ALTIN 790,25
DOLAR 13,8250
EURO 15,6207
BIST 1.927
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 16 °C
Gök Gürültülü

Çeşme’deki yazarlar

03.12.2014
1.321
A+
A-
Reklam

Çeşme’deki yazarlar

Öğretmenlik yıllarında fırsat buldukça, gerek mesleki, gerekse genel konularda yazılmış eserleri okuyan Hamit Kalfa, hikaye, roman türünde yazılmış kitaplara daha çok ilgi duydu. Meslek hayatı boyunca çok istemesine rağmen, “Çok daha önceden başlayan, içimde yazmaya ait güçlü bir dürtü, beni dürtüp duruyordu: ‘Yaz hadi, yaz artık… Onu yaz. İlk ondan başla. Sonra da ötekileri yaz. Eh, madem öyle…’” diyerek, emekliye ayrıldıktan sonra ancak yazmaya başlayabildi.

Son olarak “Bir Köy Düğünü” romanını yayınlatan Hamit Kalfa, son romanıyla ilgili olarak şunları söylüyor:

“Köy düğünü deyince, onu yaşayanın aklına neler gelmez ki? Müzik, oyun, eğlence, sevinç, sohbet, muhabbet ve de… Zaten köyde, kırda, taşrada, yazıda, yabanda belleklere kazınmış olumlu ya da olumsuz yaşanmışlıklar söz konusu olunca, geleneksel bazı etkinlikler bir yana, ya yılda iki kere gelen bayram, ya Hıdrellez, ya da düğünler gelir akıllara. Önemli günlerdir çünkü, yaşanılan her eylem kalıcıdır. Aradan yıllar geçse de anımsanır; acısıyla, tatlısıyla o sohbetin kucağına oturuverir hemen. Filâncanın düğününde var ya…

Zamanla töreler eğilip bükülse, bayramlar heyecanını yitirip sıradanlaşsa da, düğünler bir başkadır köy yerinde; köy insanı fırsatı ganimet bilip eğlenecek, dolu kabını boşaltacaktır bu günlerde. Şehrin olanaklarına sahip değildir ki, efkârlandıkça gidip orada burada eğlenerek gönül kabını boşaltsın. Yoksundur o olanaklardan. Hayat felsefesi değişmez hiç: Çalış, üret, doy, doyur, yaşamını sürdür. Tabii dış dünyası böyle de ya iç dünyası? O sadece etten, kemikten ibaret değil ki, maddesinin içinde manası, bedeninin içinde ruhu yok mu onun? İşte bu söz konusu olunca… Hoş, seçeneği de sınırlı ya, ilk akla geleni de düğünlerdir genellikle. Neşesi, coşkusu, gamı, kederiyle, köy halkının ortak etkinliği; köy düğünleri…

Reklam
Yasemin Tutal
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.