yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
4 Ağustos 2020 Salı
SON HABERLER
Umarım bu defa.. İskender Orbay

Umarım bu defa.. İskender Orbay

Umarım bu defa..

20 ci yüzyıl dahil, içinde bulunduğumuz 21 yüzyılda da tüm işlemlerde ve de konumlardaki muaffakiyet sadece KİŞİ ve de kişinin mensup olduğu alan EKİBİNE bağlı.
Ben yatırımcıyım…Eeee, para benden iş sizden…Hadi , yürü git yok öyle bir şey. O bir zamanlar var idi. O zaman da Osmanlının son dönemi idi. Ya da ben yatırımcıyım ama yöneticiye rağmen işin rotasına her zaman karışırım. Yapma, sahi mi? O zaman da bil ki, senin bağırsağın karışır, süre gelir bir miktarını keserler dahi.
Burada vurgu şu, ister yatırımcı olsun, ister sahip olsun, bir hizmet konusunda ,bu sıfattaki şahıs sadece izler, perde ardından ekonomik değerlerinin hesabını yapar, değişime inanıyorsa da onu gerçekleştir. Yoksa, genel esnaf mantığı gibi, seni yetkili yaptım ama tüm iplerin hep elimde. Yapma yahu.. Uçurtma bayramımı bu. ?.Ne ipi, ne de ipçi…
Veya hizmet yapacaksın, ekipman , malzeme kısıtlamasına gidersin. Aman ha, ne oldu ? Fazla para harcamayalım ama işi yapalım Olur ,balıklara söylerim, onlarda oltaya gelmezler…
Dikkat ettim de bu tarihsel döneme rağmen çoğunluk yatırımcı hala ortaçağ üslubu ile ahkam kesmek da. Kaybedip bitince de, keşkeler den ağlamalara dek, sızlanma durumlarına girmekte. Kimseye de sormazlar bu beyinler, eh nede olsa her şeyi biliyorlar yaa. Şükür yaşamımda hiç böyle yerini, yatırım yönünü bilmeyenlerle pek birlikte ortak yaptığımda olmadı. Dostlarımın bu durumdaki zorluklarına şahit oldukça da, mutlak onlar adına üzülüyorum.Neye benziyor durumları, yatırımcı ya da işin sahibi, yönetici durumundaki arkadaşa kolaylık diye bir araba veriyor, kullanıp da rahat servis yapılsın amaçlı. Ancak bu araç kulllanımın da da tüm insiyatif direksiyondaki elde değil, yan koltuktaki yatırımcı elinde. Yatırmış yaa muhterem, vites büyütmekten, yol sürüşüne dek her şeye el koyma durumunda. Kaza olunca da, suç sürücüde…O melek gibi maşallah. Bir de derler ki, bizler işletme sahibiyiz, biliriz.
Hadi, geç oradan , git …Bu muzdarip rahatsızlık ülkede önce Turizm iş branşında , sonra da medya denilen iş konumunda oldukça yaygın. Bu 2 iş branşında da yatırımcıyı kimse eleştirmesin, yanlışlarını ortaya koymasın. Neden mi? Basit ondan daha kötüsü yoktur da iş kapitali koyan nezdinde. Düşünün yatırımcı ya, bakanlıktan işletme belgesi yok, resmen yıllardır belediye belgesi ile çalışır, kalkar der ki, biz 4 yıldızlı kaplıca tesisiyiz. Bu ekmek içi döner satmaya benzemez. Bu sunuma yasal olarak sahtekarlık denir. Ama adam yatırımcıya, adam mardinli ya.
Demek her şeyi iyi biliyor ki, sahtekarlığın ne denli polüler olduğunu dayata dayata gözlere sokmakta. Bir diğeri sözde yıllarını batı ülkelerinde geçirip, bir medya kurumunu yapılandırıyor. Ama çalışma planlaması yok, hedef kitlesi yok, yetki ve sorumluluk verilmemekte, ekonomik destek ve de ekipman yenilenmesi yok. Ne var peki ? Benden bu kadar, hadi siz yapın devamını söyle mi var. Çalışanlar yürekleri ile olanakları ile bu medya unsurunu ayakta tutmak isterlerken de sık sık, yollarına dikenli tel koymakta nesi oluyor. Sorduğunda da çalışan da suçlu, eleştiren de suçlu..
Galiba asırlık tedavisi zor hastalığımız şu…. Eleştirileri dikkate almamak, değer vermemek. Siyasette de ülkemiz için aynı şeyler söz konusu değil mi? Vay , beni mi eleştirdin, hain seni, hadsiz seni…Hemen vur beline kazmayı misali…Yani eleştirmeyeceksin. Çalacak, vakfına pompalayacak, yalan konuşacak, seni anında satacak, sözünde durmayacak ama sen susacaksın, eleştirmeyeceksin. Hakkını da aramayacaksın. Yasaya müracaat etsen hangi yasa ? Hani hak hukuk, gag guguk misali.
Aklınızı yorun bakalım, hangi ülkede halka hizmet için var olan kamu kurumu belediyelerde parti bahis konusudur. Biz hariç hiç birinde yok. Nedir bu particilik böyle. Başkan oluyor diyor ki, ben park yaptım, yol yaptım, trafo kurdum, park yeri yaptım,yaaa..A be akıl fukarası seni, tabii yapacaksın. Sen asli görevini yaptın. İşin halka hizmet etmek.
Cebinden mi para harcadın, hayır, hatta tersine vatandaşın vergilerini de bir puntunu buldun mu cep yaptın, indra gandi eyledin. Bakın ki, seçim sonu hala öyle bir sonunçlara itiraz trafiği var ki , anlayın o ne bereketli cep imiş yani…Ya da bu parti beni aday mı yapmadı, tamam bende diğerine koşarım. Yuh artık demek hafif bunlara.. Neyse aslında ağustos Çankaya tercihi öncesi çok şey var yazılacak ama bu dönem onların karşısında olmak gerek ve de birbirimize de zarar vermemek gerek. Onların boş-ban lık hayallerini karartmak için keskinlik dışı, bizler daha da bir bütün olmak durumundayız. Bu bakımdan kendimizi yenilik içinde, daha kuvvvetli bağlarla birbirimize ciddi olarak bağlamalıyız. En büyük rehberimiz GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve de onun yazdığı yüzyılın en değerli halk eseri olan NUTUK dur. Umarım bu defa…..BAŞARIRIZ…
Saygılarla…O R B A Y..

Hakkında Yasemin Tutal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*