Yarimada.org Urla Ağasının Konağının yerini buldu
mt tarafından 25 Oca 2012 tarihinde gönderildi. | Kategori: Genel, Yerel Haber | 0 Yorum

Yarımada.org geçen ay (yani 2011 son ayı)  çöktü ve elde kalan orijinal haberlerden birini tekrar yayınlıyoruz.

Konak Deli Sabri’nin sülalesinin Çiftlik evi. Urla’nın öndegelenlerinden Sabri Bey  gözüpekliği nedeniyle “deli Sabri” diye de anılıyor.  Cumhuriyette dört kazanın (Urla Çeşme Karaburun ve Seferihisar)

Savcı (Müddeumumi) Sabri Yılmaz. Oğlu Nihat Yılmaz ve ablası Nuriye Hanımın kızı Sabri Yılmaz’ın torunu Dr Sündüz Tanergeç

İyte de hocalık yapan Mimar Erbil Coşkuner  ve Urla’nın Emlak danışmanı eskiden Berber Kemal lakabıyla anılan şimdi Lord Kemal diye bilinen  Kemal Dabak ile  19 yy başında 1849-66 yıllarında Müşavir Paşa ünvanı ile Osmanlı donanmasında Amiral rütbesiyle çalışan seyyah Adolphus Slade in bir gravüründe resmedilen Urla Ağasının Konağının yerinin peşine düştük. Bu gravürler genelde resmi yapanın hafızasında kaldığı gibi yapıldıklarından, bir fotoğraf ile ilgileri yoktur. Konağın yerini  Sıra Mahallesinde tesbit ettik.

Sonra Emlak Danışmanı Hayrettin Kapkın’ın da teyid ettiği gibi Deli Sabri ismiyle ünlü Kurtuluş savaşı kahramanı Sabri Yılmaz’ın ecdadı tarafından yapılan konak gerçekten de Sıra mahallesinde ve doğudan batıya doğru bakılarak resmedilmiş. Şu an sadece taşları ve duvarın bir kısmı  mevcut.

 

Eskiden üstünde dericiler olduğu için Tabakhane deresi olarak bilinen ve Erdoğan Ker zamanında suyu daha bol aksın diye kaynağında dinamit patlatılıp, bu patlamadan sonra  su hacmi % 70 düşen Tabaklar deresinin kenarına kadar uzanan bir mülkün kalıntıları.

 

Bilhassa Lord Kemal’in dedesinin anlattıklarından anımsadıkları Urlalıları çok ilgilendirecek bir sürü detay var. İstiklal savaşı Kahramanı Deli Sabri Cumhuriyet döneminde savcılık yapmış ve çok güçlü bir adammış. Adolphus Slate ise herhalde babasını veya dedesini Urla Ağası olarak tanımlamış ve yukardaki resmi yaptırmış.

 

 

Urla tarihine ışık tutacak bu anlatıları burada paylaşmakla yetinelim ve gerisini tarihçilere bırakalım. Kurtuluş savaşı öncesinde öküz arabaları ile üzüm ve zeytin nakliyesi yapan Sabri Yılmaz Bey  Yunanlılarla Osmanlı zamanında iyi geçinen saygın bir insan iken Yunanlıların baskısına ve Zito Venuzelos (Yaşasın Venüzelos) diye  bağırma isteğine direnince  Kemal Dabak’ın anlatısına göre (“Çok saçını sakalını kestim- cildi parşömen gibi idi” “cildini keseceğim canı yanacak diye korkardım” diye “korkma yavrum kesikten canım acımaz” derdi traş olurken” diyor Kemal Dabak ve anlatmaya devam ediyor:

 

“Sabriyi  Yunanlar  bir atın arkasına bağlayıp  Sığacık’taki Yunanların esir kampına kadar sürüklemişler. “Sabriyi  Yunanlar  bir atın arkasına bağlayıp  Sığacık’taki Yunanların esir kampına kadar sürüklemişler. Oradan tel örgünün altını elleri ile kazarak kurtulmuş ve yürüyerek ve kısmen sürünerek Urla’ya dönmüş.  Ayaklarında ve ellerinde dayaktan et kalmamıştı” diye anlatıyor genç yaşında Sabri beyi çok traş etmiş olduğunu söyleyen Kemal Dabak. Atatürk Urla’ya gelince  Kocadağda arazi bağışlamış Sabri Bey’e.  Ve savcı olarak çalışmış Sabri Yılmaz.  “Deli” lakabı da  sözünü sakınmaması ve doğru bildiğini menfaat gözetmemesi nedeni ile halkın bir sevgisinin ve takdirinin bir  işareti olarak verilmiş. Malum Ahmet İnam’ın yazılarından “Deli Gönül” ün anlamını biliyoruz. Bir kızdığında Urla Hükümet konağında üç hakime “Ulan Donguzlar!” diye bağırdığını hatırlıyorum” diyor Kemal Dabak.

 

Sabri Yılmaz’ın Ankara’da olan oğlu  Nihat Yılmaz ile telefonla görüştük.

Seksenini aşmış Nihat Bey Babasının 1968 veya 1970 yılında  öldüğünü anımsıyor. Muhtemelen Urla Ağasının konağının 1950 lerde yandığını da. Sabri beyin babasına Hacı Şenalardan Hasan Bey veya Hasan Efendi dendiğini anımsıyor, onun babası da muhtemelen bir Mehmet Bey.  Urla’ya ilk gelen üç Türk boylarından imişler.  Sıra mahalleri onların sülalesinin oturduğu mahalle ve sülale ismi imiş, babasından duyduklarından anımsadığı kadar. Bir de Yenice boyu sülalesi ve Yaka sülalesi mahallalerine isimlerini vermişler.

Artık Ağa falan kalmadı ama Nihat Bey’in ablasının kızı, Deli Sabri’nin torunu  Sündüz Tanergeç hanım geçen sene vefat eden annesi Nuriye hanımın atla bağları gezdiğini söyledi. Dr Sündüz Hanım uzman bir hekim ve başarılı bir yönetici İzmir Belediyesinde Sağlık Daire Başkanlığı yapmış. İş kadınları derneğinde ve çeşitli organizasyonlarda öncülük yapmış. Şimdi Bir Yudum Şarap Derneği Başkanı.

 

Resim Urlaağası konağı : Araştırmacı İlhan Pınar konferansından  Resim Konak önü Müddeumumi Sabri Beyin torunu Dr Sündüz Hanım Konağın Yıkıntısının önünde

 

avatar

Yazar: -

Yorum Yap

XHTML: Şu birimleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Powered by Wordpress. Copyright © 2012 - yarimada.org | CP