yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
24 Ocak 2020 Cuma
SON HABERLER
h
VUSLAT( DÜĞÜN) GÜNÜNDE MEVLÂNA’YI ANLAMAK

VUSLAT( DÜĞÜN) GÜNÜNDE MEVLÂNA’YI ANLAMAK

Sevgili ATATÜRK’ümüz Nutuk’ta ” Ey Türk istikbalinin evlâdı!, Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!, diye gençliğe seslenirken hitabının anlaşılmasını istemiştir elbette.
“Kudretin asil kanda olduğunu anlayabilmek, asil kanın nereden geldiğini bilebilmekte olabilir ancak”.
Ancak “anlayan” insan hayata geçirebilir. Ama görülen şudurki bugün Atatürk’ümüzün söyledikleri tam olarak anlaşılmamıştır. Maalesef bu önemli sorunlarımızdan biridir “Anlaşılamamak”..
Mevlana Celalettin Rumi içinde aynı şey söz konusudur.

MEVLANAYI ANLAMAK
Değişimi merkezine alan esnek beyin Mevlana’nın en önemli özelliklerinden biri..
Pekiştirilmeyen bilgi akıl karıştırır.. Bilgilerimizi pekiştirmek onları kullanılır hale getirmektir.. Yaşama bakış açımızda pekiştirmemiz lazımdır..

Bu şeb-i aruz, yani, Mevlana’ mızın hakka yürüdüğü, ölümünü düğünü olarak kabul ettiği günde ve anma haftalarında yapabileceğimiz onun ruhunu rahatlatacak önemli vurgu, onu “anlamaya” çalışmaktır.

Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım” sözleri ile özetleyen Hz. Mevlâna, 30 Eylül 1207 yılında, Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuş, 17 Aralık 1273 günü Hakk’a kavuşmuştur.

Vuslat( ölüm-düğün) gecesinde Sema etmek onu sembolize etmenin yaygın yollarından biridir.
Sema etmek her an dönmenin, yani devinimin, dönüşmenin, aynı kalmamanın fakat dönüşürken bir ayağı ile köküne bağlı kalıp diğer ayağın sürekli yer değiştirmesidir. Bir elin sonsuzluğa açılırken diğer elin alınanları toprağa aşağılara sunmasıdır.Semada yapılan ritmik hareketler çok derin anlamlar, geniş kapsamlı bir öğretiyi kapsar.
Sema şölenlerindeki kıyafet, başlık, şal, post, mes ve tüm hareketler, seda, müsiki ve ilahiler son derece kapsamlı ama hiçde zor olmayan, yaşamın bir parçası olan bir öğretinin simgelerdir.

"SEMÂ SAFA, CANA ŞİFA, RUHA GIDADIR"...

 YENİ ŞEYLER

Her gün bir yerden göçmek ne iyi

Her gün bir yere konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!

Dünle beraber gitti cancağzım,

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…

Mevlana Celaleddin Rumi

Üzülme” der Hz. Mevlana ve devam eder;
“Bir yandan tedbir, bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun, Tek kanatla uçulmaz zaten.
Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, Kilimin tozunu almaktır.
Tanrı sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin?
Taş taşlıktan geçmedikçe mücevher olamaz. Mücevher olmayı dileyen taş ,ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır.”
İnsanda güzel olan yüzdür, yüzde güzel olan gözdür ama insanı insan yapan ağızdan çıkan sözdür…

“GERÇEĞİNE ASLINA DÖNÜŞ GÜNÜ”..

“Onun düşüncesinde ve fikirlerinde ölüm hiçbir zaman yokluk olarak kabul edilmemektedir. “Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir” diyerek gönüllerdeki ölümsüzlüğe ve kalbe dikkat çekmiştir. Anaksagoras bu devimi, önce kendi çevresinde dönen bir daire ve sonra uzayın sonsuzluğuna yayılan bir kasırga olarak tasarımlamaktadır”

O, ölümü ile sonsuzluğa doğacağını biliyordu. Onu bu sonsuzluğa aşk götürüyordu…

MEVLANA’DA AŞK

Allah’a duyduğu coşkuyla Hizmet Aşkı, Allah aşkının sonucudur. Gerçek aşk, herkesi, yerli yerine koyarak, kendi konumu kendi varlığı içinde sevmektir.

Herşeyi, kendi özellikleriyle içinde bulunduğu durum ve şartlarla sevmek… Allah’ı sevmek, Allah aşkı budur.

Hizmeti bu aşkla birleştirmek ise, sevdiğiniz ve özelliklerini kabul ettiğiniz yaratılmışlara, her sevenin yaptığı gibi sevgiyle hizmet etmektir.

      Aşk böyledir. Aşk söyletir. Aşk doğru hizmete yöneltir. Mevlanamı doğum yıldönümünde hoşgörü ve huzur adına bizlere şöyle sesleniyor. Ulu ruhunu bizlerle beraber, rehber olması dileğiyle anıyoruz onu..

Ulu Mevlanamızın oğluna vasiyetidir:

      “Ey oğul!

Eğer daima cennette olmak istersen,

     Herkesle dost ol,

      Hiçkimsenin kinini yüreğinde tutma!

      Fazla bir şey isteme ve

      Hiçkimseden de fazla olma!

      Merhem ve mum gibi ol!

      İğne gibi olma!

      Eğer hiçkimseden sana

      Kötülük gelmesini istemiyorsan,

      Kötü söyleyici, kötü öğretici

      Kötü düşünceli olma!

      Çünkü bir adamı dostlukla anarsan

      Daima sevinç içinde olursun

      İşte o sevinç cennetin ta kendisidir.

      Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan,

      Daima üzüntü içinde olursun.

      İşte bu dertte cehemnemin ta kendisidir.

      Dostlarını andığın vakit

      Gönül ahçen çiçek açar,

Gül ve fesleğenlerle dolar

Düşmanları andığın vakit,

Gönül bahçen dikenler ve yılanlarla dolar

Canın sıkılır, içine pejmurdelik gelir

Hakkında Deniz Şarman

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Wordpress Tema

Escort Eskişehir

Adana Escort

Adana Eskort

Escort Ankara

Escort

Kayseri escort

Mersin escort

escort Adana

Bodrum escort

Online çalar saat