ALTIN 754,45
DOLAR 13,0691
EURO 14,8758
BIST 1.804
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İzmir 19 °C
Gök Gürültülü

Sendrom.. İskender Orbay..

02.06.2014
1.360
A+
A-

Sendrom..
Sendromsuz ne var diye hiç düşündünüz mü ? Ne sendromu ? Adam sendromu, kavga sendromu, eleştiri sendromu,teferruat sendromu, siyaset sendromu, cennet sendromu-cehennem sendromu…Açık gedik, çatlak patlak her şeyde bir sendrom…Birde acı veren sendromlar var. Sabırsızlık sendromu, bilgisizlik, görgüsüzlük, yerini hazmedememe sendromu.. Nedense sitemsiz ve şikayetsiz olarak kendimce yazmaya gayret ediyorum ama gerçekleri de kör misali görmeden edemem ki…İlgim ve hassasiyetim mutlak hepimize dönük…Mutlaka birileri yazacak ama herkes yazacak diye bir şey yok. Ancak herkes okumalı..
Dinimizde de ilk emir namazdan önce okumaktır. Yani temel ibadette, herkes okuyacaktır. Herkes yazdı mı olmaz ama okumak herkes e farzdır.. Neyse bu ayrı bir mesele, belki gün gelir üzerinde yazarım ,sizlerle paylaşırım. Bilinen o ki, din kimsenin ambargosunda değildir. Mutlak inanç otoritesi, temel peygamberlerin insanoğluna verdiği ana kitaptır.. Yani din parçalanıp, din parsellenemez dostlar..
Kutsal kitaplar, her din de parçalara bölünüp, bir takım zümrelerin tek elinde şekilleri, içerikleri değiştirilemez. Oysa biliriz ki, bilhassa Kuranda da bu tehlike işaret edilerek, din bölücülerinin peşinden gidenlerin sonu felaket olacaktır ikazı vardır. Kısaca din üzerinden kimse saltanat yapmamalı, hükümdarlık etmemeli…İslam dünyasının felaket sebebi de, dinin yolunun bu gibi din tüccarları tarafından saptırtılmasıdır. Buna da yanlışlıkların en önemli sendromu denilebilir. Ne tarikatı, ne mezhebi be…Uyduruk , ruhsal dolandırıcılık denir buna da. Sonra birtakım şahsiyeti satılmış, belli bir tarafın emrindeki kişiler, sözde kendilerini evliya bile ilan edecek derecede sefil olmuşlardır. Din eğitimi aldıklarına ağırlık vererek, halk ilkelerini hiçe sayarak nerede ise kendilerini padişah dahi sayacak kadar , bencillik ötesi, sözde kitleleri yönetenler var etrafımız da. Aslında bunlar kişisel çıkarlarını sağlayıp, toplumdan kendilerini soyutlayıp ama toplumu gizli gizli soyanlar değil midirler…Öte taraftan da onlarca kişi ile git korka korka cemaate uzak , cuma namazlarında yat-kalk…Sonra kendini din üstü bir kişi olarak göster…Hem her türlü kaçamağı yap, sonrada namaz da kurtuluşu ara.. Hadi be…
Güya eğitimlerinin bir bölümünde din okumuş ama hala Kuran ı tanımamış kişiler var bu yönetenler arasında. Oysa aracı din üzerinde olmaz, olamaz da. Tek yol kutsal kitaptır. Tek örnek, peygamberdir. Mutlak kuran vicdana, fikre, gönül e, sevgiye yön verir. Bu işlemler içinde aracı kullanmaz. Yeter ki Kuran ı anlayalım. Ama sen kalk, sadece kişisel çıkarların için dini yönetimde olmanın da avantajı ile, insan inançlarını yanıltıcı, yanlış yönlerde kullan…Sonrada geri dön, ben Müslümanım de. Yürü oradan be.. Oysa Kuran kişiye der ki, en