Urla ve Uzun yaşam-Mahmut Tolon
admin tarafından 25 Oca 2012 tarihinde gönderildi. | Kategori: Yazarlar | 0 Yorum

Yarimada.org tekrar çöktü ve tekrar ayaklandı yeni bir editör ile.  Birçok özgün haber ve yazı maalesef kayboldu. Behice Boran’ın bilinmeyen ingilizce şiirleri örneğin dünyada ilk kez yarimada.org da yayınlanmıştı – onları toplayıp www.tolons.com/tolon da  tekrar yayınlayacağım. Boran’ın yayınlanan ve daha yayınlamadığım şiirlerini de bir kitap halinde toplayacağım. Ben  bu arada Sabah gazetesi Ege ekinde yazmaya başladım. Oradaki ilk yazımdan bir alıntıyı yarımada.org a Urla’nın demografisi ile de ilgili olduğundan alıyorum:

 

Genelde ülkemiz gazetelerinde yazanlar sosyal bilimciler.  Vesikalı bir çiftçi ve hekim olarak belki  biraz farklı bir bakış açım olabilir.  Küçük çocukluğumda yazları Çeşme Ilıca’ya gelir ve büyük teyzelerimin evlerinde aylarca kalırdık. O zaman Yıldızburnu’nda ne yat limanı vardı, ne de denizin kenarında asfalt. Ilıca plajında olduğu gibi kumdu. Şantiye evlerinin inşaatına yeni başlanmıştı. Karabina oteli vardı. Alaçatı ise sakin bir kasaba idi.

Benim ilgi alanım artık çiftçiliğin yanısıra  daha ziyade evrim ve nüfus. Ege’de şu günlerde doğan her iki  çocuktan birinin 100 yaşına kadar yaşayacağını biliyor muydunuz? Bu epeyce çarpıcı bir gerçek.  Yaşamımızı yavaşça önümüzdeki onyıllarda kökten değiştirecek bir gerçek. Yaşamda tek değişmeyen şey değişimdir derler.

Nüfus kaderdir. Nüfus hakkında bilgi sahibi olmak geleceği görmeye çalışmaktır. Nüfus ayni zamanda doğa ile denge için inanılmaz önemli bir ögedir. Eğitim ve nüfus geleceğimizin nasıl olacağını ekonomiden falan daha ziyade belirler. Dünyanın şu an yaşadığı ekonomik kriz zaten doğa’da  dengenin bozulmasının şimdilik sadece küçük bir işareti değil mi?

İnsan ömrü son 30 yılda her yıl ortalama 2 ay arttı. Daha çarpıcı söylenecek olursa:  Bugün doğan çocuk, geçen ay doğana göre, daha uzun yaşama şansına sahip. Yaşlanan nüfustan kaçamayız. Gerçek ile uzlaşmak ve ona göre plan yapmak gerek.

Tevratta örneğin 500 yıl, 800 yıl yaşayan insanlardan bahsedilir.  Abartma zaten türümüze has bir davranış biçimi değil mi?

Erken Osmanlı  zamanında Urla Pazar yeri olarak yerleşime açıkmış. Urla İskele bölgesi bundan bir 8-9 bin yıl daha eski bir yerleşim bölgesi.

Limantepe kazıları çerçevesinde yapılan jeolojik etüdlerden sahilin yaklaşık, bir buçuk km daha ilerde olduğunu biliyoruz. Tam ne zaman İskele Urla’nın bir parçası olarak görülmeye başlandı kestirmek zor. Önce bugünkü Urla Merkez herhalde Klozemenai veya daha önce preionik dönemde  ismi her ne ise, İskele’nin bir parçası idi.

Osmanlı Arşivlerine göre:

1467 de  Urla nüfusu 1000 civarında  sadece hane sayılıyor hane başına 5 veya 6 nüfus hesaplamak doğru olabilir.  Urla 191 hane iken Çeşme 92 hane, yani yaklaşık yarısı.  % 75 Rum. % 25 Türk. Bugün de Çeşme’deki nüfus Urla’nın yaklaşık yarısı. Ama İzmir farklı:

1478 deki Osmanlı kayıtlarında Urla’da yaklaşık 800 hane var: 642 Rum 149 Türk. İlginç olan o zamanlar İzmir de 600 hane olması.  Urla nüfusu  5000 civarındayken İzmir’de  3500 kişi yaşıyor.

Mukayese için yazıyorum: Dünya nüfusu yaklaşık 500 milyon o zaman – şimdi 7 Milyar. Bir an bu satırları okuduğunuz mekanda 14 misli fazla insan olduğunu düşünün. Su, gıda  yetecek mi? Kavgalar başlayacak mı?   Demografi denilen nüfusbilimin heyecanlı dünyasına hoşgeldiniz.

avatar

Yazar: - Yarımada.org Dünyanın En İyi Kalpli İnternet Haber Gazetesi Olarak Sizlere En Güncel Haberleri En Hızlı Şekilde Sunar.

Yorum Yap

XHTML: Şu birimleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Powered by Wordpress. Copyright © 2012 - yarimada.org | CP