ALTIN 497,66
DOLAR 8,1136
EURO 9,6040
BIST 1.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 24 °C
Sisli

Civil War:İç Savaş…Zeki KIVRAK

05.09.2016
1.428
A+
A-

İngilizce karşılığını hep ilginç bulmuşumdur: Civil War (“Uygar” ya da “Uygarlık” Savaşı).
İnsanlık tarihi hazin iç savaşlar ile dopdolu. Zaten tarih demek savaş demek, çatışma demek değil mi? Tarih denilen şeyin önemlice bir kısmını iç çatışmalar yazmış.
Nedense Batı ‘nın iç savaşlara bakışı bir başka. Neredeyse, “gelişmişliğin önkoşulu” olarak görmüşler. Kendi iç savaşını vermeyeni, veremeyeni adam sınıfına sokmuyorlar, gelişmiş ülke safına katmıyorlar.
Ama bakmayın siz onların iç savaşları uygarlıkla özdeşleştirdiklerne, yüceleştirdiklerine. İç çatışmaları “insan hakları, özgürlükler, demokrasi” vs. gibi süslü kavramların arkasına saklamaya çalışsalar da, bunlar eninde sonunda kanlı, acılı, acımasız iktidar kapışmalarıdır.
Mesela 1600 ‘lü yıllarda silindir şapkalılar ile süvarilerin birbirlerini kıyasıya kırdıkları İngiliz iç savaşı. Çatışmalar ve çatışmaların yol açtığı sefalet ve hastalıklardan dolayı milyondan fazla insan can vermiş. Demokrasi gelmiş,Monarşi yıkılmış diyorlar ama ne hikmetse, 400 sene sonra bile Kraliçe hala Buckhingham ‘da sapasağlam ayakta.
Amerikan İç Savaşı ‘na buyurun. Okullarda “köleliğe karşı verilen bir savaştır” diye okutulur. Ama işin aslı Kuzey ve Güney eyaletlerinin bir çıkar çatışmasıdır. Eyalet hakları, korumacılık, seçim düzenlemeleri vesaire bir sürü çetrefilli konu çözülemeyince silahlar konuşmuş, 750 bine yakın insan telef olmuş. Köleler veya kölelik düzeni derseniz gidin bakın, Baltimore’un, Washington DC nin arka sokaklarında kölelik neymiş görürsünüz. Tabi girebilirseniz eğer. Bu arada can çekişen kapitalizmin bel dayanağı endüstriyel köleleri hiç hesaba katmıyorum.
Fransızlar ve Ruslar iç savaş dememişler, “Devrim” demişler ama kavramlar gene aynı: Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik. Ama onlarınki biraz kankardeşliği olmuş . Giyotinlerde uçurdukları kafalardan akan kardeş kanları Paris sokaklarında oluk oluk akmış. Sonrasında bakmışlar ki kanı akıtılacak kardeş kalmamış, sömürgelere vurmuşlar. Kendi özgürlük, eşitlik ve kardeşliklerinin acısını sömürgelerinde fena çıkarmışlar. İnanmayan Cezayir’e sorsun Guyana ‘yı seyretsin.
Ruslarınkini bilmeyen yok, gençliğimizde bize hak, özgürlük, eşitlik, ekmek vs diye yutturduar. Milyonlarca insanın kanına malolduğu, daha fazlasının Gulag ta donduğu iç çatışmalar sonunda tüm dünya bir asra yakın süre cehennem kutuplaşmasında yandı kavruldu. Soljenitsin, Gulag ‘ta olup bitenleri fena hikaye eder.
İspanya ve İtalyan iç savaşları işte bu kutuplaşmış cehennemin artçı sarsıntılarıdır. Sadece kendi içlerinde değil doğu batı kutuplaşmasının ve kilisenin de işin içine katılması ile amma, fakat, lakin mutlaka iktidar kavgası nedeni ile yine yüzbinlerce can gitmiştir. Sorarsanız, her iki tarafın kayıpları da hak yolunadır, inanırım.
