yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
19 Ağustos 2019 Pazartesi
SON HABERLER
Torino’dan… Zeki KIVRAK

Torino’dan… Zeki KIVRAK

 

Türkiye ile İtalya arasında o kadar çok benzerlik var ki…

Örneğin her iki ülkenin dersaadetleri yedi tepe üzerine kurulu. Roma da, İstanbul da, öylesine göz alıcı, öylesine çarpıcı.

Örneğin her iki ülkenin insanı da heyecanlı, keyfine düşkün, muhabbeti genelde belden aşağı.

Örneğin her iki ülkede de taksimetreler tarifelerin altında ücret hesaplıyor. Taksilerin tekerleri yere değmiyor ki taksimetre doğru yazabilsin. Mübarekler sanırsın hoverkraft, daracık yollarda bildiğin uçuyorlar.

Amma velakin, en dikkat çeken benzerlik; her iki ülkenin erkeği de ezik, kadın mağduru. İtalya’da Kleopatra, burada da Hürrem’in torunları zavallı erkekleri manyak etmiş. Boyunlarında birer görünmez yular, hanımların kulu kölesi.

Torino’nun ana caddesi boydan boya lüks marka mağazaları ile dolu. Dolce Gabana ‘sı, Prada’sı, Versace ‘si yan yana uzanıp gidiyorlar. Kadınlara zaten sorgu sual yok ta, onlarla aşık atmak isteyen erkekleri anlamak zor. Adam otelde resepsiyon görevlisi, ama takmış Cartieri saati, sürünmüş Gucci kokuyu, Armani’den gömlek vesaire vesaire. Kokunun 80, kıravatın 500, pantolonun 800 Avro ‘dan başladığını bilmeyenlere söyleyelim. Yeminler olsun yan gözle bile bakamadım vitrinlere. Neymiş efendim, İtalyan erkekleri dünya markasıymış. İtalyan olunmaz italyan doğulurmuş. Sen onu gel benim külahıma anlat.

Hayır hanımlar birazcık güzel olsalar anlayacağım. Esmer, tıknaz, iri gözlü, poposu yere yakın olduğu için apartman topuk giymiş, yamuk bacaklı bildiğin akdeniz hatunu. Üçüncü sınıf Sophia Loren serisi yani. Takmış yanına aslan gibi yakışıklıyı, bir hava bir hava. Ben o havaya konu mankeni olan italyan erkeğinin aklına yanayım.

Yanımdaki yakışıklı türk gençleri, hem de mühendis, “Abi Türkiye’dekiler faklı mı sanki” deyince bende jeton düştü. Her bir yanlarını açıp salına salına dolaşırken, ister istemez kayan gözlere “ne bakıyon salak” diyen hanımlardan az mı çektik? Gördünüz mü işte, biraz efkar bastı…

Torino İtalya’nın kuzeybatısında, Fransa ve İsviçre sınırına yakın, dağcıkların, tepelerin eteğinde kurulu güzel bir şehir. Dağcık anlamına gelen Taurin ‘den geliyormuş şehrin adı.. Bizdeki Taurus-Toroslar gibi.

Güzelliğinden dolayı tarihler boyu her türlü saldırının odağı olmuş, önüne gelen fethedip keyfini sürmek istemiş. Bu nedenle her tarafları kale, sur ve gözetleme kulesi dolu. Ama saldıranlar hep avrupanın açı, darda kalanı, zibidisi. Onun için neden başları sıkıştıkça “Mamma Mia Turchia” (anneciğim türkler) dediklerini pek anlayamadım doğrusu. Tarihte İtalya ‘ya türklerin yolu pek düşmemiş ki.

İtalya’nın üçüncü büyük şehri, endüstrinin ve Fiat otomobillerinin doğum yeri ve başşehri. Oldukça eski bir yerleşim merkezi. Binaları, sokakları düzenli, güzel ama bakımsız. Hem de çok bakımsız.

Parkları, bahçeleri, yol kenarı çiçek tarhları Türkiye’dekiler ile karşılaştırıldığında pek çelimsiz. Belki biraz da yaklaşan hazandan. Sonbahar habercisi yavaştan sararıp dökülmeye başlayan çınar yaprakları çiçekleri saklamış olabilir. Emin değilim. Çünkü İstanbul ‘da her taraf hala delicesine çiçekli.

Tramwayları, otobüsleri de öyle. Neresinden baksanız bakımsız, şekilsiz. İtalyan hanımları gibi. Ne kadar süslenseler kurtarmıyor. Küçük tur otobüsümüz bile dışarıdan görünümü havalı ama içeriden pat pat pancar motoru sesli bir garip araç.

Havaalanını gördüğümde şaşırmadım dersem yalan olur. İtalya’nın üçüncü büyük şehrinin havaalanının eskiliği bir yana, ıssızlığı inanılmaz. Körükler bomboş, indiğimizde bizden başka tek bir uçak vardı. O da körük yerine apronun kıyısına ilişivermiş, külüstür bir Romanya havayolları uçağıydı. Bomboş koridorlar, bomboş gümrüksüz alışveriş mağazaları, sadece iki polisin olduğu bir pasaport kontrolü. CIP si (özel yolcu dinlenme salonu) bile içler acısı.

Allahtan İzmir’in muhteşem havaalanını gören italyan sayısı az. Öyle tahmin ediyorum. Yoksa pizzacıların isyan edip Berluconi’den sonraki başbakanı da devirmeleri an meselesi olurdu. Adamlar İstanbulun iki havaalanını, Esenboğa’yı görseler eminim hasetten kızamık çıkarırlardı.

Biliyorum belki sıkıldınız ama ben tekrarlamaktan bıkmayacağım. Türkiye gelişmiş bir ülke. Neyi ile karşılaştırırsanız karşılaştırın. Türkiye pek çok Avrupa ülkesinden fersah fersah ileride. Bakmayın koparılan yaygaraya, özellikle Aylan’ın minicik cesedinin yol açtığı timsah gözyaşlarına. İnsan haklarında da Türkiye Avrupa ‘ya da ABD ‘ye de ders veriyor. Adamlar hala beş on bin göçmen kabul etmekten söz ediyorlar.

“Siz sadece savaşı durdurun yeter” çığlıkları atan gencecik göçmenin gözlerinin içine baka baka…

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*