ALTIN 483,30
DOLAR 7,8441
EURO 9,2938
BIST 1.221
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 24 °C
Gök Gürültülü

11.09.2012
1.369
A+
A-
Reklam

Urla’da süren Klazomenai Antik Kenti kazı çalışmalarının, antik dönemdeki Ege yaşantısına ilişkin önemli ipuçlarına sahip olduğu bildirildi.

Klazomenai Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Yaşar Ersoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Batı Anadolu’da milattan önce 1050-300’lü yıllar arasında hüküm süren İyon medeniyetinin 12 kenti arasında yer alan Klazomenai Antik Kenti’nde 33 yıldır süren kazı çalışmalarının, bu yıl “Karantina Adası” adı altında kalan bölümde yoğunlaştığını söyledi.

Kazı çalışmaları sayesinde Kuzey İyonya’nın kültür izlerini sürdüklerini belirten Ersoy, çalışmalar sayesinde kentteki yerleşim alanları, endüstriyel alanlar, Gömü alanları ile birlikte izleri çok zayıf olsa da savunma sistemine dönük verilerin, gün yüzüne çıktığını ifade etti.

Ersoy, geçen yıl ilk defa M.Ö. 6. ve 7. yüzyıllardaki yerleşimin savunma sistemi ile kentin konumlandığı Karantina Adası’nda klasik dönem ve sonrasındaki yerleşimi araştırdıklarını, 30 kişilik bir ekiple yürüttükleri kazıların çok geniş bir alana yayıldığını, tespit etikleri arkeaik ve prehistorik yerleşimi araştırmaya devam edeceklerini bildirdi.

Prof. Dr. Ersoy, şöyle konuştu:

“Kazı çalışmaları, batı Anadolu’nun o dönemdeki sosyo-kültürel yapısının, ekonomik etkinliklerinin ne şekilde olduğunu göstermesi açısından oldukça önemli. Adadaki kazılara ciddi önem veriyoruz. Buna ilaveten Karantina Adası’nda aynı zamanda görsel olarak önem taşıyabilecek bir dizi mimari kalıntının izlerini de aramak, ne şekilde olduklarını tespit etmek için çalışmak da görevlerimiz arasında. Karantina Adası’nda çok yoğun bir bitki örtüsü var. Ondan dolayı yüzeyde mimari izleri görebilmek mümkün olmuyor. Arkeolojiye bu anlamda destek olacak bir dizi başka disiplinlerin bilgi anlamında bizlere katkısı yararlı olacak. Teknolojik anlamda buna ihtiyacımız var. Bu sene jeoradar ve jeofizik analizlerle oradaki mimari kalıntıların kazılar öncesindeki konumlarını, durumlarını tespit etmeye girişeceğiz.”

-Antik dönemdeki üretim-

Her yürütülen arkeolojik kazıda farklı bilgi çeşitliliğinin sağlandığını, Klazomenai kazılarının antik dönemdeki yaşamla ilgili birçok bilgi verdiğini dile getiren Prof. Dr. Ersoy, şöyle devam etti:

“Kazılar, Antik dönemdeki üretime dönük faaliyetlerin nasıl gerçekleştiği, bu üretimlerin kentin içinde nerelerde konumlandığı, nasıl bir üretim biçiminin var olduğu konusunda aydınlatıcı bilgiler veriyor.

Burada yalnızca zeytinyağı işleği değil demirci işçiliklerini de biliyoruz, seramik fırınlarını da biliyoruz. Seramik fırınlarının Prehistorik dönemden Helenistik döneme kadar olduğunu tespit ettik. Kazılarda zeytin ve zeytin yağının Ege dünyasında ne kadar önemli bir yer işgal ettiğini belirledik. Zeytin ve zeytinyağının çok uzun bir geçmişi vardı. Prehistorik dönemlere kadar gidiyordu. Onun evcilleştirilmesi, artı ürün olarak elde edilerek tüketilmesi, ticari meta olarak kullanılması uzun bir zaman alan ve adım adım gelişen birşey. Bu noktadan bakıldığında Klazomenai’deki zeytin yağı işleğinin kazısının yapılmış olması, daha sonra ise bu atölyenin 2003 yılında ayağa kaldırılarak turizme kazandırılması önemli bir kazanım.”

Haber: Mustafa Yıldırım

Yayıncı: Şükran Yücel

AA

 

Reklam
Yasemin Tutal
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.