ALTIN 448,82
DOLAR 7,8175
EURO 9,3509
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 18 °C
Parçalı Bulutlu

Bu Ülkenin Görenleri -Ahmet İnam-

04.07.2013
1.314
A+
A-

Bu Ülkenin Görenleri
Ahmet Bey,
Gazetede yazmaya başlamışsınız. Hayırlı olsun. Siz beni tanımazsınız ama ben sizi tanırım. Ankara’da çevre üzerine, bilim felsefesi üzerine konuşmalar yapardınız. Duruşunuz kararlı ve güvenilirdi. Sonra galiba profesör falan olunca kendinizi birşey sanıp, üfürükten şeyler yazmaya başladınız. Çok ciddi bir gazetemizin Bilim Teknik sayfasında saçma sapan yazılar yazdınız. Her hafta yazılarınızı bakalım ne saçmalayacak bu herif diye okudum. Nihayet oradan sizi sepetlediler de kendinize nasılsa yeni bir gazete buldunuz. Burada da renksiz, kokusuz, suya sabuna dokunmayan uyduruk şeyler yazıyorsunuz. Şu koca Türkiye’de nice değerli insan varken sizi nereden bulurlar anlamam. Sizi televizyonlara çıkarıp, gül suyu kokan insanlarla ilişkiye sokan bu düzen beni dumura uğratıyor. Lütfen yazmayı bırakıp, emekli olarak köşenize çekilin.
Dr. Abdi Bek
Çevre Mühendisi ve İktisat Doktoru
Sevgili Abdi Bey,
Güzel sözlerinize ve değerli eleştirilerinize teşekkür ederim. Hiç dikkat ettiniz mi her insanın kör noktaları vardır. Ben sizin kör noktanızdayım, yoksa bu anlamlı eleştirileri böyle isabetle yapmazdınız. Bu yanıtımı da ya okumayacaksınız ya da okuyup demek istediklerimi anlamadan beni istediğiniz gibi görmeye devam edeceksiniz. Bir insan kendisine kör olan birine ne diyebilir ? Genellikle ben bana sizin gibi bakanlara yanıt vermem. Versem de özel yanıtlardır, onları yazılarımda duyurmam. Bana şimdi büyük bir ahlak sorunu olarak görünüyor bir insanının körüyle birlikte yaşaması. Nasıl yaşamalı bir insan, körüyle ? Neden kör kalmak zorundayız birbirimize ? Belki Habermas gibi düşünürler akıl yoğun bir ideal iletişimle bu körlüğü düzeltmeye çabalamamızı önerebilirler. “Size insanların kör kalmaması için sabırla onlara kendinizi anlatın” diyebilirler. “Hangi insana ?” diye sorabilirim ben de. Abdi Bey’e mi ? Peki ama neden ? Elinde, ruhunda damga olan bu adamlara ne anlatılabilir? Bu Abdiler ellerinde damgalarla yürürler insana.Dünyada neyi görmek isterlerse onu görmeye çalışır, bunun için gerçeği eğip büküp çarpıtıp dururlar. Siz de ben de dumura uğramaya mahkumuz. Siz, Abdi Bey, beni anlattığınız gibi görmeden yaşayamazsınız. Benim başka biri olabileceğim sizi ürkütür. Siz teorinizi kurmuş, bu teorinizin gösterdiği resimleri çeken sabit fotoğraf makinanızla yaşamaktasınız.Ben makinanızın açısını, ışık ayarınızı değiştirmeye çabalamanın boş olduğunu yıllarca sonuçsuz denemeler yaşayarak anladığım için dumura uğramış bulunuyorum. Siz benim körümsünüz Abdi Bey, ben de sizin körünüzüm. Galiba dünyada savaşlar buradan çıkıyor: Kör döğüşünden. Körler arası döğüşten.
Türkiyede de var kördöğüşü. Anlayan kavga demiştim bir yazımda, bu körlüğü uzakta tutacak, insanların birbirlerinden öğrenebildikleri kavgalara. Oysa bu ülkede dumur(körlük) iş başındadır. Bu körlüğe apaçıklığın körlüğü diyebiliriz. Eskiler buna “zuhurun şiddetinden gâib” derlerdi. Herkes birbirinin ne mal olduğunu öylesine kesin öylesine apaçık olarak biliyor ki, bilmez oluyor. Abdi Beyler ve damgaları. Abdi Beyler ve ellerindeki korkunç bir aydınlatma gücüne sahip projektörler.Size tuttukları zaman bu ışığı artık görünmez oluyorsunuz.
Gündemi birileri belirliyor, diğerleri o gündemi izliyor. Kendini gazete, dergi, internet yoluyla parlatmaya çabalayıp gündemi ele geçirme ustaları itişip kakışıyor. “Türkiye bu kadar mı?” diye soruyorsunuz. Türkiye bu insanlardan mı ibaret? Türkiyenin gündemini neden bu konular oluşturuyor? Bu ülkedeki ufuk sıkışıklığı kültürümüzü yiyip bitirecek, dumura uğratacak.
Ülkemizin uğradığı dumurun umurunda olmayanlar gündemi kendi yarattıkları körlükte sürdürmekteler. Bu sözleri birbirimize söyleyen bu yurdun iki insanı olarak, Abdi Bey, sizin de benim de ruhlarımızı gösteren bir aynada, kendimize iyice bakmamız gerek. Nelerin körüyüz biz Abdi Bey, ülkemin aydınları, siyasetçileri nelerin körü ?

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.