ALTIN 469,19
DOLAR 7,7793
EURO 9,0774
BIST 1.121
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 33 °C
Az Bulutlu

Annemin Ot Sepeti

17.03.2019
128
A+
A-
Annemin Ot Sepeti
Reklam

Otların ve bunlarla yapılan geleneksel yemeklerimizin, değerli lezzetlerin kaybolmamasına, korunmasına, gelecek nesiller adına mutfak kültürümüzü yaşatmaya ve tanıtmaya çalışmak lazım. Bahriye İplikçi tarafından kaleme alınan ve güncellenmiş yeni baskısı yapılan “Annemin Ot Sepeti” adlı kitapta, uzun yıllar boyunca damaklarımıza tat veren Yarımada otları ve bu otlarla yapılan lezzetli yemek tanıtımlarının yanısıra otların çiçekleri, sağlığa faydaları, yöresel isimleri, latince isimleri de yer alıyor. Bahriye İplikçi kitabı hakkında şöyle diyor;

“Tarihimiz boyunca gelenek ve göreneklerimizde otlar ve ot yemekleri önemli bir yer tutmuştur. Ben de böyle bir kültüre sahip ailenin bireyi olarak coğrafyamızda bolca yetişen şifalı otları ve bu otlarla yapılan yemekleri, uzun araştırmalar sonucu hazırladığım “Annemin Ot Sepeti” kitabımda sizlerle paylaşarak, sağlık ve lezzetine ortak etmek istedim.

Binlerce yıldır bu topraklarda yetişen, zengin fakir ayırt etmeden yiyenin hem bedenini, hem de ruhunu besleyen, bazen başımızda taç, bazen de hastamıza ilaç olan bu otları ve ot yemeklerini sizlere anlatmak, daha da önemlisi ağzımızda bıraktığı damak tadı, bizler için bir lezzet şöleni olsa gerek.

Karaburun, Mordoğan, Çeşme, Alaçatı, Seferihisar ve Urla’da “Sanatçı Doğa” 4 mevsim iş başındadır. Önce ballıbabayla mora, pembeye boyar her yeri. Karahindiba ve hardal otunun çiçekleriyle sarıya, sonra her yer papatya ile bembeyaz olur. Daha sonra gelincikler ile kırmızıya bürünür toprak. En sonunda da keçimemesi; sığır kulağı ve acımık ile maviye boyar doğayı. İlahi bir ressamın fırçasından bütün renler ahenkle toprağa saçılır.

Kendimi bildim bileli otlara hep ilgi duydum. Her mevsim kucaklaştım onlarla. Bu kitabı okuduktan sonra sizin de doğa sevenlerin arasına katılacağınızdan, bu arada topladığınız otlardan yaptığınız yemeklerle de lezzet tutkunu olacağınızdan eminim.

Eğer hazırladığınız tencereye bolca ot, doluca bir çorba kaşığı ilgi, yeterince emek, aldığı kadar sevgi ve bir tutam neşe ilave ederseniz, lezzetinden ve keyfinden geçilmez. Afiyet olsun.”

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.