yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
16 Temmuz 2019 Salı
SON HABERLER
URLA’DA “MÜBADELE”NİN YARATTIĞI KÜLTÜREL ZENGİNLİK – Yrd. Doç. Dr. Aydın Yaka

URLA’DA “MÜBADELE”NİN YARATTIĞI KÜLTÜREL ZENGİNLİK – Yrd. Doç. Dr. Aydın Yaka

            Zaman içinde değişik nedenlerle ülkelerde yaşanan zorunlu göç olayları bir boyutuyla karşılıklı acılara, dramlara yol açar. Olayın bu boyutu hem bireysel hem de toplumsal düzeyde birçok üzüntüyü, sıkıntıyı ve uyum sorunlarını içerir. Fakat demografik açıdan toplumsal ve kültürel bir zenginlik, çeşitlilik de yaratır. Kültürler harmanlanır, yoğun bir kültürleşme yaşanır. Bilindiği gibi Urla da Kurtuluş Savaşı’ndan sonra belli bir zaman aralığında bu “mübadele” olgusunu yaşamış, buraya birçok komşu coğrafyalardan göçler olmuştur. Zaten tarih boyunca Anadolu hep göç alan, dışarıdan gelenleri bağrına basan, kucaklayıcı kurtarıcı bir “anavatan” işlevi görmüştür. Yani buradaki beşeri kaynak zenginliğinin tarihi oldukça eskidir. Bu toprağın insanları dışarıdan gelenlerle bir arada yaşamayı öğrenmişlerdir. Örneğin Avrupa’nın ırkçılığın ve faşizmin vatanı olması tarih içinde böylesine bir ırk karışımını ve göç olayını yaşamamış olmasından kaynaklanır. Onlarda böyle bir demografik oluşumun, etnik ve dinsel bir kültürleşmenin yarattığı hoşgörüyü içeren bir kültür yoktur.

            Göçler, ister istemez bir nüfus harmanlanmasına yo açmaktadır. Zaman içinde yapılan evlenmeler, ticari faaliyetler bir sosyal etkileşim yaratarak toplumda yeni bir sosyal bütünleşme biçimi doğmuş olur. Bu süreç aynı zamanda bir kan karışımına, etkileşimine de yol açarak oldukça olumlu sonuçlar yaratır. Göç olgularını sosyal antropoloji ve sosyolojik açıdan değerlendirirsek yoğun bir kültürleşmeyle birlikte ekonomik açıdan da bir hareketliliğin bilgi ve beceri alışverişinin meydana gelebileceğini söyeleyebiliriz. Sonuçta, gerek fiziksel-biyolojik karışımlar, birliktelikler gerekse sosyal ve kültürel etkileşimler zamanla yeni bir sosyal sentezi meydana getirir. Bu süreçlerle belirli ölçüde uyum sorunları yaratılsa da sosyolojik bakımdan sosyal yaşam ve kültürde yeni davranış ve düşünce biçimlerinin, sentezlerin oluşması kaçınılmazdır. Yani sonuç olarak göç olayları hem sosyal hem de kültür açısından olumlu değerlendirilir ve uzun dönemde toplumun hayrına sonuçlar yaratır.

            Urla’da bu olgular ve süreçler yoğun olarak yaşanmıştır. Fakat oluşan kültürel çeşitlilik, zenginlik değişik yerel ve genel nedenlerden dolayı bölük pörçük kalmış bir türlü kapsamlı ve dikkat çeken kültürel yani düşünsel-sanatsal ürünlere, örgütlenmelere dönüşememiştir. Bunlar bireysel düzeyde cılız çalışmalar olarak kalmışlardır. Fakat son dönemde bazı yeni hareketlenmelerin başladığı da gözlenmektedir. Burada belki de Kaymakamlık ve Belediye gibi kamu kurumlarının destekleri önemli olmaktadır. Bu tür etkinlikler hem sivil, gönüllü girişimlerle hem de kamu kurumlarının bilinçli yardım ve organizasyonları ile gelişir.

            Şimdi dileğimiz yapılan yerel seçimlerden sonra yeni Başkan ve ekibinin bahsettiğimiz kültürel ve sanatsal konularda verimli ve etkin bir örgütlenmeye, çalışmaya yönelmesidir. Kendilerine bu konuda da başarılar diliyoruz.

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*