ALTIN 482,68
DOLAR 7,8130
EURO 9,2676
BIST 1.212
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 26 °C
Parçalı Bulutlu

Bir “konak” olarak annelik

İşini seven bir akademisyen ve eğitimci

Sakin bir sabahta her zamankinden farklı, acı ve korku dolu ötmeye başladı serçeler. Yuvadan bir yavru düşmüştü, hemen anladım. Dışarıya çıktım, bir süre aradıktan sonra görebildim minik ve sevimli tüy yumağını. Aldım, hemen bir yatak yaptık çocuklarla ona.

Ezilmiş, sulandırılmış bisküvi ve haşlanmış yumurta ile beslemeye başladık. Bana çok sevdiğim Rus edebiyatının talihsiz kahramanlarını anımsattı, bu yüzden ona Rus adı çağrışımlı Çikolay Kuşukenko ismini koydum.

Bizde yaşadığı iki gün boyunca hep bilgisayarımın yanındaydı. Her 15-20 dakikada bir ona bakıyor, gözleri açıksa besliyor, değilse üşümediğinden emin olmaya çalışıyordum. İlk gecemizin sabahında can çekişir halde buldum.

Zorlanarak da olsa yedirdim ve son bir umutla reiki yaptım. Canlandı, o günü yine yan yana her dakika beraber geçirdik.

Onu beslerken annelik hakkında düşündüm, kendiliğinden.

Kızımın bebekliği, her 3 saatte bir emzirmem, altını temizlemem, uyutmam aklıma geliyordu. Yıllar sonra tekrar bir bebeğe analık ediyordum. O an tecrübe ettiğim şekliyle çok basit ve hayati bir şeydi analık. İyiliğinden emin oluyor, yaşaması, büyümesi ve kendine yetip, güçlenip, uçup gitmesi için gereken her şeyi ona sağlamaya çalışıyordum.

Analık bu değil de neydi ki? Ana olmak için doğurmak gerekmediği, sadece doğurarak ana olunmadığı, sadece insana değil her cana analık edilebildiği konularına girmeyeceğim bile. Minik serçe Çikolay Kuşukenko’nun bana asıl öğrettiği başka bir şey: hak iddia etmeden, hüküm kurmadan, basitçe, doğal haliyle, gerçek sevginin bir tezahürü olarak analık.

Küçük kanatlı’mı beslerken geleceği hakkında planlar yapmadım, ileride benim hayallerimi gerçekleştirecek minik bir umut filizi olarak görmedim, benim istediğim gibi uçsun, istediğim yerde yuva kursun diye beklentilerim olmadı.

Ona bakarken, güçlenip uçup gittikten sonra bir daha görmeyeceğimi de biliyordum elbet. Bu ona analık etmemi engellemedi, aslen analık buydu zaten: emanet edilen, gelip hayatına konan cana, bir süreliğine konak olmak.. Güçlenip, büyüyüp kendi hayatına uçacak hale gelene kadar can olmak, kan olmak, sırtını kollamak. Uçup gittikten sonra yine uğrarsa, belki canı yanmış, belki yaralanmış, belki mutluluğuyla gelmiş, o zaman yine dört başı mamur karşılayıp, ağırlanacağı yuva olmak.

Analık hakkında daha sık düşünmeliyiz bence. Çocuklarımızı istemedikleri yarışlara girmeye, istemedikleri meslekleri seçmeye, istemedikleri kurslara gitmeye zorlarken.. İleride bana bakar düşüncelerini büyütürken içimizde.. Yanımda olsun, benim gönlümdeki hayatı yaşasın fikirleriyle doluyken.. Hatırlamalıyız ki analık alacaklı olmak değil, sadece, basitçe bir konak olmak, bir han olmak tazecik canların hayatında.

Ela Burcu Üçel 07.08.2020 izmir

Reklam
YAZARIN SON YAZILARI
21 Ekim 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.