce malumdur.. Ama şu da gerçek ki, Meryem ananın mezarı hala yoktur, bulunamamıştır. İnançlara göre İzmir yöresinde olduğu genel kanıdır ama bulunmadığı da ortadadır. Geçen hafta sonu da bir üni. öğretim üyesinden bizler hakkındaki var olan gerçeklerin çok farklı ve hoş bir yaklaşım içindeki anlatılmasında idim. Anlatımı yapan kişi, sevgi dolu davranışları ile hepimizi oldukça etkiledi. Davranışlar bilinir ki, bir deyişle de bizim imzamız gibidir. Kimsenin kimseyi peşin hükümle yargılamadığı, kirlenmemiş ve saf bir konumda birlik de olmanın tadını yaşıyorum bu güzel yürekli kişilerle. Bu dostlar da birbirlerine iyilik ve güzellik vermek için öylesine bir çırpınışları var ki, sadece yaşanması gerek bu hallerin. Bunların yazılması da bence kafi olmayabilir, onları yaşayarak yaşama daha bir pozitif bakmayı daha uygun buluyorum. Yaşamak ve anlamak her şeyi ifade etmez mi ? Zaman zaman ego yenilmesi, hırsın esiri olmamak bilhassa son dönemin en büyük ve olması gereken öğreti konusudur. Ben bizlerin bu tür bilgilerden de yararlanılması için uygun olanı yapmasından yanayım. Kişisel, bilginin kazanılmasının yaşı ve zamanı olmadığı fikrindeyim. Öğrenmek ve öğrendiklerimiz de öğretilesi kanaatindeyim. Bir de genel anlamda bir iyilik görmek uslub u edinmek hepimizin olması düşüncesindeyimdir. Davranışlar….Davranışlar…… Bu birazda bizim olan buz dağının sanki gözüken kısmı, yüzen kısmı. …Aklımızda sık sık da, iç dünyamızın hep sır olması gerekliliğine inanlarda öylesine çok ki… Oysa bu var olduğumuz sistemde gizli yok, saklanılanlar da yok. Var olan o dönem için bilgisi olmayanlar var. Burada bana göre değerlendirilmesi gerek, sırlarla olduğumuz dün değil, ya da olmaya devam olunacak yarın da değil…Önemli olan bu an, sırlarla da olsa, olmasa da yaşanılan bu andır önemli olan. Hani sorsalar, baş tacı olan dönem nedir diye…..Kısa cevabım sadece bu andır olur. Zira yaşadığımız anı anlamaz isek, onu değerlendiremezsek, yarın da geçmiş de anlamsız olmaz mı ? Var olan ve olacak olan bütün değerlerin en iyi gözlemlediği zaman , bu andır. Anladığınız gibi, ben bu ana başvurarak, hem kendimi, hem diğer insanları hem de hayatı keşfetmek konumundayım…. Kendimle elbet geçmişte çok savaştım, zorluklar da hep dik başlı mücadeleden de yılmadım. Bu süreçlerimde de düzgünce, kendime de anlamaya fırsat verdim. Hem kendimi, hem de yaşadıklarımı….Sonunda bilincinde olduğum coşku ile var olduğum şu anı yaşayıp, şu anı sevimli bir halde soluklamamdır. Yukarıda yaşadıklarımı sildim derken, mecazi olarak sildim demek istemiştim. Oysa var olan bir şey, bir gerçek silinmez, bir yerde olur. Tüm olanlar ve yaşanılanlar hangi konum ve boyutlarda olursa olsun, sıkıntıların üstümüze dökmeye kalkıştıklarından kurtulmamız çok mühim. Bunun içinde anladığım şu ana değer vermek, şu anı yaşamak ve de şükür edebilmektir. Bu hayat oyununda bir diğer manada bizler mutlak üzerimizdeki rolünde gereğini yapacağız. Her insan sahne de kendisini oynayacaktır. Bu oyun içerisinde kimi kötü, kimi iyi, kimi fakir , kimi zengin, kimi cahil , kimi bilgili olacaktır. Çünkü bu oyun bir denge üzerinde oluşturulmuştur. Bunlardan dolayı da şikayet etmek gereksizdir. Tekamül ettikçe biliriz ki, bu evrenin en önemli oyunu bizler dışında, biz evrende yokken yazılmıştır. Beyaz için nasıl siyah var ise, sevinç için nasıl acı da varsa, ben içinde siz varsınız misalidir bu oyunun ana kurgusu. Hep davranışlar ve hep bizler, biz insanlar…. Günlerin ve bu bahis olunan oyunun daha nice anları olacaktır yaşanılacak… Dikkatle bu anları anlamaya ve yararlanıp, diğer kişilerle paylaşıp zevkini çıkartmaya bakalım….Bir süredir, bu sitede sizlerle epey paylaştıklarım, sizinle ortak düşündüklerim oldu. Sanırım sizinle ortak bir payda da buluştum çoğunluk da. Hiç bir şey de kolay kolay vaz geçmemek lazım. Kendimize dönüp, bir şeyler diyebilme ve külfetleri de ortaya koyabilmek de gerek. Paylaşmak bir beceri, biraz da yüreklilik meselesi. Bunu fark edip sizlerle olmaktayım. Pusulamın doğru yönünde önce insan önceliğimle , sizlerle de olmaya devam etmek fikrindeyim. Bu bakımdan dönüp bakmak yerine , bu soluklandığım anı yazmak niyetine de devam edeceğim. Önce BİREY sonrada DOST olacağız. Birlikte desteklerimizi birlik de güç vereceğiz, sır var ise birlikte çözeceğiz ve yaşayacağız. Daha ilerisi, gelecek sadece bu gün üzerinden
Bu ara tarihe baktığımızda Gazi Mustafa Kemal in Cumhuriyetimizi ilk kuruluş ateşini yaktığı Samsuna çıkışını da dile getirmem lazım. Soma katliamı nedeni ile bu anlamlı ve duygulu Samsun adımı bana unutturulamaz. Soma ihmali nedeni ile Atamın Cumhuriyet gayretleri asla unutturulamaz. Bizler 19 Mayısın, 23 Nisanın,29 Ekimin , 30 Ağustosun insanlarıyız, kitlesiyiz, ULUSUYUZ..
Bize artık yer TÜRKİYE, her yer SOMA, her yer İZMİR ve herkes de MUSTAFA KEMALİN ASKERİDİR…. Egeden, efe diyarından hepinize sevgiler olsun. Bu günü yaşayıp, yarınlarda birlik de olmak üzere..
O R B A Y.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.