Osmanlı ‘dakileri genellikle iç savaş diye nitelemek her halde pek doğru olmaz. Farklı etnik ve dinsel kökenlerin dış desteklerle birer ikişer kayıp gitmeleri dış savaştır. Hatta biraz benzese de, geçen yüzyıl başındaki iktidar kapışmaları da (Tanzimat, İttihat terakki, 31 Mart vs) farklı etnisite ve dinleri içerdiği için iç savaş olarak nitelenmez.
Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı da dışarıya karşı verilmiş bir savaştır. İç savaş değildir. Ama sonrasındaki ısrarlı Kürt kalkışmalarını, farklı etnik köken savı nedeniyle nereye koyacağımızı pek bilemiyorum doğrusu.
Hep içimde bir kuşku vardı. Geçmişi CELALİ İsyanlarına kadar uzanan Kürt kimlikli çatışmaları iç savaş olarak nitelendirmek doğru olur muydu, hiç emin olamadım. Çünkü bu kalkışmaların çoğu, Kürtler adına vekaleten yürütülen savaşlar olarak kaldılar. İster eğitim deyin, ister cesaret deyin, isterseniz de sadakat deyin. Kürt halkı böyle bir isyana, savaşa girmeye yanaşmadı. Dış güçlerin ısrarlı özendirmelerine rağmen genelde hep uzak kaldılar. Çünkü, Kürtler Türklerle beraber yaşamaktan genellikle memnundular. Dünyada bu kadar yanyana yaşayan kültürleri bu kadar içiçe geçmiş, başka iki millet yoktu.
Ama gene de bir iç savaş olacaksa bunun Türk Kürt iç savaşı olabileceğine ihtimal veren insanlardan birisi olmak bana hep acı verdi. Hep içim titredi, özellikle de 2000 yıından beri konu üzerinde ciddi biçimde kafa yoranlardan birisi olarak.
Kimseciklere zararı olmayan bir yanılsamayı kabullenmenin zamanı geldi galiba. O ürkerek beklediğim iç savaş 15 Temmuz da arzı endam etti. Hem de hiç beklenmedik biçimde.
Aslında 17-25 Aralık ‘tan bu yana gözlerimizin önünde cereyan eden kansız bir iç savaştı bu. Ruhumu bunaltan, sonucun Türkiye için felaketlere yol açmamasını dilediğim, bir an önce çözüme kavuşmasını umutla beklediğim bir çekişme görüntüsündeydi.
Aklımın derinliklerinden geçmiyor değildi. Ciddi olaylara gebe bir gerginlik alttan alta ısınıyordu. Nasıl bir sona ulaşabileceğini ise hiç kestiremedim.
Hayır bir takım ihtimalleri zihnimin gerilerinde tartmadım değil. Yemin ederim bir ara darbe bile şöyle bir aklımın terazisine takılmıştı ama hemen “böylesi bir çılgınlık olabilemez” diye kestirip atmıştım kendi kendime. Ama olayın bir yerlerde kırılacağı da belliydi. 15 Temmuz da kırıldı. Hem de ne fena kırıldı…
Düşünüyorum da Türkiye ne müthiş bir dönemeçten dönmüş. Ya STRATFOR ‘un “gidin de vurun” diye koordinatlarını verdiği o uçak düşürülseydi ne olurdu tahayyül edebiliyor musunuz? Oluk oluk akabilecek kan ihtimali hala tüylerimi ürpertiyor.
Ne demeli? Geçmiş olsun. Hem bize hem de üzerimizde hayaller kuranların tümüne…İç savaşını da vermiş bir ülke olarak artık bütün testler tamamlandı: Türkiye gelişmiş bir ülkedir.
Ben hep söylüyorum da kabul etmeyenlere kapak olsun…

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.