yarimada.org yarimada.org yarimada.org
yarimada.org yarimada.org yarimada.org
18 Kasım 2019 Pazartesi
SON HABERLER
Tasa…    Zeki KIVRAK

Tasa… Zeki KIVRAK

Bazen boyumdan büyük şeyleri kendime dert ederim. Bu yüzden de geceler boyu uykusuz kaldığım çok olmuştur.
Bu bazen siyasi bir şey olur, ülkenin içine düştüğü belirsizliklerden ciddi şekilde endişelenirim.
Mesela Fethullah Hoca nın bir gece yarısı bomba gibi düşen ünlü bedduasını canlı yayında izlemiş ve gerçekten üzülmüştüm. Çünkü sonuçlarının çok ağır olacağını görebiliyordum, nitekim öyle de oldu. Olayın Türkiye’ye maliyeti, kaybettirdikleri halen de inanılmaz boyutlarda.
15 yıl önce, hem de taa Amerika’da yaşarken Kürt sorununun Türkiye için önemini görebiliyor ve bir an önce sorunun çözülmesini diliyordum, sorun henüz çözülemedi. Kürt sorunun kaybettirdiklerinin haddi hesabı yok.
Bu sefer tasalanacağım habere, 21 Mart günü rastladım ve o gece konu ciddi biçimde kafama takıldı. Olay sıradan bir habermiş gibi verilmişti ve iki gün boyunca da pek kimsenin dikkatini çekmedi. Ta ki, Japon mühendis Ryoichi Kishi harakiri yaparak intihar edinceye kadar.
İnşaatı devam eden İzmit Körfez köprüsündeki ana bağlantı halatı kopmuştu ve mühendislerimizin kılı kıpırdamazken, çatlakları farkederek olaydan kendisini sorumlu tutan zavallı Ryoichi, bu utancı kaldıramadı ve canına kıydı.
Olay, Türk mühendisliği ve endüstrisi için utanç verici. Hayır, olayın tüm sorumluluğunu hemen bir yerlere atmak gibi bir niyetim yok ama olaya ilk yaklaşımlar ve üstlenilen ahlaki sorumluluklar beni böyle düşünmeye itiyor.
Konu çok ciddi. Çok detaylı incelemelere ihtiyaç var. Çıkarılacak çok dersler var. Ama bunları hissedip sorumluluk üstlenecek merci veya kurum yok. Üniversitelerimiz ve mühendis odalarımız dahil, konuya uzak kaldılar.
En küçük bir siyasi olayda, mesela Gezi, mesela termik santrallar, aslan kesilen, kıyameti kopartan odalarımız ortada yoklar. Soma ‘da 300 canın kaybında da hiçbir şekilde teknik sorumluluk üstlenilmemiş, fatura siyasi iktidara kesilmişti.
Son olayda, malzeme, inşaat ve makina mühendisleri odalarımızın bölgede kamp kurup derhal konuyu incelemeye başlamalarını dilerdim, ruhları bile duymadı.
Sorun, kesin olmamakla birlikte Türkiye’de üretilen bağlantı parçalarından kaynaklanıyor. Büyük ihtimal ile tasarım Japonlar tarafından yapılmış, üretim fason olarak yerli yapılmış.
Konu bir kaç açıdan çok önemli.
İlk olarak, kendi mühendislik standartlarımızı henüz oluşturamadık. Dolayısı ile de tasarıma doğru dürüst giremedik. Başkaları ne derse onu yapmaya çalışıyorsuz, onu da yüzümüze gözümüze bulaştırarak yapıyoruz.
Kopya çekmeyi bile beceremiyoruz. Halbuki konuyla ilgilenenler çok iyi bilir. Japon Standartları Amerikan Standartlarının hayasız ve kötü kopyalarıdır. Biz bunu bile beceremedik.
Bunun sonucunda da mühendislik anlamında aktivitelerimiz hiçbir zaman tasarıma ulaşamadı, hep bilgi satınalmak zorunda kaldık.
İkinci olarak, endüstrimizde bir kişilik, özgüven ve kalite sorunu var. Kurumsallaşmayı, şirketleşmeyi, markalaşmayı bir türlü beceremiyoruz.
Bunun da temelinde ahlak sorunu var. Bu aktivitelerin en temel önkoşulu olan kalite yönetim sistemlerinde sahtecilik yapıyoruz. Sistem belgelendirmeleri genelde sahte, şirketler para ile satılan sahte sertifikalara yönelmekte beis görmüyorlar.
Halat kopma olayında besbelli ki ciddi bir sahtecilik var. Büyük ihtimalle yanlış veya hatalı malzeme kullanıldı.
İşleyen, yaşayan bir kalite yönetim sistemi olsaydı buna izin vermezdi. Sistemler doğru malzemeyi garanti ederler. Büyük ihtimalle, sahte sertifikalar ile işlemler yapıldı.
Bundan sonrası ise daha da vahim. Şu ana kadar yapılan tüm işlemlerin tek tek, ince ince gözden geçirilmesi gerekiyor. Odalarımızın, üniversitelerimizin, kullanılan tüm malzemeler ile ilgili işlemleri, kayıtları tek tek gözden geçirmesi gerekiyor. Bu aylar alabilecek bir işlem.
Hatalı malzeme ile aynı grupta üretilen diğer malzemelerin de tek tek elden geçirilmesi, gerekirse sökülmesi, teknolojide çok bilinen bir kavram olan “İzlenebilirlik, (traceability)” gereğidir, bu da tavizsiz biçimde yapılmalıdır.
Eğer, bu işlemler siyasi bir şova dönüştürülmeden eksiksizce yapılabilirse, en azından mühendislik tarihimiz açısından miladi bir adım atılmış olur. Ayrıca diğer önemli projelerimizin de siyasi kaygıdan uzak bu tür gözlüklerle değerlendirilmesi ve takibi, belki meslek kuruluşlarımızın artık ne tür roller takınması gerektiğini hatırlatır.

Hakkında Editör

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Wordpress Tema

Escort Eskişehir

Adana Escort

Adana Eskort

Escort Ankara

Escort

Kayseri escort

Mersin escort

escort Adana

Bodrum escort