yakın insandan sen insan olmaları için onları uyar der….Yoksa git kürsüden, tv. dan Afrika da ki din kardeşlerim diye göstermelik liderlik ,göstermelik din önderliği yapma.. Ne oldu Afrika, gittin Show unu yaptın, sonra hiç onları arayıp sordun mu ?Sen en yakınını uyar ve doğru yola sevk et der. Sen siyasetteki en yakınlarını, oğlunu, kızını, damadını uyarsana. Sonra kalkıp da kuran üzerinden kendine makam icat etme. Buna da döl süz lük-densizlik-ahlaksızlık sendromu denir. Ona bakın ki, bu kadar çok konuşup da hiç bir şeyi anlatamaması nasıl açıklanabilir..?…O her gün nerede ise tüm tv. kanallarında gözler önünde…Ne konuşuyor öyle her gün ?…Paçası sıkışınca da yönettiği halka her şeyi yasak eden tavrı da anında alıyor. Zülüm ile herkesin acını yakmayı adeta kendisine meslek edinmiş gibi…O yasak , bu yasak…Oysa din ve Kuran der ki….Uyar…Uyar ve önce Uyar..
Adam ne der, arkadaşlar ben ahlak derneği çalıştırmıyorum…eeee, ne çalıştırıyorsun ? Devam eder, ben siyasi parti başkanlığı yapıyorum. Tam onun üstüne tüy dikmek denir böylesine. Nerede kaldı Müslümanlık, nerede kaldı onca yapılan din eğitimi ? Azmışlık karşısında haklı konuşan olmak lazımdır. Bu gibilerin girdiği camiye bile girmemek lazımdır aslında.
Zira girmemek bu azmışların girdiği duruma da karşı çıkmak yani zulüme karşı çıkmak anlamına gelir ki, bu da yüce Allahın sevabına layık olmak anlamına gelir. Artık kimse de bu din tüccarlığı Show. larını yutmuyor- koyun olanlar hariç. Yönetici ahlaklı olmak zorundadır. Ama Emeviler den bu yana Kuran da el altından değiştirilmeye ,saptırılmaya çalışılarak, iman edenler yanlışlıklar içine sokulmak istenilmiştir. Zalim , asla korunmamalıdır. Kuranda bu çok net ve açıktır. Düşünün ki Afganistan da, Pakistan da, Suriye de cihat masalı ile zulüm en önde götürülmek istenmektedir.. Sonra cennetin yolu cihattan geçer de. Ulan siz adam mı kandırıyorsunuz , ha densizler..? Ahlaksızlıktır., bu ne a densizliktir böyle. Sen kızını ,oğlunu madem her yerde kutsal topraklarda olmak var dersin, neden çocuklarını Arabistan da tahsile yollamadın…Madem kutsal toprak, gidip tatilini oralarda yapsana. Sonra kalk yönettiklerine oy için kömür dağıt, makarna dağıt.. İşte sonra tedbirsizlikten sana kömür yetiştirmeye kalkan ocaklarda 3000 aşkın insan ölünce, gir kabahati vatandaş a at. Kömür ocağında ki işçiyi yerlerde tekmelet, yardıma gelenleri de- ben dahil- polis sorguna çektir.. Sonra da ilahi adalet, inanç birliği masalını koy teybe dinlet herkes e.. en vatandaşına küfür edip , yumruk atıp, tokatlayacaksın…eeee, vatandaş susacak haaa. öyle mi ? Ben kendimden sorumluyum, başkaları da beni bağlamaz…Ben bildiğim doğruları yazarım ve de burada da paylaşırım. Ne de olsa kimse ile siyasi göbek bağımda yok, çiğ de yemedim ki, sıkıntım olsun. Giysilerin temiz olması değil, ruhun ve vicdanın temiz olması gerektir. Rotuş yapılması gereken o kadar yazılacaklar var ki…Kısaca şu güzel ülkeyi ve halkı miskinler