ALTIN 494,77
DOLAR 8,0909
EURO 9,5609
BIST 1.157
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 25 °C
Mevzi Sağanak

Aliağa bizden ne kadar uzak?.. – Muammer Argün

25.01.2012
232
A+
A-
Reklam

Lisans bekleyen yeni yatırımcılarla birlikte ALİAĞA Bölgesinde kurulması muhtemel

termik santral sayısı yediye yükseldi. Kurulu güç toplamı 4200 MW dolayında..
Bunlardan iki adedi ithal kömüre dayalı üretim yapacak. Diğerleri de doğalgaz
yakacak termik santrallar.

İyi ki Foça, Çandarlı tarafından URLA’ ya , Yarımada’ya kaçmışız. Kirlilik orada kaldı,
diyebilir miyiz? Böyle düşünenlerimiz Google Earth’den Aliağa Körfezi ile Karaburun
sahilleri arasını 30-33 km, Aliağa ile Yarımada’nın en uç noktasını 75 km dolayında
ölçtüklerinde, şaşırabilirler.

Bilindiği gibi termik santraller özellikle kömürle çalışanlar atmosferimize her saniye
tonlarca CO2, SO2 ve atık kül parçacıkları saçarak doğayı kirletmektedir. Fikir olsun
diye 1.000 MW gücünde bir kömür santrali bir yılda 2.5 milyon ton kömür tüketerek doğaya;
6.000.000 ton CO2 gazı, 120.000 ton SO2 gazı, 25.000 ton NOx gazları 600.000 ton ile atık kül
yaymaktadır. 200 milyon bekerel Radyasyonu eklemeliyiz. (Yatağan bölgesindeki hastalıkları
düşünelim.)

SİVRİ SİNEKLE Mİ MÜCADELE EDELİM – BATAKLIĞI MI KURUTALIM ?

Neden aynı bölgeye bu kadar yoğun santral talebi geliyor? Bölgedeki enerji
ihtiyacının temel nedeni bölgedeki ark ocaklarıdır. Ülkemiz birincil enerji kaynakları
açısından fakir bir ülkedir. Elektrik enerjisini ithal ettiğimiz fosil yakıtlarla üretiyoruz.
Bu pahalı, ithal enerjiyi nerelerde sarf edeceğimizi özenle seçmeliyiz. Kıt ve değerli
kaynaklar maksimum yarar sağlayacak sektörlerde etkin şekilde kullanılmalıdır.
Yoğun enerji sarfeden, buna karşılık katma değeri düşük ürünler üreten sektörlerde
enerjimizi tüketmek akılcılık olamaz. Ark ocakları ve toprak sanayi katma değeri çok
az, buna karşılık yoğun enerji tüketen sektörler.

Ark ocaklarında kullanılan hurda yine ALİAĞA Körfezini kirleterek elde edilen
ithal gemi söküm artıklarında sağlanmaktadır. Gemi sökümü kıta Avrupasından
atılmış durumda. Toprak sanayi ve Ark ocakları da hızla az gelişmiş ülkelere
kaydırılmaktadır. Demir çelik sektörünün verdiği bilgilere göre ark ocağı ile çelik

üretiminde elektriğin payı %15, hurda payı da % 75 dolayında deniyor. Demek ki
sektör %10 için çalışıyor (!). İşçilik, kar, genel gider, nakliye .. bu oranın içinde. Bu
söktörün rantabıl olduğu, Ülkeye yarar sağladığı ileri sürülebilir mi? Bu koşullarla
üretilen çelikin dış satımından ÜLKEYE GELİR sağlandığı ileri sürülebilir mi?

Öyleyse, hem Nemrut Körfezinin aşırı kirlenmesine neden olan gemi söküm işini,
hem de yakın zamanda bütün İzmir bölgesini kirletecek olan ark ocağına dayalı
çelik üretimini sınırlamak amacı ile, ucuz enerji kullanma olanağı verilmemelidir. Bu
sektörde kullanılmak üzere enerji üretim izni verilmemelidir.

Oysa ALİAĞA bölgesi zaten Ülkemizin en önemli petrol ve petrokimya sanayi yatırım
bölgesidir. Bölgenin dış pazarlara yakınlığı ve geniş imkanları ağırlıklı olarak bu iki
sektöre tahsis edilmeli ve gemi söküm tesisleri kapatılmalı ark ocağı ile çelik üretimi
sınırlandırılmalıdır. Yarın çok geç olmadan !…


Reklam
Yasemin Tutal
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.