tekkesine benzetmek istiyorlar….Düşünün tam bir emevi düzeni istiyorlar…Oysa hassas hesaplar din üzerinden yapılırsa, gün gelir bir diğer imanı çürük o hesapları bozar…Tarih bu konuda binlerce örnek ile doludur. Bu nedenle tüm din savunucuları, sosyal devlet düşmanıdırlar. Yani kimsenin aşını onuru ile kazanmasını istemezler . Dinciler sürü halkı istemeleri budur.. Yine bundan dolayı özgür ülke kurduğu için ATATÜRK ü de istemezler, sevmezler…İnsanların karşı fikrine de, düşüncesine de ne saygısı, ne tahammülü var…Hiç biri onun o beyin denilen organı da yerini bulamamış ise, o her türlü söylemede, düşünceye de karşı gayrı ihtiyari…Elinde hangi kaba güç, hangi kuvvet varsa yolla insanların üzerine. İnsanları öldürt, yaralat, işkence edilmesine rıza göster…Sonra da islam dan söz et…Oysa islam da allah a inanç ve kuran a inaç söz konusudur. Başka sözde , sadece kuru gürültüye girer.. Hakikat ı öğrenerek yaşanılacak din bizlerin olmalıdır. Yani onların üzerinde açık pazarlık yaptıkları ,kendi emevi çevirisi dindir.. Anlaşıldığı gibi ,, bizler din zebanilerinin yolunda olmayacağız.. Ortaçağ da engizisyon papazlarının bir kaç asır süren eziyetlerini tarih unutmadı, kayıtlarında var…….Günün özetini yaparsam, Ağustos ayındaki Çankaya seçimi için kime ne oy vereceğini hepimiz iyi bilmek zorundayız…Birileri yazmalı rotası ile yine Ağustos için yazmam gerekenleri yazdım…Okumak ve de üzerinde düşünmek de sizlere kalmış. Bilgi sendromu hep üzerimiz de olsun. Urla bu yeni yönetiminde ne yapar, insana ne verir, yada yapmalı-vermeli……..Madem sendrom dedim…Öyle yazmaya devam edeyim. Urla bünyesindeki engelli -down sendromlu kitle sine MÜZİK ile yaşama desteği vermeli mesela.Bu hiç de zor değil, tersine çok kolay bir insani yaptırımdır. Urla kamu yönetimi ya da Urlalılar, bir şekilde bu hayata hastalıklarına rağmen hep gülerek akan kitleye , MÜZİK EĞİTİMİ ile hayatlarında yeni bir yön verebilmeliler.. Piyano çalsın, keman çalsın değil, ama ritm estürman lar ile hem kendilerine hem de diğer, insanlara örnek olsunlar. Davullar, ziller, perkinson aletleri, darbukalar ile pek ala müzik üretilip, artı yaşam yönünde adımlar atılabilinir. Yeter ki istenilsin, yeter ki destek olunsun, yeter ki teşvik edilsin.. Ressama, seramikçiye ,müzisyene, tiyatrocuya ,kısaca sanatçıya verilen desteğin, katkının çok az bir kısmının down sendromlu kitleye verilmesini diliyorum Urla yönetiminden…Kaymakamından, Belediye Başkanından, Sivil Toplum örgütlerinden, Siyasetçilerinden, Yatırımcı ve iş adamları dünyasından, Eğitimcilerinden onlara EL VERİLMESİNİ ÜMİT EDİYORUM……….Unutmayalım , her birimizin ailesinden de gelecek de, bir kişi down sendromlu olabilir… Birlik olursak başarı bizimdir…Birlik olursak mutluluk ve huzuru da birlik de paylaşabiliriz. Birlik olursak, yarınlar da bizimdir…İç huzurun hepimizde canlık kalması dileklerimle………….Esen kalın ….Saygılarla… Orbay

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.